Okul girişe Allah ismi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Okul girişe Allah ismi' başlıklı bir yazı kaleme aldı.
İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;
Oku ismiyle Rabbin. Rabbimizin ilk emri bu ve şu anda da okulların açılma dönemindeyiz. Okul okumanın merkezi. Dolayısıyla okullarda Allah'ın ismiyle okunması en tabi, en doğal, en sıradan bir vakıa olması icap eder.
Rabbimizin yaratış yasaları, hayat yasaları bunu emreder. Tabiat, hakikat, doğruluk, dürüstlük bunu icap ettirir. Ama gel gör ki ne dün ne bugün maalesef böyle olmadı çoğu kere. Çok nadir zaman dilimlerinde eğitim, tedrisat, okuma, Allah'ın ilk emri oku ismiyle Rabbine göre olmasına rağmen genelde bu böyle maalesef olmamıştır.
Hani insanların çoğu şirk içindedirler ya, insanların çoğu nankörlük içindedirler ya. Dolayısıyla insanların, devletlerin çoğu da Allah adına Rabbimiz, yaratıcımız, yaşatıcımız ve yöneticimiz adına okumak yerine böyle korsan, merdiven altı, gayri resmi okumalar, okulkar. Hani bir devlet otoritesine rağmen kaçak, köçek eğitimlere böyle denir ya.
İlahi otoritenin yanında da onların eğitimi kaçak, köçek, merdiven altı, korsan eğitim. Ele verir telkini kendi yutar slkını, öyle mi? Sen devletsin, sen hükümetsin, sen sana rağmen başkaları adına, eşkıyalaşanlar adına bir eğitimi kabullenebilir misin? Peki Allah'tan böyle bir şey nasıl beklersin? Kaldı ki senin kabullenemediğin de senin gibi birisi, senin gibi bir ırk, senin gibi bir insan. Ona tahammül etmezsin, Allah'ın sana tahammül etmesini beklersin.
Küstahlaşırsın, ükelalaşırsın. Bu büyük bir sorun. İşin başı, öyle mi, kitabın başı? Allah Teala bu ayeti niye indirdi? O Mekke müşrikleri okumuyor muydu? Hem de müşriklerin en önde gelenleri şairdi, sanatçıydı, edebiyatçıydı. Bugün de olduğu gibi, müşriklerin çoğu toplumun önde gelenleri, eğitimlileri, kravatlıları, tetrisatlıları, diplomaları. Demek ki burada bir yanlış var. Yanlış okunduğu için Allah Teala onların adına değil, Lat, Menat, Uzza adına değil, o kavmi putlar adına değil, atalar adına değil, Allah adına okuyacaksınız der.
Sorun bu. Yani burada bir itiraz var aslında. Allah'tan başkasının adına okumanın haram edilmesi var.
Hem de itikadi bir haram. Bakın, kimin adına okuyorsanız, Rabbiniz odur. Öyle mi?
İlk ayet, ilk emir mi? Rabbinin adına oku. Allah adına okuyorsan, Rabbin Allah. Hakikat bu. Ama sen başka türlü okumalar yapıyorsan, Allah'a rağmen din adamı veya devlet adamı ne fark eder? Senin Rabbin odur. Hatta o ayetin hemen akabinde de, kimden talimat alıyorsan, Rabbin odur hükmü. Bu kadar.
O gün her kavmin bir putu vardı, bir atası vardı, onun adına. Belki Allah'a da onun adıyla gidiyorlardı. O yöneticiler diyor ki, İslam da gelecekse bizim elimizle gelecek. Yani kendi istedikleri bir İslam. O gün öyle. Putları kisvesiyle Allah'a yaklaşmak, onların eliyle şefaat bulmak.
O gün Muhammed Nebi aleyhisselama, sen kim oluyorsun, biz bu işi senden iyi biliyoruz diyorlardı. Bu işin biz tüccarıyız, yıllardır bu işi yaparız. Sen dünki bir yetimsin, ümmisin diye, haşa, onu aşağılıyorlardı. Ama kendileri pervasız, işte o gün 360 put, hepsini Kabe'ye taşımaya çalışıyorlardı. Bugün de yine herkes Kabe'ye sahip olmaya çalışır. Ama bugün belki biraz farkı, iletişim çağı, ulaşım çağı, herkesin kavmi rabbi adına okuduğu kendi ülkesinde. Hepsini Kabe'ye taşımaya gerek duymuyorlar. Hatta yerel şubeleşme, yerel bağımsızlaşma. Kabe Arap'ın olsun, Çankaya bize yeter diyen zihniyetleri gördü bu ülke.
Bunlar açık, çok açık, ayan beyan. Bunlar Allah'ın daha ilk emri, daha ilk ayeti, dakika bir, gol bir. Hem de öyle bir gol ki, çıkartılacak bir gol değil, itikadi bir gol. İtikad yani bazı ameller vardır ki, onu yapmadığın zaman sadece günahın olabilir. Ama bu tür ameller de imanın gider. Ya Rabbin değişiyor, daha ne olsun? Hakikatte sen Rabbini değiştirmişsin, farkında değilsin. Sen ilahını değiştirmişsin, farkında değilsin. Dolayısıyla bu ayeti kerimeler, itikadi amellere muhtevi ayetlerdir.
Çünkü ilk ayet, öyleyse şu okulların açıldığı şu zaman diliminde, biz diyoruz ki yeter artık, söz halkın, daha doğrusu hakkın.
