--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şehid İbrahim Kızmaz

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

Çözüm süreci, bütün provokasyonlara rağmen ilerlemekte…

Daha büyük olaylara gebedir Çözüm süreci...

Çünkü…

PKK içinde, çözüm sürecine karşı olan bir kesimin olduğu gerçeğini unutmamalıyız…

Önceki hafta Cizre’de yaşananlar, bunun en açık delilidir…

Hem çözümden yana olacaksınız, hem de en güçlü olduğunuz bir beldede; çözüm sürecine berhava edecek, büyük olaylar meydana gelecek ve biz bu olayların içinde değiliz diyeceksiniz…

Güneydoğu insanı, çok çekti…

Yıllarca, Türkiye Cumhuriyeti içerisine çöreklenmiş, yapılardan çekti…

Adına kimi zaman Kontr Gerilla, kimi zaman Gladyo, kimi zaman Jitem, kimi zaman Derin Devlet denilen yapılardan, çok çekti…

Devlet içerisinde çöreklenmiş bu yapılar, Kürt kardeşlerimize olmadık işkenceler yaptılar…

Bu işkenceleri yapanların bir kesimi, Kürt diye bir ırk yoktur diyen zihniyetin temsilcileriydi…

Diğer bir kesim de, Kürtleri devlete düşman yapmak için bu işkenceleri yapıyordu…

Bütün bunlar, belki anlaşılabilir bir mantığın izdüşümüydü…

Fakat Kürtlere işkence eden…

Kürtleri çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden öldüren, PKK’ya ne demeliydi…

Bazı PKK ileri gelenleri ve sempatizanları, ne kadar inkar ederse etsin…
Bölge insanı bunları yaşadı…

Bölgede hakimiyetini tesis etmek için, kendisinden olmayan, PKK’ya sempati beslemeyenleri, hunharca ve kimi zaman da kalleşçe öldürüyordu PKK…

Böyle öldürdüğü kimselerden birisi de İbrahim Kızmaz… 

Nusaybin’in bilge kişisi İbrahim Hoca…

İslami hassasiyeti, fedakârlığı ve samimiyeti ile Nusaybinli Müslümanların gönlünü fetheden…

Taze bir fidana, öğrencisine teneffüste okul bahçesinde, anlatırken katillerin kurşunlarına hedef oluyordu…

Kurunun yanında, yaş da yanabilir diyerek…

On yaşındaki taze fidana da acımadılar…

İbrahim Hocasının kucağına, onu da devirdiler…

Günlerden 6 Ocak yıllardan 1992 idi…

Şehidlerimiz İbrahim Kızmaz 

ve Orhan Korkmaz’ın aziz hatıralarına

Ayrılık Güvercinleri

Direnmenin ihtişamı

Dağlardan yankılanan feryadlar var

Ateşi sulara okutan

Ölüm üstüne yorumlar

Asıl mü’minde güzeldir kurşunlar

Devrilip devrilip gelen

Aşkın zirvesinden

Kulp’tan Nusaybin’den

Sevdalar işkencede

Sizden yana saf tuttuk ey İbrahim ey Orhan

Yabancısı değiliz intikamların

Serpilen yara oldunuz bağrımıza

Secde izleriyle nakış nakış alnına

Kanlı kancalar atıldı 

Ateş yutmuş gözlerin

Senin gözlerine döküldü kezzap

Şimdi biz kör olduk

Görmemenin kahrolası hüznü 

Sular şaşkın akıyor

Yarası derinden

Kulp Çayı mahsun

Kulp Çayı kan

Ashab-ı Uhdud’dan

Tutuşturulmuş ateşlerdi vücuduna serpiştirilen

Tevhidî libasınla yandığında

Kitabımdan başkaldırılar boy veriyor

Ve kesemez hiçbir zalimin bıçağı mazlumun sesini

İbrahim nasıl öğrendiyse İbrahimce ölmeyi

Sen de öğren ki, bozkır dağlarıma yağsın yağmur

Değil mi ki hayatın bir yüzü ölümdür güzelim

Bak ellerimde

O mükemmel günün hazırlığı var

He canım, kurşunlar sıkılınca bağrıma

Kin ve öfke baktım dağları delip geçen

Alnımın dağlandığı yerde

Ey mazlum çocukları Doğu’nun

Yaralarımız üzerinde ayrılık güvercinleri

Ölüm renginde

Sana

Hamza’nın ciğeriyle soluyan 

Orhan diyorum

Ve sana Hubeyb kararlılığında

İbrahim diyorum

Diyorum ak güvercinler ölmedi ölmeyecek

Anlıyor musun

Göğsüme yaslıyorum sizleri yeniden

Ayrılık güvercinleri

          Bünyamin Doğruer

İbrahim Kızmaz Hocamızın ve Tüm şehidlerimizin ruhuna El Fatiha…

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle