Vay vay vaaay!… Pavey naapmış bak!….
Hani Kılıçdaroğlu, Başbakan’ın Dolmabahçe’de devlet işleriyle değil de “dikizcilikle” (Ne ayıp?...) meşgul olduğunu söylemişti ya; meğer o işi Başbakan değil, CHP milletvekili Şafak Pavey yapıyormuş...
Baksanıza, Perşembe günü mecliste yaptığı Çamlıca’lı konuşmasında neler söyledi neler!...
İktidarın baş örtülü milletvekili meselesini şakkadanak hallettiği oturumda, fena bir gol yiyen CHP ne yapacağını şaşırdı. Önce Muharrem İnce, yedikleri golün acısıyla (Acısı 30 Mart 2014’te çıkacak.) ne işe yaradığı belli olmayan bir konuşma yaptı. Benim mevzum o değil. Benim mevzum, Şafak Pavey’in konuşması.
Şafak Hanım, ne diyor konuşmasının bir yerinde: “Çiçekli baş örtüsü ve daracık pantolonuyla, Çamlıca parkının kuytularında sevgilisi ile öpüşen genç kıza, özgürlüğünü Mustafa Kemal’e borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.”
Bu cümle pek çok açıdan sakat.
İnsanın “Şafak Hanım, bütün işini gücünü bıraktı da, Çamlıca parkının kuytularında, Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan için dediği şeyi mi yapıyor?” diye sorası geliyor. Öyle ya, “çiçekli baş örtüsü” ile “daracık pantolon” ve üstüne bir de öpüşme ayrıntısına kadar, görmüş gibi anlattığı bir şeyler var demek ki... Biz Şafak Hanımı, millet vekilliği yapıyor zannederken, meğer o Çamlıca tepelerinde başka işlerle meşgulmüş gibi konuşuyor.
Bunu, “Ben görmedim; görenlerden duydum” da diyebilir Şafak hanım. Sizin mahalle, iktidara gelmekten ümidi kesince böyle şeylerle mi uğraşıyor?
İkinci husus...
Şafak Hanımın bu cümlesini okuyan Gezi zekâlı biri, “Atatürk’ten önce öpüşme yoktu. Öpüşmeyi o buldu.” derse hiç şaşmam. Türk tarihini 19 Mayıs 1919’dan başlatan bir sürü insanın olduğu bu ülkede, Sayın Pavey’in bu cümlesinden sonra, öpüşmeyi Atatürk’ün icat ettiğini zannedenler niye çıkmasın?
Bir diğer husus...
Şafak Pavey veya Çamlıca’da röntgen çekip bunu Pavey’e anlatan kişi, şimdi “Baş örtülüler de olur olmaz yerlerde öpüşüyor. Baş örtüsüzlere ahlaksız diyorsunuz ama bakın onlar da aynı ahlaksızlığı yapıyor” deyip bir de toplumsal jurnalciliğe mi soyunuyor?
Veya başları örtülü genç kızların ana-babalarına, “Kızlarınız baş örtülü diye güvenmeyin; onlar da Çamlıca tepelerinde haaa!...” falan deyip öğrenci velisine yazı gönderen ahlaklı ortaokul müdürlüğü mü yapıyor?
Veya doğrudan baş örtülü kızları hedef alıp “Biz sizlerin cemaziyelevvelinizi biliyoruz” mu demek istiyor Pavey?
Farkettiniz mi, Pavey’in konuşması, bizzat cinsiyetçi bir anlayışı da yansıtıyordu. Çamlıca’da niye erkek değil de kız mevzu ediliyor? Pavey’in dediği, “Oğlan yapıyorsa, bir şey yok, kız yapıyorsa kötü” zihniyetinin tahsil görmüş hâli olmuyor mu?
Haaa... Bir de bütün özgürlükler bitti de, meclis kürsüsünden dile getirilecek sadece öpüşme özgürlüğü mü kaldı?...
Olmadı sayın Pavey!...
O tatlı üslubunuzla gülümseyerek verdiğiniz mesajlar, içinde yüksek dozajlı jurnalcilik, ayrımcılık ve cinsiyetçilik taşıyordu.
Hele hele öpüşmeyi Atatürk ile bağdaştırmanızdaki garabetten çok korktum. Yarın öbürgün Atatürk’e bir yatak odası vecizesi izafe ederseniz hiç şaşmamak gerekir.
Aaa aklıma takıldı... Sahi, Atatürk’ten evvel öpüşmek yok muydu?...
Baksanıza, Perşembe günü mecliste yaptığı Çamlıca’lı konuşmasında neler söyledi neler!...
İktidarın baş örtülü milletvekili meselesini şakkadanak hallettiği oturumda, fena bir gol yiyen CHP ne yapacağını şaşırdı. Önce Muharrem İnce, yedikleri golün acısıyla (Acısı 30 Mart 2014’te çıkacak.) ne işe yaradığı belli olmayan bir konuşma yaptı. Benim mevzum o değil. Benim mevzum, Şafak Pavey’in konuşması.
Şafak Hanım, ne diyor konuşmasının bir yerinde: “Çiçekli baş örtüsü ve daracık pantolonuyla, Çamlıca parkının kuytularında sevgilisi ile öpüşen genç kıza, özgürlüğünü Mustafa Kemal’e borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.”
Bu cümle pek çok açıdan sakat.
İnsanın “Şafak Hanım, bütün işini gücünü bıraktı da, Çamlıca parkının kuytularında, Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan için dediği şeyi mi yapıyor?” diye sorası geliyor. Öyle ya, “çiçekli baş örtüsü” ile “daracık pantolon” ve üstüne bir de öpüşme ayrıntısına kadar, görmüş gibi anlattığı bir şeyler var demek ki... Biz Şafak Hanımı, millet vekilliği yapıyor zannederken, meğer o Çamlıca tepelerinde başka işlerle meşgulmüş gibi konuşuyor.
Bunu, “Ben görmedim; görenlerden duydum” da diyebilir Şafak hanım. Sizin mahalle, iktidara gelmekten ümidi kesince böyle şeylerle mi uğraşıyor?
İkinci husus...
Şafak Hanımın bu cümlesini okuyan Gezi zekâlı biri, “Atatürk’ten önce öpüşme yoktu. Öpüşmeyi o buldu.” derse hiç şaşmam. Türk tarihini 19 Mayıs 1919’dan başlatan bir sürü insanın olduğu bu ülkede, Sayın Pavey’in bu cümlesinden sonra, öpüşmeyi Atatürk’ün icat ettiğini zannedenler niye çıkmasın?
Bir diğer husus...
Şafak Pavey veya Çamlıca’da röntgen çekip bunu Pavey’e anlatan kişi, şimdi “Baş örtülüler de olur olmaz yerlerde öpüşüyor. Baş örtüsüzlere ahlaksız diyorsunuz ama bakın onlar da aynı ahlaksızlığı yapıyor” deyip bir de toplumsal jurnalciliğe mi soyunuyor?
Veya başları örtülü genç kızların ana-babalarına, “Kızlarınız baş örtülü diye güvenmeyin; onlar da Çamlıca tepelerinde haaa!...” falan deyip öğrenci velisine yazı gönderen ahlaklı ortaokul müdürlüğü mü yapıyor?
Veya doğrudan baş örtülü kızları hedef alıp “Biz sizlerin cemaziyelevvelinizi biliyoruz” mu demek istiyor Pavey?
Farkettiniz mi, Pavey’in konuşması, bizzat cinsiyetçi bir anlayışı da yansıtıyordu. Çamlıca’da niye erkek değil de kız mevzu ediliyor? Pavey’in dediği, “Oğlan yapıyorsa, bir şey yok, kız yapıyorsa kötü” zihniyetinin tahsil görmüş hâli olmuyor mu?
Haaa... Bir de bütün özgürlükler bitti de, meclis kürsüsünden dile getirilecek sadece öpüşme özgürlüğü mü kaldı?...
Olmadı sayın Pavey!...
O tatlı üslubunuzla gülümseyerek verdiğiniz mesajlar, içinde yüksek dozajlı jurnalcilik, ayrımcılık ve cinsiyetçilik taşıyordu.
Hele hele öpüşmeyi Atatürk ile bağdaştırmanızdaki garabetten çok korktum. Yarın öbürgün Atatürk’e bir yatak odası vecizesi izafe ederseniz hiç şaşmamak gerekir.
Aaa aklıma takıldı... Sahi, Atatürk’ten evvel öpüşmek yok muydu?...