Biz halk olarak da hakkımıza sahip çıkalım. Bakın şu anda her ülkede aşağı yukarı Kabe'ye taşınsa veya taşınmasa bile bir atalar dini var. Allah'ı inkar eden haşa, o günün atalar dini Allah'ı inkar etmiyordu. Kabe'ye taşınmaya çalışıyordu. Bugünün atalar dini daha beter.bHiçbir devlet, bunu halkına yapamaz. Bugünün şirki, şirk bile değil, katıksız küfür. Katıksız küfür, şirk bile değil. Şirk de en azından Allah'ı da karıştırıyor. Şu anda bir tane yasa ilahi olsun diyebilir misiniz? Anayasanın bir maddesi ilahi olsun. Binde bir Allah'ı da ortak edelim.
Yok onlar dinlerinde şirk istemezler, katıksız küfür isterler. Böyle bir çağdayız, onun için aklımızı başımıza alalım. Tehlike büyük, halen şu çağda bu olamaz. Biz bunun bir hamlesini, kampanyasını başlatalım. Okullarda Allah ismiyle okutulsun. Sınıfların kıblesinde Allah ismi olsun. Başka isim, resim olmasın. Kitapların başında Allah ismi olsun. Başka isim, resim olmasın. Resullerin resmi bile kabul edilemez. Resullerin resmi bile itikadı bozar, imanı bozar. Gelin ki siz ötekileri düşünün, bu pervasızlığı düşünün.
Ve daha da önemlisi diyoruz ki, okulların girişinde Allah ismi olsun, heykel büstü değil. Nasıl Allah'ın kitabının girişinde bu varsa, besmele buysa, "Oku" emri okulların girişinde olsun. Bakın bu besmeledir aslında. Bismi Rab. Daha sonra Rab yerine Bismi Allah, Bismillah. Sonra Rahman Rahim. Bu işin besmelesidir.
Anayasanın mukaddimesinde ne yazar biliyor musunuz? Şu şahsın milliyetçiliği ile, ona bağlı olmak. Halbuki Allah'ın dininde, Allah'ın besmelesiyle, Allah'ın ismiyle başlamak vardır. İşin usturuklusu, üslübulusu da budur. Ve sınıflarda ve okulların girişinde, şunun bunun resmi, ismi, büstü değil, okulların girişinde Allah'ın ismi olsun.
Okulların girişinde ALLAH ismi olsun. Çünkü doğrusu budur. Ve bunun dışındaki hakkaniyete, islamiyete, imana, emniyete aykırıdır. İnsan hukukuna aykırıdır. Hakka hukuka aykırıdır.
Bunca insan Allah'a iman ediyorken, bunca insanı Allah yaratmış, Allah yaşatıyorken, bir başkasının gelip cin olmadan adam çarpmak gibi, Yaratmadan, yaşatmadan benim adıma okuyacaksın demesi hiç kimsenin hakkına ve haddine değildir. Bu bir hak, hukuk meselesidir, bunu sahiplenmemiz lazım, dillendirmemiz lazım. Bunu üslubuna uygun bir şekilde yayalım.
Vallahi o masum çocuklar nasıl bu yanlışa mecbur edilebilir. Onlar Sıbyan, rüşdüne ermemiş, dolayısıyla oradan da veliler sorumludur. O çocuklar. Dün Lat, Menat, Uzza veya Hubel diye zorlanırlardı. Hatırlayın, Bilal Habeşi'ye Hubel'de Hubel'de denince ne diyordu? Ahad, Ahad diyordu. Dolayısıyla eğer bizim çocuklarımız da bizim adımıza vekaleten gidip de Allah'tan başkaları huzurunda saygı duruşu ibadeti, namazın kıyam ibadetidir, bu ibadettir, yaparsa vebal veliye de yansır. Allah'ın Resulüne bile yapılmaz, yapılamaz. Hristiyanlar İsa Nebi'ye yaptı diye biz onları dinsiz addettik, İslam'dan çıktı addettik. İsa Nebi olsa bile. E sen hangi Nebi'ye saygı duruşu yaptırıyorsun çocuğuna? Buna hangi devletin hakkı olabilir? Devlet halkını korumakla yükümlüdür. Devlet halkına karşı böyle bir şeyi yapamaz. Bazı eşkıya örgütleri dayatsa bile onlara karşı devlet halkını korumak zorunda. Ama devlet bunu yapıyorsa tuzun koktuğu yerdir. Onun için halk bu hakkını talep etmelidir. Devlet halka hizmet etmek zorundadır.
Hükümetiyle, halkıyla. Dolayısıyla yeter artık böyle ölenleri kim kurtaracak? Böyle şehit gittiğini zannedenler, şehadeti onlara kim verebilecek? Kim buna kefil? Öyle mi? Hiç kimse kefil olamaz. Yazıktır, günahtır. Bu halka, bu necip millete bu ihanettir. Dolayısıyla ağlamayan memeye emzik yok. Biz de en azından makul bir şekilde Nebilerin izinde hakkımızı isteyelim.
Bu bir kampanyadır, hamledir. Okullar açılıyor, bunu yayalım. Hiçbir şey yapamıyorsanız işte benim şu yazdıklarımı, çizdiklerimi neşredin, yayın. Zaten kapatıyorlar. Yerli odaklar meydanda, küresel odaklarda, medyada önümüzü kesiyor. Ama siz destek olun. Hiç olmazsa safınız belli olsun. Hiçbir şey yapamıyorsak, bunları paylaşalım.
Okullar açılırken okulların girişinde heykel büstü değil, Allah ismi olsun. Ve bu en doğal haktır. Bize o kadar içselleştirdiler ki, o kadar konuyu unutturdular ki sanki bunları söylemek acaip şeyler. Hayır bu annemizin ak sütü gibi haktır, helaldır, bir hakikattir.