--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şehid Bahaddin Yıldız

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

Afgan dağlarında kar kucak kucak

Ne ev, ne bark kalmış, ne de bir ocak.

Bizim evimizse, yaz gibi sıcak.

Kalmak istesen de, kalamazsın ki!

Afganlı kardeşin her yanı yara.

Sarmak istesen de saramazsın ki…

Bir dönem İslamcı gençliğin hülyasıydı, Afganlı kardeşleriyle hemhâl olmak…

Uyku haricindeki günün tüm zamanında, Afganistan konuşulurdu…

Afganlı kardeşleriyle birlikte, Ruslara karşı savaşmak hülyalarıydı…

Bu hülyalarına erişen yiğitlerden birisiydi, Bahaddin Kardeşim…

Soyadı gibi yıldızlaştı gönüllerimizde, Bahaddin Kardeşim…

Afganlı kardeşleri için önce Gazilik rütbesine kavuştu…

Sonunda Afgan dağlarının karları, kucakladı Bahaddin’i….

Uçsuz bucaksız Hindukuş dağlarının karlarında, 17 Mayıs 2010 tarihinde, Faruk Aktaş ile birlikte şehadete ulaştı…

BAHADDİN YILDIZ KİMDİR?

1956 Sivas doğumlu. 1975 yılında, İzmir İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. 1975-1980 yılları arasında okuduğu, Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesini 1987 yılında, Afganistan dönüşünde 2. öğrencilik döneminde bitirdi. Yazıları Mavera, Güldeste, Gurbet dergilerinde, Milli Gazete ve Yeni Devir Gazetesi’nde yayınlandı. 

Abdülhamit Muhaciri mahlas ismiyle, Milli Gazete’de çocuk köşesini hazırladı. Aynı dönemde çıkan Selam Dergisinde de, yazıları yayınlandı. İmza Dergisi ve Müslüman Genç Dergisi’nde çeşitli mahlaslarla, birçok yazısı yayınlandı. 

www.yorum-online.de internet sitesinde, yazarlık yapıyordu. 

Savaşan Afganistan, Cihat Günlüğü, Kar Çiçeği, Karda Ayak İzleri, Güllerin Vedası isimli kitapları yayınlandı. Henüz yayınlanmayan birçok çalışmasını; ardında, emanet olarak bıraktı. 

Üçü kız, ikisi erkek beş çocuğu ve bir torunu var.

Bahaddin YILDIZ, Türkiye’de günümüz İslami Hareketinin filizlendiği, 70-80’li yıllarda tarihe silinmeyecek izler bırakmış, önemli isimlerinden birisi. 

Osmanlının son döneminden başlayarak, 1950’lere kadar devam eden yozlaşma sürecinin etkilerinin silinmesi için, çabaların yoğunlaştığı bir zaman dilimini, dolu dolu yaşayan isimlerden birisi.

Henüz lise yıllarında iken MTTB ile tanışan ve bu bünyede hayırlı hizmetlere omuz veren Bahaddin YILDIZ; gerek akranlarına, gerekse de kendinden sonra gelen nesillere, yaptığı olumlu katkılarla anılacak. 

İzmir İmam-Hatip Lisesi’nde hem İslami kimliğini inşa edip, hem de sporcu kişiliğiyle öne çıktı. Lisenin, güreş takımında yer aldı. Kitleleri etrafında toplayan, bir özelliğe sahip olan Bahaddin YILDIZ; bu özelliklerinin de etkisiyle sevilen, sayılan ve etrafında toplanılan bir önder kişi olarak, ortaya çıktı.

İmam-Hatip yıllarının ardından gelen, Erzurum’daki Üniversite yıllarında, MTTB ve Akıncılar içerisindeki çalışmaları, Bahaddin YILDIZ’ın tam anlamıyla çevresine damgasını vurduğu yıllar olarak, kayıtlara geçti. 

12 Eylül 1980 darbesi öncesi sıkıyönetim döneminde, Milli Türk Talebe Birliği kapatıldığında baş harfleri MTTB olan “Mahalli Teknik Takımlar Birliği” isminde bir dernek kurarak, MTTB isminin yaşatılmasını sağladı. Erzurum’da profesyonel olarak, hem atletizm takımı, hem Milli Kayak Takımı içerisinde yer aldı. 

Özellikle Hicret’in 1400. Yılı sebebiyle, 3 arkadaşıyla birlikte Erzurum’dan Kayseri’ye yaptıkları Hicret Koşusu, Türkiye İslami Hareketinin, önemli dönüm noktaları arasında yerini aldı. 

Erzurum’daki birinci öğrencili döneminde, İşletme Fakültesi Öğrenci Temsilciliği, Erzurum Atatürk Üniversitesi Yurdu Öğrenci temsilciliği, Telsizler Yurdu Öğrenci Temsilciliğini yürüttü. Akıncılar bünyesinde, İzmir İl Başkanlığı ve daha sonra Akıncılar’ın 11 bölgesinden birisi olan, İzmir Bölge Başkanlığı görevlerini yürüttü.

1978 yılında Rusların Afganistan’ı işgal etmesi ve Türkiye’deki darbe ve baskı yılları, Bahaddin YILDIZ’ın önüne yepyeni ufuklar ve farklı bir mücadele alanı açıyordu. Diğer ülkelerden gelen mücahitlerle beraber, bir taraftan Afgan Cephesinde fiili cihadın içerisinde yer alırken, diğer taraftan da o bölgenin tüm yerel dinamiklerinden ve değerlerinden istifade ediyordu. 

O, bulunduğu her ortamı, bir öğrenim ve aksiyon alanı olarak görüyordu. Cihad süresince Afganistan ve yakın bölgesinin, kültürel kodlarını çözümleyen ve bu bilgilerle ümmetin diğer bölgelerini aydınlatan birisi oldu. 1981 yılında, Ruslara karşı girişilen en şiddetli çarpışmalarda, Gazi’lik şerefine ulaştı. Defalarca ameliyat olmasını gerektiren yaralarına rağmen, direncinden bir şey kaybetmedi. 

1987 yılında, Türkiye’ye dönmesiyle birlikte, öğrenciliğinin ikinci döneminde kaldığı yerden, çalışmalarına devam eden Bahaddin YILDIZ; öncelikle, yarım kalan okulunu bitirdi. 

Yetiştirdiği talebelerini, ülkenin her tarafına yaymaya başladı. O’nunla bir kez tanışan birisi, hayatının birçok önemli evresinde, O’nu yanında buluyordu. Okuldan sonra iş aramasında, evlilik sürecinde eş bulmasında, akademik kariyerinde veya diğer alanlarda. 

O, daima ilgi alanındaki herkesin derdiyle dertlenmeye gayret eden, bir pozisyonda oldu. Dur durak bilmeden, 54 yıllık ömrünü, adeta 100 yıllık bir ömür gibi yaşadı. Geceleri uyumak yerine, yollarda geçirerek ne zaman ihtiyaç duyulsa, orada hazır olmayı kendine şiar edinen bir hayat yaşadı.

Bahaddin ve Faruk kardeşlerimizin ruhuna El Fatiha…

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle