Kur korumalı mevduat sıfırlanmış
Kur korumalı mevduat sıfırlanmış
Ali Karahasanoğlu
Muhalif medyada bir rüzgar estiriliyor. Kur korumalı mevduat: 8 trilyon TL ağır fatura millete ödeterek sıfırlanmış.
Neydi kur korumalı mevduat?
İki gecede, doların 12 TL’den 18 TL’ye çıktığı süreçte.
Ki böyle bir artışın; üretimle, ekonominin gidişatıyla, tarımda verimlilikle, sanayileşme ile, ülkenin iyi yönetilmesi ile bir ilgisi olduğunu söyleyen bir kişi varsa çıkıp söylesin.
Bir ülke iyi yönetilmiyorsa, dolar iki gecede mi, 12 TL’den 18 TL’ye çıkar.
Yoksa, iyi yönetilmediği müddetçe, milim milim dövizin değeri yükselir mi.
Veya tersinden bakalım.
Kur korumalı mevduat uygulamasına geçilince, Türkiye’nin bir gecede üretimi mi arttı, sanayileşmesi zirve mi yaptı, yönetimi bir gecede çok başarılı bir sunum mu yaptı ki, 18 TL’ye çıkan doların değeri, tekrar 13 TL’ye indi.
Yaşanılan neydi?
Amerika’nın savaş gemilerinin İran yakınlarına gelip, Tahran’a gönderdiği füzelerinin benzerlerinin Türk ekonomisine atılmasıydı.
İsrail’in İran’a attığı füzelerin benzerlerinin, Türk ekonomisine atılmasıydı.
İsrail, İran’da rejim değişikliği için füzeler attı.
Türkiye’de de, seçimle iş başına gelmiş yönetimin devrilmesi için 2021 yılında döviz üzerinden ekonomimize füzeler atıldı.
İran, füze savunma sistemi ile ve karşı füze ataklarıyla, kendisine saldırıları durdurdu ve yeni atakların yapılmasını engelledi.
Türkiye de, ekonomisine atılan füzeleri, kur korumalı mevduat hesabıyla, önce durdurdu. Doların 20 TL’ye 25 TL’ye çıkmasını önledi.
Sonra da doların tekrar 13 TL’lere inmesini, kur korumalı mevduat hesabıyla sağladı.
O tarihlerde hatırlayın, iki gecede yaşanılan dövizdeki %50 değer artışının, adım adım gerçekleşmesi sürecinde, nice insanlar hızlı bir şekilde arabalarını sattılar. Hatta nasıl hemen müşteri bulduysalar, evlerini satanlar bile oldu.
Onlara mesaj gelmişti.
Dolar 25-30 TL’ye kadar çıkacak.
O fırsatçılar da, kendileri çok akıllı ya, arabalarını satıp dolara çevirdiler. Evlerini satıp dolar aldılar.
Bir yandan Türk ekonomisine dışardan atılan füzeler.
Diğer taraftan kendi içimizdeki fırsatçıların, araba satıp parasıyla dolar almaları, evlerini satıp dolar almaları sebebiyle oluşan suni dolar talebi. Doları, yapılan saldırının hedeflediği değerin de üzerinde bir değere çıkartmıştı.
Kur korumalı mevduat hesabı getirildiğinde, asgari faiz oranı %14 idi. Devlet dedi ki, “biz faizi daha da düşürecektik. Cumhurbaşkanımız ‘faiz konusunda nas var, bize ne oluyor’ açıklaması gereği, faizi daha da düşürecektik ama. Bu planımız hayata geçmesin diye, ekonomimize gönderilen füzelerle, dövizin değeri yükseltildi. Biz de dövizin değerini tekrar eski seviyesine, gerçek değerine indirmek için, kur korumalı mevduat sistemine geçiyoruz. Bu sistemde, parasını faize yatıranların, dolar karşısında paralarının değerinin kaybı olmamasını, devlet olarak biz garanti ediyoruz. Üç tane çakal dövizle oynayamayacak. Amerika veya İsrail atacağı füzelerle, ülkemizi karıştıramayacak.”
Bu açıklama, tabii ki resmi bir açıklama değil. Devletin kur korumalı mevduat hesabıyla yapmak istediği uygulamanın özeti bu.
Kur korumalı mevduat hesabı başarılı oldu ki, iki gecede 12 TL’den 18 TL’ye çıkan dolar, bu uygulama ile tekrar eski seviyesine indi.
Böylece milyarlarca dolar borcu olan işadamlarının, devletin; borçlarının bir çırpıda %50 artmasının önüne geçilmiş oldu.
Aslında doların 12 TL’den 18 TL’ye çıkarılarak, dış güçlerin yapmak istedikleri, Türk işadamlarının iflasını sağlamaktı. Devletin iflasını sağlamaktı.
Başaramadılar.
Kur korumalı mevduat hesabıyla dolar gerçek değerine indirildi.
Tekrar belirtelim. İki gecede 12 TL’den 18 TL’ye çıkarılan dolar, kur korumalı mevduat hesabı sayesinde tekrar eski değerine indirildi.
Bu değişiklik sırasında, ne yükselişte ne de iniş sırasında, Türkiye’nin toplam üretimi ne arttı ne de azaldı. Türkiye’nin sanayileşmesi açısından ne bir devasa adım atıldı, ne de bir afet yaşandı. Türk ekonomisinde hiçbir şey değişmediği halde, İran örneğinde yola çıkarak tekrarlayayım, Amerika’nın ve İsrail’in attığı füzelerle (operasyonuna) dolar önce 18 TL’ye çıkarıldı, kur korumalı mevduat hesabı sayesinde tekrar eski değerine indirildi.
2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra ise, farklı bir ekonomik modele geçildi.
Bu modelde kur korumalı mevduat öngörülmedi. Süreç içerisinde tasfiye edildi.
Ama birileri çıkıp da “kur korumalı mevduat hesabı Türkiye’ye 2.8 trilyon TL’lik fatura çıkardı” derse.
Cevabımız şu olur: “siz ne istiyorsunuz? 2021 yılında doların 12 TL’den 18 TL’ye çıkarıldığı o dış güçlerin attığı füze bombardımanında, doların 18 TL’de kalmasını mı istiyorsunuz!”
Aslında sorumuz abes.
Onların istediği gerçekten de, dış güçlerin istekleriyle örtüşüyor, Arzu ediyorlardı ki, dolar iki gecede %50 değer kazansın, Türk ekonomisi yönetilemez olsun, sandıktan çıkan yönetim devrilsin.
İstedikleri buydu.
Tıpkı 15 Temmuz hain darbe girişiminde, sandıktan çıkan yönetimin devrilmesi için tankları sokaklarda yürüttükleri gibi.
2021 Aralık ayında da, yine sandıktan çıkan yönetimin devrilmesi için dolar operasyonu yapmışlardı.
15 Temmuz’da millet sokağa indi, tankların önüne yattı ve sandıktan çıkan iradeye sahip çıktı. Darbeciler perişan oldu. Şu an o darbeciler yargılanıyorlar, bir çoğu mahkum oldu.
15 Temmuz darbe girişimi gibi, 2021 Aralık ayında da, ekonomideki operasyonla darbe yapılmak istendi. Bu sefer milletin sokağa inmesi değil, kur korumalı mevduat hesabı uygulaması ile darbe engellendi. 15 Temmuz’dan bir farkımız, 2021 Aralık darbesindeki sorumluların henüz hakim önüne çıkarılamaması.
Sorumlular bugüne kadar hakim önüne çıkarılamadıysalar da, kendilerini kurtardıklarını sanmasınlar.
Nasıl ki kendisini komedyen diye tanıtan Deniz Göktaş bir suçtan tutuklanıyor, ondan tahliye olduğunu sandığı an, ikinci bir suçtan tekrar cezaevine giriyorsa.
2021 ekonomi darbesini yapanlar da, başka suçlardan cezaevine girmiş olsalar da olmasalar da, bir gün kapıları çalınacak ve yaptıkları darbenin hesabı sorulacaktır.
Kur korumalı mevduat hesabının Türk milletine 2.8 trilyona mal olduğunu söyleyenlerden de, aynı hesap sorulacaktır.