• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

Ölçüyü kim tayin edecektir? (2)

26 Mayıs 2026
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

Ölçüyü kim tayin edecektir? (2)

Prof. Dr. Yusuf  Özertürk  

*Ölçü; Bir şeyi değerlendirme, tanımlama ve kabullenme kıstasları ve birimidir.

*Ölçü kıstasları ne kadar adaletli ve hakikâti ifade ederse, o kadar da memnuniyet ve huzur olur.

*Ölçüyü, ölçülecek şeyi en iyi bilenin koyması hakikât yönünden çok önemlidir. Mesela; Altının ölçüsünü sarraf koymalıdır, demirci değil. Adaletin ölçüsünü de Hukuk insanı koymalıdır, katil değil. Vs, vs ..

*Bâtıldan, yanlışlardan gidilerek hak, doğru yol bulunamaz.

*Bir şeyi değerlendirirken hemen hüküm vermeden önce, mihenge, ölçüye, miyâra vurmalıdır.


*Elde, hakikisini- sahtesinden, doğrusunu-yanlışından, normali-anormalden, vs-vs’den  ayıran bir 'kot, ölçü, referans' değer olmalıdır. Bu referans değerin şirâzesi (kalibresi) de bozuk olmamalıdır. Elde böyle bir ölçü varsa; İşler kolaydır ve her şey ortaya çıkar. Kalp olan, bozuk olan da kolayca anlaşılır.

Hakkı, doğruyu, ölçüyü kim tayin edecektir?


*Nefsinin, ihtiraslarının peşinden giden egoist, cahil, zalim insan mı?, yoksa her şeyin iç yüzünü, gerçeğini bilen Allah mı?

*Hakkı, doğruyu tayin eden, her şeyin hakikatini bilen Cenab-ı Hakk'tır. Madem hakikât budur. Öyle ise Allah'ın koyduğu ölçüler esas alınmalıdır. Allah'ın ölçülerini esas alan kişi/ kurumlar şaşırmaz ve şaşırtmazlar. Allah'ın ölçülerinin uygulandığı ve uyulduğu yerde adalet ve huzur olur.


*Bir memlekette adalet ve huzur yoksa, ya Allah'ın ölçüleri esas alınmamış veya uygulanmıyor/ yanlış uygulanıyor demektir.

*İnsanlar ölçüyü, kendi arzularına, nefislerine (egolarına, menfeatlerine) göre koyarlar. O zaman o ölçü, herkesi mutlu edemez.
Bir insan için saadet olan şey, diğeri için felaket olabilir. Sömüren-sömürülen, katil-maktûl, hırsız-mal sahibi, vs-vs, biri memnun olurken, diğeri bedbaht olur.

*Kimse,  ‘ayranım ekşi, balım acı’ demez. Simitçi bile simidi satmak için 'taze ve sıcak simiiit' diye bağırır.

*Hiçbir müfsid 'ben müfsidim, ifsâd ediciyim, bozguncuyum der mi?

Ne diyor 'ben ıslâh ediciyim, düzelticiyim, mutluluğunuz için çalışıyorum' diyor (1).


(1): “Onlara yeryüzünde bozgunculuk yapmayın (fitne çıkartmayın) denildiği zaman, ‘hayır biz yalnızca ıslah edenleriz’ derler.                       


Dikkat edin! Onlar bozguncuların (fitnecilerin) tâ kendileridirler. Fakat bunun farkına varmazlar.” (Bakara- 11-12)

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23