Onlar Bizim Öğretmenimiz Değil…
Seçimler bitti, fakat Paralel yapının hükümete karşı verdiği mücadele, devam etmekte…
Paralel yapı, seçimlerde aldığı hezimete rağmen, pes etmiyor ve etmeyeceğe de benziyor…
Bu mücadele, yazın yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve hatta gelecek yıl yapılacak milletvekilliği seçimlerine kadar, sürecek gibi gözüküyor…
Sayın Başbakanımızın, seçim gezileri esnasında, sürekli dikkat çektiği bir husus vardı:
“Bu operasyon, hükümete karşı atılmış bir adımdır. Uluslararası ve ulusal boyutu olan, bir operasyondur.”
Tayyip Erdoğan hükümetinin, Türkiye’yi ekonomik ve siyasi olarak, dünya sahnesinde ön plana çıkarması; özellikle de Müslüman ülke halkları arasında, popülaritesini artırması; uluslararası güçleri, tedbir almaya itti.
Uluslararası güçler, Türkiye’nin ayağına, gem vurmak istediler ve bunun için de, uzun yıllardır iş tuttukları, Hizmet hareketini devreye soktular…
Hizmet hareketinin de, balıklama daldığını gördük…
Böyle bir görev verilir diye de, yıllardır hazırlık yaptığını, böylece anlamış olduk…
Erdoğan ve Hükümetini, dize getirip; uluslararası güçlerin isteklerine boyun eğdirmek için yapılan operasyon; Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli politikalarıyla, neticeye ulaşamadığı gibi, aksine hezimete uğradılar.
Kendilerini dev aynasında gören, Hizmet Hareketi’nin ileri gelenleri, hezimetlerini görmeyip, tam tersine başarılı olduklarını iddia etmekteler:
‘ % 60’lardaki AK Parti oylarını % 45’lere çektik…’
Züğürt tesellisi…
Şimdi sıra, Tayyip Erdoğan ve Hükümeti’nde…
Tayyip Erdoğan’dan beklentimiz şu:
Paralel Yapı veya hizmet hareketi adına, devlet içerisine çöreklenip, millet aleyhine komplo kuranları; tek tek bulup, adalet önünde hesap vermesini sağlamalıdır.
Özellikle 17 Aralık’tan bu yana, millet aleyhine yapılan tüm işleri, tek tek masaya yatırmalısınız.
Millet aleyhine çevrilen dolapların içerisinde yer alanlar, bir bir tesbit edilip, yargı önüne çıkarılmalıdır.
Bunlar yapılırken, kin ve intikam duygularıyla değil; sadece ve sadece, yetkilerini kötüye kullananları ve onlara yardım edenleri tespit edip, adalet önüne çıkarılmaları sağlanmalıdır.
Kurunun yanında, yaş da yanar misali olmamalıdır…
‘Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe sevketmesin’ düsturuna, uygun hareket etmelisiniz.
Ama onlar bize saldırırken, kutsallarımızı hiçe saydılar…
Milletimizin seçtiği birçok kimseye ‘iftiralar’ attılar…
Birçok arkadaşımıza ‘uydurma ses kasetleriyle’ komplo kurdular…
Mavi Marmara şehidlerimizin, ailelerini bile dinlediler…
Hizmet hareketi, ne kadar pervasızca, hareket ederse etsin…
Ne kadar iftira atarsa atsın…
Ne kadar seviyesizce davranırsa davransın…
Onlar bize karşı ne kadar ölçüsüz davranırlarsa davransınlar, biz ölçülü davranmak zorundayız…
Ömer Muhtar, ‘Onlar bizim esirlerimizi öldürüyorlar. Biz de, onlardan aldığımız esirleri öldürelim’ diyen askerine, ne demişti:
Onlar bizim öğretmenimiz değil…
Tayyip Erdoğan’dan beklentimiz bu…


