• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Onur Yılmaz
Onur Yılmaz
TÜM YAZILARI

Serbest piyasa mı, serbest fırsatçılık mı?

05 Şubat 2026
A


Onur Yılmaz İletişim:

Serbest piyasa mı, serbest fırsatçılık mı?

ONUR YILMAZ 

Türkiye’de son yıllarda cevabı en çok aranan sorulardan biri şu; İkinci el otomobil fiyatları neden düşmüyor?

“Sıfır araçlarda kampanyalar var, kredi oranları yüksek, talep zayıf” deniyor ama ilanlara bakıldığında tablo değişmiyor. Hatta bazı modellerde fiyatlar hâlâ yukarı yönlü. Bunun nedeni tek bir başlıkla açıklanamayacak kadar derin ve çok katmanlı bir sorunla karşı karşıya olmamız.

İlk ve en önemli mesele stokçuluk ve fırsatçılık…

Otomobil artık bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp yatırım aracı gibi görülüyor. Pandemi döneminde başlayan bu algı, yüksek enflasyonla birlikte iyice yerleşti. Elinde aracı olan satmıyor, satan ise piyasanın çok üzerinde rakamlar talep ediyor. “Nasıl olsa alacak biri çıkar” mantığı, fiyatların aşağı inmesini engelleyen temel faktörlerden biri hâline geldi.


İkinci büyük sorun sosyal medya üzerinden yürütülen algı oyunları...


Her gün onlarca hesapta aynı cümleler dolaşıma sokuluyor. “Fiyatlar tekrar yükselecek”, “Bu araç bu fiyata bulunmaz”, “Yaz gelince zam gelir” gibi ifadeler, alıcıyı psikolojik baskı altına alıyor. Gerçek piyasa ile sosyal medyada oluşturulan sanal piyasa arasındaki fark her geçen gün açılıyor. Vatandaşın cebindeki para değil, sosyal medyadaki söylenti fiyatları belirliyor.


Galerici-spekülatör sistemi ise işin en can alıcı noktası...

Elinde üç beş araç olan, vergi yükümlülüğü sınırlı, denetimi zayıf bir kesim, piyasayı yönlendirebiliyor. Aynı araç farklı ilanlarda, farklı isimler üzerinden, benzer fiyatlarla piyasaya sürülüyor. Bu durum gerçek arz-talep dengesini tamamen bozuyor. Piyasa, şeffaflıktan uzak bir yapıya bürünüyor.


Devletin attığı adımları yok saymak haksızlık olur. 6 bin kilometre ve 6 ay düzenlemesiyle birlikte ciddi bir fren etkisi oluşturuldu. Bu uygulamanın süresinin 1 Temmuz 2026 tarihine kadar  uzatılması da önemli bir adım oldu. İlan sitelerine getirilen kimlik doğrulama zorunluluğu, kayıt dışı satışların önüne geçilmesi açısından kıymetli. Ayrıca fahiş fiyat uygulamalarına kesilen cezalar da caydırıcı olmaya başladı.


Ancak gelinen noktada bu adımların tek başına yeterli olmadığı görülüyor. Denetim mekanizması sahaya daha güçlü inmezse, cezalar anlık değil kalıcı olmazsa, sistem kendini yeniden üretiyor. Bugün ilan kaldırılıyor, yarın başka bir hesap üzerinden aynı araç tekrar piyasaya sürülüyor. Vatandaş bunu görüyor ve devlete olan güveni de bu döngü içinde zedeleniyor.


Asıl sorun ise serbest piyasa kavramının yanlış anlaşılması. Serbest piyasa demek denetimsizlik demek değildir. Serbest piyasa adı altında vicdansızlık yapılıyor. Aynı araç, hiçbir ek maliyet olmadan aylar içinde defalarca zamlanıyorsa, burada piyasa değil fırsatçılık vardır. Bunun adı ticaret değil, toplumsal huzuru bozan bir sistem sorunudur.

İkinci el otomobil piyasası sadece alıcıyı değil, sıfır araç pazarını da kilitliyor. Sıfır araç almak isteyen, ikinci el fiyatları düşmediği için karar veremiyor. Zincirleme bir durgunluk oluşuyor. Bu da ekonominin geneline yayılan bir tıkanıklık anlamına geliyor.


Çözüm zor ama imkânsız değil. Daha sıkı denetim, daha net cezalar ve gerçek anlamda şeffaf bir ilan sistemi şart. Otomobilin yatırım aracı değil, ihtiyaç aracı olduğu gerçeği yeniden hatırlatılmalı. Aksi halde ikinci el fiyatları düşmez, sadece toplumun sabrı tükenir. Muhabbetle.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23