--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şehid Fevzi Bektaş Hocamız...

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

“Genç Ölürsem

Genç ölürsem mezarımı gayet derin kazsınlar

Sevenlerim hatıramı başucuma yazsınlar

İsterlerse ben öldükten sonra matem tutsunlar

İsterlerse ebedî anmayıp unutsunlar

Son dileğim yalnız şudur mazimizi söylerseniz

Mazimi söylerken papatyalar açarlar

Papatyalar açarken genç yolcu okur hatıra taşımdan

Silinmeyen hayal gibi yazılar hep kalsın

Sevenlerim okurken hatırlayarak ansın.”

Fevzi Bektaş

Sizi unutmak mümkün mü sevgili hocam?

Dersteki otoriter ve disiplinli, teneffüste ise babacan hâlinizi...

Arkadaş gibi dertlerimizle ilgilenmenizi...

Nasıl unuturuz Hocam..?

Nasıl unuturuz, bizleri yetiştirmek için gösterdiğiniz gayretleri...

O zaman gençliğin verdiği tecrübesizlikle size kızdığım, hayata atıldığımda ise şükranla andığım, ‘Tek derse’ bıraktığın, Kur’an-ı Kerim dersinden imtihanımı...

Kur’an-ı Kerim okumasını, İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde öğrendim. Sınıf arkadaşlarımın çoğu, İmam Hatip Okuluna girmeden önce, Kur’an okumasını öğrenmiş. Fakat ben, Kur’an okumasını İmam Hatip Okulunda öğrenmiştim. Bu yüzden de her sene, Kur’an-ı Kerim’den ikmale ve bazı seneler de, tek derse kalırdım. İmam Hatip Okulu 4-E sınıfındayken, Kur’an-ı Kerim hocamız Müzekkâ Gürbüz idi. Allah, O’ndan da razı olsun. İkmale kalmıştım ve ikmal imtihanlarında, komisyonda Fevzi Bektaş Hocamız da vardı. Önce, yüzünden bir miktar okudum. Ve iyi okumuştum. Yasin, Fetih sûrelerinden birer bölüm ezber okuttular. Bunları da güzel okudum. Hatta Müzekka Hocam, Fetih sûresinin son âyetlerini okumadan önce, Fevzi Bektaş Hoca’ya: Hocam bak şimdi mahreçleri ne güzel okuyacak, dediğini hiç unutamıyorum. Son olarak Fevzi Bektaş Hocam, Hümeze sûresini okumamı istedi. Okudum. Fakat Narullah il-Mûgadeh bölümünü tekrar okuttu. Mûgadeh derken, ne var diye sordu. Ben de İhfa var hocam dedim. Hâlbuki Meddi Tabi vardı. Ben imtihan heyecanıyla yanlış söyledim.

 Fevzi Bektaş Hocam: ‘Hepsini güzel okudun, ama ihfa ile meddi tabiyi öğren de gel olur mu?’ diyerek, tek derse bırakmıştı. Rabbim gani gani rahmet eylesin.

Öğrencilerinden Abdurrahman Şen, Fevzi Bektaş Hoca ile ilgili bir hatırasında şunları anlatıyor: 

“Karagümrük Stadı’nda Hocamız Fevzi Bektaş’la Erdoğan’ın, bir maçını seyrediyoruz. Erdoğan maçta çok iyi oynuyor. Çıkışta Fevzi Hoca, Abdurrahman’a Erdoğan’ın dersleri zayıf olduğu hâlde, sahanın en iyilerinden olduğunu belirterek: 

“Bugün Kuran-ı Kerim’den, Arapça’dan benden 9-10 alanlar, yarın birer hacı kızı alıp, kenara çekilecekler. Bu ülkeye, bugün bu sahalarda top koşturanlar, sizler hizmet vereceksiniz.” 

Abdurrahman, şöyle devam ediyor:

“Bugün bakıyorum, hakikaten bizim sınıfta Arapça’sı, Kuran’ı, meslek dersleri 9-10 olanlar, bugün birer köşeye çekildiler. Hatta bir kısmı kendilerini iyice meczuplaştırdı. Ama o günlerde kahveye kaçan, sinemaya giden, top oynayan, ‘Bu ne biçim İmam Hatipli’ diye eleştirilen öğrenciler; toplumun önünde, iş yapan insanlar oldular.”

Fevzi Bektaş Hocamız, yıllarca İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde hizmet verdi, yüzlerce talebe yetiştirdi ve Küçükçekmece İmam Hatip Lisesi açılınca da, oraya müdür olarak tayin edildi. Burada görev yaparken okula gelen müfettişler, okulun duvarında asılı duran bir Hadis-i Şerif tablosunu kaldırması hususunda ısrarcı olunca...

Mûnis hâlli Fevzi Hoca, birden celâllenerek:

‘Beyefendi, burası İmam Hatip lisesidir. Burada, ülkenin imanlı nesli yetişiyor. Bu gördükleriniz, Peygamber Efendimizin mübarek sözleridir. Kendinize geliniz!...’  diyerek hâdlerini bildirir...

İlkelerinden taviz vermeyen ve tatlı sert üslubuyla hemen hemen tüm öğrencilerinin kalbinde taht kuran Fevzi Hocamız, 15 Aralık 1979 günü şehadete ulaştı...

Yüce Rabbimiz, Fevzi Hocamızı çok seviyor olmalıydı ki, O’nu şehadet mertebesine ulaştırarak, yanına aldı.

17 Aralık 1979 tarihli Yeni Devir Gazetesi haberi:

BEŞİKTAŞ’TAKİ BOMBALI KATLİAMIN BİR KURBANI DA İMAM HATİP MÜDÜRÜ

Sarıyer ve Zeytinburnu İmam Hatip Müdürleri de Yaralı

Beşiktaş’taki kafeteryada, radyatörlerin altına yerleştirilen, tahrip gücü yüksek bombanın infilakı sırasında, bir arada bulunan üç İmam-Hatip Lisesi müdüründen, Bakırköy İmam-Hatip Lisesi Müdürü olay yerinde öldü, diğer ikisi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

Olay Müslüman camiada, nefret ve teessürle karşılandı.

İSTANBUL (Özel)

Önceki akşam, saat 19.00 sularında, Beşiktaş sahildeki Barbaros Kafeterya’da meydana gelen şiddetli patlamada hayatını kaybeden Fevzi Bektaş’ın Bakırköy İmam-Hatip Lisesi Müdürü; yaralı olarak hastaneye kaldırılanlardan Dursun Kılıç’ın Zeytinburnu, Sabahattin Karasu’nun ise Sarıyer İmam-Hatip Lisesi Müdürü oldukları belirlenmiştir.

Dursun Kılıç da yıllarca Din dersi ve Kur’an-ı Kerim dersimize girmişti. O da yıllar sonra, Rahmet-i Rahman’a kavuştu...

Yüce Rabbim...

Fevzi Bektaş Hocamızı, Dursun Kılıç Hocamızı ve bizlere emeği geçen tüm hocalarımızı cennetinle mükâfatlandır... 

Tüm hocalarımızın ve hassaten Fevzi Bektaş Hocamızın ruhu için El Fatiha...

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle