Tamam ulan!.. Herkes kazandı, ben kaybettim!
Şu hâle bakar mısınız?... Pazar akşamından beri, her parti kazandı; kaybeden yok!...
Pazar akşamı, bir ara, matrak olsun diye (Gerçekle abartılı bir şekilde çelişen her şey matraktır çünkü) arkadaşlarla saat 22 gibi Halk TV’yi açtık. Aman Allah!... Neredeyse bütün illerde ilçelerde, CHP birinci parti!... Gerçeği az-çok bildiğimiz için, gülmekten karnımıza ağrılar girdi. Bu kadar gülmeye dayanamayıp normal kanallara geçtik de rahat bir nefes aldık. Yoksa o akşam gülmekten ölecektik.
Ertesi günden itibaren yeni bir komedi başladı... Ekrana çıkan herkes, “Biz kazandık” diye saçmasapan gerekçelerle başarılarını anlattı.
Tamam...
Anladık!... Bu bir algı oluşturmadır... Taraftarlarının gönlünü okşamaktır... Bir sonraki seçim için kendini garantiye almaktır... Parti içi muhaliflerin gücünü kırmak, heveslerini kursaklarında bırakmak için yırtınmaktır...
Bunların hepsini anladık...
Bir de “O da kazanmadı” safsatası var...
Bütün partiler, “Bizim oylarımız, şöyle şöyle yükseldi ama o böyle böyle yükselmedi” diyerek ahkâm kesip “kazanmayanı” da belirliyor. Niyeyse, AK Parti hariç, bütün partiler AK Parti’nin kazanamadığında hem-fikir.
Tamam...
Biriniz kazandı ve öbürlerinin hepsi kaybetti.
Birer ilçede belediye başkanlığı kazanan TKP ve LDP bile “Biz kazandık” diye bayram yapıyorsa, bu ülkede, kazanmanın ve kaybetmenin kriterlerini tartışmak lâzım.
Birine göre, yerleşim merkezi esasına göre arttırılan oy önemli...
Diğerine göre kazanılan başkanlık sayısı önemli...
Bir diğerine göre de büyük şehir başkanlığı sayısı önemli...
Daha daha, genel toplamda artan oy önemli.
İyi de birader, nüfus geçen seçimdeki nüfus değil ki. Elbette aldığın oy artacak. Elbette seçmenlerde de az-çok kaymalar olacak.
Hasılı dostlar, bu seçimlerde herkes kazandı ve bu seçimin kaybedeni yok.
Herkes kazandığına göre, herkesin mutlu olması lâzım da; bunca mutsuz insan nereden çıktı birader?
Mesele şu: Herkes, kendini değerlendirirken kullandığı kriteri, karşısındakine gelince değiştiriyor.
Böyle demokrasiye böyle değerlendirme kriterleri!...
•
Pek çok ilde oy oranı % 10’un altında kalan onlar değil de, bizim köyün muhtarı!...
Sanki % 45’i AK Parti değil de onlar aldı.
Sanki pek çok sandıkta “sıfır” çeken, onlar değil de benim!...
Denizde neler çektiğini kimse dinlemez baba!... Gemiyi sahile sağ salim getirebildin mi, getiremedin mi? Millet ona bakar.
•
Her seçimin galipleri ve mağlupları olması lâzım ki, toplumun gazı alınsın. Herkesin kazandığı yerde, kaybeden olmazsa, toplum rahatlamaz!...
Sırf toplumu rahatlatmak için, büyük bir fedâkârlık yapıyorum ve demokrasi tarihimizde ilk defa, “sıfır oy” alan kendimi, seçimlerin tek mağlûbu ilan ediyorum!...
Üzerime gelmeyin üleeeeyyynnn!... Yakarım kendimi!...
(Bu esnada Kılıçdaroğlu, kenardan “Bu hoca bize mi laf çakıyor?” der gibi durur. Bazı oylarını CHP’ye kaptıran Bahçeli, anlamsız anlamsız bakar ve perde Ağustos’ta açılmak üzere kapanır.)


