Cam filmi neden memleket meselesi oldu?

13 Kasım 2017 Pazartesi

Son iki haftadır gazete sayfaları, ana haber bültenleri ‘cam filmi yasağı’ haberleriyle dolup taşıyor. Hemen hemen her gün, “Cam filmi neden yasaklandı, bu cezalar haksız yere kesilmiyor mu?” sorusu ve muhtelif itirazlarıyla karşılaşır olduk. Çığ gibi büyüyen bu tepkide, vatandaşlar acaba ne ölçüde haklılar? Önce geçen yıla dönelim. Yaklaşık 800 milyon liralık pazarı olan cam filmi geçtiğimiz yıl alınan kararla serbest bırakılmıştı. Ancak bu karardan geçtiğimiz günlerde vazgeçildi ve cam filmi olan araçlara ceza uygulanacağı açıklandı. Otomobillerindeki cam filmlerini söktürmeyenlere 427 TL ceza uygulandı. Ayrıca otomobillerin teknik muayenede ağır kusurlu sayılması gündeme geldi. Sayın Cumhurbaşkanımızın oluşan tepkiler karşısında sessizliğini bozması ile yeni bir karar aşamasına gelindi. Peki cam filmi neden bu kadar önemli. Araç sahipleri bu konuya verdikleri önem kadar acaba araçlarının bakımına ve diğer teknik eksikliklerine önem veriyorlar mı? Doğrusu konunun memleket meselesi haline dönüştürülmesi beni bir hayli şaşırttı. Oysa başta trafik kurallarına uyma konusu dahil tüm araçları yakından ilgilendiren, kazaları asgari düzeye düşürecek yeni uygulamalarla ilgili bu kadar kafa yorsak bu memlekette göz göre göre binlerce ölümün de önüne geçilmesine katkı sağlamış olmaz mıyız? Üstelik böyle bir tartışmanın yerli otomobil üretimine aday ‘Babayiğitlerin’ resmen açıklandığı bir dönemde yapılması şaşkınlığımı bir kat daha arttırıyor. Tabi ki işin içinde ekonomik bir değer var. Ancak insanın canının değeri ve güvenliğe dayalı gerçekçi kararlar her şeyin önünde gelmeli. Memleketin kalkınmasına vesile olacak milyarlarca dolarlık yatırımların bir cam filmi tartışmasının gerisinde kalıyor olması da son derece yanlıştır...

ISRARCILARIN DİKKATİNE

Bu arada; Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısının, eylül itibariyle 21 milyon 940 bin 757 olduğu açıklandı. Sayı her geçen gün artıyor. Peki, yeni araç sahiplerinin kaçı için cam filmi önemli? Camlarının renkli olmasını isteyenler biraz bekleyecek gibi görünüyor. Ama bu sorunun tam halledilmesi anlamına da gelmez. Israrcı olanlar biraz daha bekleyecek. Sonuç olarak cam filmi meselesi bir memleket meselesi olmaktan bir an önce çıkarılmalı. Tabii ki cam filmi gözlüklerini çıkartıp seyahat güvenliği ve araçların teknik konulardaki eksikliklerin giderilmesi konusunda bir kamuoyu bilincine ihtiyaç olunduğunu da bilinmeli. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murat edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-)1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-)5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-)10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-)15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-)20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-)25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun etmiş; 50 yaşlarını çoktan geride bırakıp emeklilik aşamasına gelmiş Yaşlı Doçentlerin, Profesör olabilmek için, 5 koca yıl beklemelerine gerek olmadığına karar vermenizi, Yaşlı Doçentler olarak, sizden istirham eder, saygılarımızı arz ederiz.
  • HukukçuHukukçu5 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.