--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Asgari ücretle 2.5 yılda ikinci el, 4 yılda sıfır araç!

Onur Yılmaz
Onur Yılmaz
11

Asgari ücretle 2.5 yılda ikinci el, 4 yılda sıfır araç!
ONUR YILMAZ 

Bir zamanlar birikim yapan, plan kuran, taksit hesabı yapan orta gelirli için otomobil ulaşılabilir bir hedefti. Şimdi ise birçok aile için bu hedef, her geçen ay biraz daha uzaklaşan bir menzil gibi görünüyor. Rakamlar soğuk olabilir ama anlatılan hikâye oldukça sıcak.

2024’te 17 bin lira olan net asgari ücret, 2025’te 22 bin lirayı, 2026’da ise 28 bin lirayı buldu. Gelir arttı, kazanç tarafında bir ilerleme görünür olsa da, rakamlar tek başına hayalleri taşımıyor. Fakat otomobil fiyatlarına baktığımızda aynı iyimserliği sürdürmek kolay değil.


OTOMOBİL HAYALİ KAÇ YIL SÜRÜYOR?

Bugün ikinci el piyasasında ortalama bir otomobilin fiyatı 800 ila 900 bin lira aralığında seyrediyor. Sıfır kilometre araçlarda ise giriş seviyesinde rakamlar çoğu markada 1 milyon 450 bin liranın üzerinde başlıyor. Şimdi bu tabloyu sade bir matematikle değerlendirelim.

2026 yılı net asgari ücreti olan 28 bin 75 lira üzerinden hesap yapıldığında, 800 bin liralık bir ikinci el araç yaklaşık 28.5 aylık gelire denk geliyor. 900 bin liralık bir araç için bu süre 32 aya yaklaşıyor. Başka bir ifadeyle, hiçbir harcama yapılmadan maaşın tamamı biriktirilse dahi iki buçuk ila üç yıl arasında bir süre gerekiyor.


Sıfır kilometre cephesinde tablo daha çarpıcı. 1 milyon 450 bin liralık giriş seviyesi bir araç, yaklaşık 52 aylık gelire karşılık geliyor. Bu da dört yıldan fazla bir süre demek.

Hayatın olağan akışı içinde kira, gıda, ulaşım ve diğer temel giderler varken bu birikimi yapmak neredeyse imkânsız.

2024 yılına döndüğümüzde asgari ücret 17 bin lira seviyesindeydi. O gün de otomobil sahibi olmak kolay değildi fakat bugünkü fiyat eşiği, psikolojik sınırları da yukarı taşımış durumda. Artık mesele yalnızca artış oranı değil, erişim süresinin uzaması. İnsanlar fiyatı değil, o fiyata ulaşmak için kaç yıl çalışması gerektiğini hesaplıyor.

Otomobil ülkemizde salt bir tüketim ürünü değil. Özellikle büyük şehirlerde işe yetişmenin, çocuğu okula güvenle götürmenin, aile büyüklerini hastaneye ulaştırmanın aracı. Bu nedenle otomobile erişim, yaşam kalitesiyle doğrudan ilişkili.


PEKİ BU MESAFE NEDEN AÇILIYOR?

Otomotiv sektörü döviz kuru, üretim maliyetleri ve vergi yapısından güçlü biçimde etkileniyor. Küresel tedarik zincirindeki dalgalanmalar ve artan maliyetler fiyatları yukarı taşırken, vergi yükü nihai satış rakamını belirgin şekilde artırıyor. İç pazarda talep canlılığını korusa da geniş kesimlerin alım gücü aynı hızda toparlanamıyor.

Bir diğer başlık finansman. Taşıt kredilerinde faiz oranları ve vade sınırlamaları aylık taksitleri yukarı çekiyor. 800 bin liralık bir araç için dahi kullanılan kredide aylık ödeme birçok hanenin bütçesini zorluyor. Peşinat gerekliliği de ayrı bir eşik oluşturuyor. Bu şartlarda otomobil, planlanan değil ertelenen bir hedef hâline geliyor.


Yine de tabloyu yalnızca karamsar okumak doğru olmaz. Türkiye güçlü bir üretim kapasitesine sahip. Yerli üretimin payının artması, tedarik zincirinin güçlenmesi ve maliyetlerin dengelenmesi zaman içinde fiyat baskısını hafifletebilir. Finansman modellerinde daha uzun vadeli ve erişilebilir seçenekler geliştirilmesi de orta gelirli için nefes alanı açabilir.

Vergi yapısında özellikle giriş segmentine yönelik daha kademeli bir yaklaşım, piyasada denge sağlayabilir. Böyle bir adım hem sektörün dinamizmini korur hem de çalışan kesimin otomobile ulaşma süresini makul seviyelere çekebilir. İç pazarın sağlıklı büyümesi üretim, istihdam ve ihracat açısından da olumlu yansımalar doğurur.


Bugün gelinen noktada orta gelirli için otomobil kolay bir hedef değil. Fakat tamamen ulaşılmaz da değil. Mesele, fiyat ile gelir arasındaki mesafeyi azaltacak adımları atabilmek. İnsanların hayal kurabildiği bir ekonomik iklim, sadece tüketimi değil güven duygusunu da güçlendirir.

Belki de asıl soru şu; Bir çalışan, emeğinin karşılığıyla makul bir sürede bir otomobile ulaşabileceğine inanıyor mu! Bu inanç güçlendiğinde piyasalar da dengelenir, planlar da yeniden yapılır. Otomobil meselesi, aslında tam da bu güven meselesidir. Muhabbetle.

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

26 Şubat 2026 22:15

2009 14.800 dolara aldığım sıfır araba şimdi 46 bin dolar

yazar efendi OLMADI ?

26 Şubat 2026 17:37

800bin ne alaka fiyat ? hiç mi piyasa araştırması yapmıyorsunuz, daha düne kadar 200 bine araçların haberini yaptı AKİT GAZETESİ ? 400-500bine birçok araç var, çok acımasız bir eleştiri olmuş yazık..Kore Japon grubu bir çok araç alınabilir..Asgari ücretli çalışan ile araç kıyaslama ne alaka ! alım gücü böyle hesaplanmaz

Reis Sevdalısı

26 Şubat 2026 15:10

araba ihtiyaç değil lükstür. toplu taşımayla gidilmeyen yer mi var? Ak Parti belediyelerinde köylere bile belediye otobüsü kalkıyor. ulaşım bedavaya yakın. taksi çağırdığınızda 1 dk içinde geliyor. ülkemizin cari açığı iç ve dış mihraklar tarafından tehdit altındayken gavura, kafire para kazandırmak, katil israile para aktarmaktır hususi araba almak. şikayet etmesin kimse. ayrıca 4 yılda araba almak çok iyi. doksanlı yıllarda 10 yıllık krediyle bile alamıyordunuz araba.

Cem

26 Şubat 2026 16:15

Diyorsun ki ot gibi yaşayın 

Doksanli yıllarda açlıktan ölüyorduk..

26 Şubat 2026 19:17

Akp den önce araba mı vardı,buzdolabı mi vardı.simdiki 10 yıllık kredinin faizini bilmiyorsun galiba..zaten kimse 20 yıllık kredi vermez..

Mert

26 Şubat 2026 12:29

Güzel bir konuya değinmişsiniz ama böyle konularda yazmanızı tavsiye etmem.Asgari ücret araba almak sadece hayal olurak kalacaktır.

Asğar-i ücret

26 Şubat 2026 09:38

Başka gelire sahip değilse araba alan, şayet sadece eve giren asğar-i ücretten bahsediyorsan 

Okur

26 Şubat 2026 07:43

1 araba kendine alırken devlete ödenen otv KDV ne kadar acaba.

Adnan

26 Şubat 2026 06:21

Doğruyu dile getirebildiğin için teşekkürler

Avrupada

26 Şubat 2026 03:36

1 aylik Asgari ucretle bir ikinci el (2010 toyota kia vw kore grubu vs) arac alabilirsin

avrupayı bilmeden sallamayın , 20yıllık araçları kullanıyorlar

26 Şubat 2026 17:32

avrupada arabalar ucuz , bakım pahalıdır, avrupa sokaklarına bak bakalım bizdeki lüx araçları görebilecek misin ? asgari ücretle aldığın arabanın fiyatı kadar kol gibi vergi ödediğinde anlarsın..avrupayı bilmiyorsunuz, bir örnek verelim aldığın maaştan %34 vergi kesiyor devlet...ıvırı zıvırı derken aldıkları maaş pul oluyor...bmw mercedesin en büyük müşterileri kim araştır görürsün...gavura destek olan müslümanlardır

Onur Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle