--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Uhud Şehidleri ve Şehid Mehmet Doğruyol…

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

Uhud Savaşı, hicretin 3. yılı Şevval ayının 11. günü vuku bulmuştur.

Peygamber Efendimiz (sav), Mekkeli Müşriklerin Bedir yenilgisinin intikamını almak için büyük bir orduyla, Medine’ye doğru geldiklerini haber aldı.

Keşif birlikleri göndererek, müşrik ordusu hakkında bilgiler topladı...

Savaş meclisini topladı ve durumu açıkladı...

Peygamberimiz (sav), şehir savunması yaparak, savaşmak istiyordu...

Bedir savaşına katılan gaziler hakkında nazil olan âyetlerin etkisinde kalmış olan özellikle gençler; düşmanla, şehir dışında savaşmaktan yana fikir belirttiler...

Savaş meclisinin çoğunluğu, bu fikri benimseyince; Peygamberimiz (sav), kılıcını kuşandı, zırhını giyindi...

Münafıkların başı olan Abdullah bin Ubey bin Selül şehir içinde kalarak, savunma yapılmadığı bahanesini ileri sürerek, 300 kişilik kuvvetini, ordudan çekti...

Böylece Müslüman muhariplerin sayısı, 1.000’den 700’e düştü...

Mekke müşriklerinin savaşçı sayısı, üç binin üzerindeydi...

Ordularını Uhud Dağı eteklerine konuşlandırmışlardı...

Müslümanları mağlup ettikten sonra, Medine şehrini yağmalamak için burayı seçmişlerdi...

Peygamber Efendimiz (sav) ve 700 kişi civarındaki ordusu, Uhud Dağı eteklerine ulaşınca; sırtını dağa vererek, düşmana karşı cephe tuttu...

Sol tarafta bulunan tepeye, Abdullah bin Cübeyr komutasında, 50 kişilik bir okçu birliği yerleştirip “Düşman yense de, yenilse de kesinlikle yerlerinizden ayrılmayınız” emrini verdi.

Hicretin 3. yılı Şevval ayının onbirinde, 27 Mart 625 Cumartesi günü, teke tek vuruşmayla savaş başladı... İslam savaşçılarından Hz. Hamza, Hz. Ali ve diğerleri, hasımlarını öldürdü... Akabinde savaş başladı...

İlk safhada Müslümanlar galip geldi...

Dünyalığa meyleden Müslümanlar, ganimet toplamaya giriştiler...

Bunları gören okçular, Abdullah bin Cübeyr’in tüm ısrarlarına rağmen, peygamberin emrini de unutarak, “Kardeşlerimiz üstün geldi, biz niye bekleyelim” diyerek, ganimet toplamak üzere vadiye indiler...

Tam da bunu bekleyen Halid bin Velid komutasındaki 200 kişilik müşrik atlı birliği, tepeye saldırdı... Az sayıda kalan okçuları, komutanlarıyla birlikte şehid ederek, Müslümanları arkadan kuşattı...

Kaçan ve dağılan müşrik ordusu bunu fark edince, geri dönüp Müslümanlara saldırdı...

Müslümanlar iki ateş arasında kaldılar...

Hz. Hamza Efendimiz, tam bu esnada şehid edildi...

Yüzü Peygamber Efendimiz (sav)’e benzeyen Mus’ab bin Umeyr de, bu esnada şehid düşenler arasındaydı...

O’nu şehid eden müşrik, Peygamber Efendimiz’i vurduğunu haykırmaya başladı...

Müslümanlar bunu duyunca, daha da dağıldılar...

Fakat bazı ileri gelen sahabe, kısa zamanda Peygamber Efendimiz (sav)’in etrafını kuşatarak, korumaya aldılar...

Hz. Talha Efendimiz, bu esnada kolunu kaybetti...

Peygamberimiz (sav), Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a)’a ok veriyor ve: “Anam babam fedâ olsun, at yâ Sa’d” diyerek; oklarının isabet etmesi için, 

Allah’a dua ediyordu...

Müşrikler saldırdıkça, Müslümanlar Peygamberleri etrafında çoğalarak, O’nu koruyorlardı...

Müslümanları yenemeyeceklerini anlayan müşrikler; geri çekilip, Mekke’ye doğru yöneldiler...

Resulullah (s.a.s) 70 kişilik bir süvari birliğini, müşrikleri takibe gönderdi... Bu birlik, müşrikleri 8 km kadar takip etti...

Peygamberimiz (sav) ve ordusu üç gün, geceleri ateş yakarak, Uhud dağı eteklerinde bekledi...

Daha sonra şehidleri defnettiler...

Efendimiz (s.a.v.) şehitlerin mezarları başında, şöyle diyordu: 

“Ben şehitlerin, Allah Tealâ’nın yolunda canlarını feda ettiklerine kıyamet günü şahitlik edeceğim. Onları kanlarıyla (kanlı elbiseleriyle) gömünüz. Vallâhî, kıyamet günü mahşere, yaraları kanayarak gelecekler. Kanlarının rengi (bugünkü gibi) kan rengi, kokuları da misk kokusu olacaktır.” (Buharî, Cihat 10)

İslam yolunda can veren, yakın tarih şehidlerimizden birisi de Mehmet Doğruyol...

Mehmet Doğruyol 10 Mart 1978 tarihinde, Bursa Orhangazi’de şehid edildi...

O dönemde yayınlanan İslami Hareket Dergisi’nde, şahadetiyle ilgili haber şu şekilde yer almıştı:

MÜSLÜMAN GENCİ ÖLÜM RANDEVUSUNA BİR KIZ GÖTÜRDÜ

Orhangazi Lisesi talebelerinden Mehmet Doğruyol, 10 Mart 1978 Cuma günü, komünistler tarafından pusuya düşürülerek şehid edilmiştir.

Yıllardır, Orhangazi Lisesi’nde gayr-i milli zihniyet (komünistler) barınamıyordu. Liseli Müslüman gençler, dışarıdan yapılan devamlı tahrik ve tehditlere rağmen yılmıyor, çalışıyorlardı. Komünistler, bu yollarla başarılı olamayacaklarını anlayınca, çeşitli yollarla Müslüman talebeleri, pusuya düşürerek öldürmeyi planladılar.

Aynı lisenin öğrencilerinden, Selma Çakır adlı bir kız, bu planlar için vasıta olarak kullanılıyordu.

Selma Çakır, Mehmet Doğruyol ile önce arkadaşlık istemiş, ancak; Mehmet’in İslam görüşlü olduğunu ve aldatamayacağını anlayınca; ilişkili olduğu TİKKO teşkilatına durumu anlatarak, bir ‘ölüm perdesinin senaryosunu’ kurmuşlardı.

VE SAHNELEDİLER...

Selma Çakır, “Seninle konuşmam lâzım” diyerek, Mehmet Doğruyol’u, Cevizli tren istasyonuna götürdü. Burada pusu kuran komünist militanlar, saklandıkları yerden çıkarak, otomatik silahlarla, Mehmed’i taradılar.

Uhud Şehidlerimizin ve Mehmet Doğruyol kardeşimizin ruhu için El Fatiha...

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle