--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye’yi Yurtdışından Gözlemleyin...

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

Türkiye’mizin bu gün geldiği konumu, sağlıklı görebilmeniz için, yurtdışına çıkmanız gerekiyor. 

Türkiye’de yaşayan insanlarımızın çoğu, Türkiye’nin geldiği noktayı, görememekte veya görmek istememektedir. 

Daha önceki yıllarda yurt dışına çıkanlar, özellikle 2008’den sonraki yurt dışı çıkışların da, birçok ülkede karşılaştıkları farklı tavrı yaşamışlardır. 

Ben kendi hayatımdan, misal vermek istiyorum.

Umre ve Hac vesilesiyle, 2012 ve 2013 yıllarında Mekke ve Medine’ye gittim.

Daha önce buralara gelmiş insanlarımızdan dinlediklerimle, kendi yaşadıklarımı kıyasladım. 

Türkiye’ye ve Türkiye vatandaşlarına gösterilen ilgi ve alâkayı yaşadığımda, ülkemle gurur duydum...

Eski yıllarda esamesi okunmayan TL, buralarda bütün döviz bürolarında alınıp, satılıyordu. 

Bu manada, olumlu değişikliği yaşadığım bir başka ülke İran... 

İran’a ilk gelişim, İslam İnkılabı’ndan bir sene sonraydı ve yaklaşık 3 ay kadar; Urmiye, Tebriz, Tahran, Kum ve Meşhed’de yaşadım. Türkiye’ye döndükten sonra, 9 yıl pasaport alamadım ve 1990 yılından bu yana her sene, en az birkaç kez olmak üzere, İran’a gittim. 

2009-2011 yılları arasında iki yıl İran’da yaşadım.

Yaklaşık, bir aydır tekrar İran’dayım... 

Türkiye, İran, Mısır...

Bu üç ülke, özellikle İslam’dan sonra, kendi aralarında, her alanda rekabet hâlindedirler. 

Bundan dolayı, üç halk kendi arasında birbirlerine karşı, bir nevi üstünlük kurma, kendisini üstün görme meylindedirler...  

Bundan dolayıdır ki, birbirlerinin terakkisinden, olumlu veya olumsuz etkilenmektedirler... 

İkibinli yıllardan önce, İran halkı arasında dolaşırken, Türkiyeli olmanın, pek bir önemi yoktu...

Fakat özellikle 2006-2007 yıllarından itibaren, İran’da Türkiyeli olmak, insana bir taraftan gurur, bir taraftan huzur veriyordu... 

Çarşı pazarda dolaşırken; esnafla, şoförlerle, insanlarla konuşurken Türkiyeli olmanız, gördüğünüz muameleden dolayı, size haz veriyor... 

Halk arasında ‘Türk Malı’ tabiri, bir dönem Türkiye’mizdeki ‘Alman Malı’ tabirinin yerini aldığını görmeniz, duymanız; size gurur veriyor, haz duyuyorsunuz... 

Ben bu söylediklerimi camide, şehirlerarası otobüslerde, uçaklarda karşılaştığım birçok muamelede yaşadım... 

Tebriz’in Traktor Sazi adında, İran 1. Liginde oynayan takımının, 70.000 kişilik İmam Humeyni Stadyumu’nda, birçok kere maça gittim. Burada bazen Fenerbahçeli Semih’in, bazen Türkiye milli Takımının formasıyla bulunduğumda; yanınıza gelip fotoğraf çektirmek isteyen gençlerden, maçı seyredemediğim oluyordu.  

Yanıma gelip, benimle fotoğraf çektirmek isteyenler...

Bunların birçoğunun duygularını anlayabiliyordum... 

Bir dönem bizim de gençliğimizde, 1970’li yıllarda Türkiye’ye gelen ve MTTB’de konferans veren Libya Başbakanı Callud’a, Muhammed Ali Clay’a, 1990’lı yıllarda Haşimi Rafsancani gibi kimselere yaklaşmak için, canhıraş uğraştıklarım aklıma geliyordu... 

Bugün Türkiye’mizin dünyanın birçok yerinde saygınlığının artmasının ana müsebbibi, Sayın Başbakanımız Tayyip Erdoğan’dır... 

Başbakanımızın, Türkiye’yi ekonomik ve siyasi olarak taşıdığı nokta, bu itibarın artmasında, en önemli etkendir. 

İstanbul’u en iyi gözlemenin yeri Çamlıca tepesi olduğu gibi... 

Türkiye’nin itibarını ve geldiği noktayı tesbit etmenin en iyi yolu, yurt dışına çıkmanızdır...

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle