Tevhid-Selam Terör Örgütü…
‘Tevhid-Selam Terör Örgütü’…
Yine gündemde…
Bu sefer ‘Tevhid-Selam Terör Örgütü’ hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı takipsizlik kararı verdi…
Şimdi zamanı durduralım ve 2000 yılı Mayıs ayına gidelim ve benzer bir kumpas neticesinde, Selam Gazetesi çalışanlarına ne yapıldığını görelim:
Hürriyet: ‘Bu sefer iş tamam amirim- Faillerin Tümünü tek tek belirledik.’
Posta: ‘Molla-Yobaz el ele – Türk teröristler İran’ın verdiği malzemeyle bombayı hazırladı. İranlılar Mumcu’nun arabasına bombayı koyarken Türkler gözcülük yaptı.’
Milliyet: Mumcu sanıkları kiralık terörist çıktı – İran’dan para aldılar.’
Sabah: Ecevit: Katil Elimizde – Başbakan, Uğur Mumcu’nun arabasına bomba koyanın yakalandığını açıkladı.
Akşam: İşte Katiller! Türkiye’yi sarsan cinayet aydınlandı. Uğur Mumcu’nun katilleri 7 yıl sonra yakalandı.
21 Temmuz 2014 günü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2207/2014 sayılı Basın Açıklamasının bir bölümünde, şöyle denilmektedir:
“İstanbul cumhuriyet Başsavcılığının Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun yaptığı 21.07.2014 tarihli operasyonlara ilişkin açıklamadır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının kapatılan TMK 10 ile yetkili bölümünde 2010 yılından beri yürütülen ve daha önce konuyla ilgili C. Başsavcılığımızca açıklama yapılan sözde selam-tevhid adlı örgüt kurulduğu iddiasıyla 251 kişi hakkında yürütülen soruşturmayla ilgili yapılan inceleme ve araştırma tamamlanıp 251 kişi hakkında takipsizlik kararı verildiği,
Karar gerekçesinde de belirtildiği üzere ortada terör örgütü kurulduğu yönünde delil olmadığı hâlde bir kurgu oluşturularak 2010 yılında soruşturma başlandığı, yaklaşık 3 yıl süreyle 251 hedef kişi toplamda 2280 kişinin dinlendiği, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın ve bakanlarının diğer ülke yetkilileri ile olan görüşmelerinin kaydedildiği, MİT müsteşarının kod adıyla örgüt üyesi olarak dinlenip kaydedildiği, özetle casusluk yapıldığının tespiti üzerine 21.7.2014 tarihli talimatımızla söz konusu selam-tevhid adlı örgüt adıyla soruşturma yapan gerçekte amaçlarının casusluk olduğu belirlenen 76 emniyet görevlisi hakkında yakalama ve gözaltı talimatı verilmiş olup, şu an itibariyle 52 şüphelimiz alınmış diğer şahısların yakalanmaları ve gözaltına alınmaları yönündeki uygulamalar hâlen devam etmektedir.”
Haklarında takipsizlik kararı verilenler arasında, Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, gazeteciler Fehmi Taştekin, Hüsnü Mahalli, Nasuhi Güngör, İHH Başkanı Bülent Yıldırım, Başbakan danışmanı Mustafa Varank ve Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk gibi isimler yer almış. Şüpheli listesinde AKABE Vakfı, Ankara Muhammediye Cami, El Mustafa Medresesi, Haliç Kongre Merkezi gibi kurumların binaları da dinlenmişti.
İstanbul Bassavcılığı basın açıklamasında ne diyor: “Selam-tevhid adlı örgüt kurulduğu iddiasıyla 251 kişi hakkında yürütülen soruşturmayla ilgili yapılan inceleme ve araştırma tamamlanıp 251 kişi hakkında takipsizlik kararı verildiği…”
“Karar gerekçesinde de belirtildiği üzere ortada terör örgütü kurulduğu yönünde delil olmadığı hâlde bir kurgu oluşturularak 2010 yılında soruşturma başlandığı”
Eğer 17 Aralık ve 25 Aralık 2013 operasyonları başarıya ulaşsaydı; yukarıda savcılık açıklamasında geçtiği gibi ‘kurgu oluşturularak’ bu günlerde, gazetelerde şu haberleri okuyabilirdiniz:
‘Selam Terör Örgütü Yeniden Hortladı… Eski Başbakan Erdoğan da Selam Terör Örgütü üyesi çıktı…!’
‘Flaş!.. Flaş… Eski Mit Müsteşarı Hakan Fidan Selam Terör Örgütü Üyesi Olarak İran’a Casusluk Yapmış…’
Evet, aynen buna benzer başlıkları görecektiniz…
Tıpkı 2000 Yılı Mayısının ilk haftasındaki gibi…


