Ne Oldu… Ne Olabilir… Ne Yapmalı(2)
Son yazımızda ‘Ne oldu…’ tespitinde bulunmaya çalışmıştık.
Evet ne oldu da, kimilerine göre Amerikancı (!), kimilerine göre AB uşağı (!), kimilerine göre Emperyalistlerin kuklası (!) Erdoğan’ın üzeri neden çizildi?
Tayyip Erdoğan ve hükümetini düşürmek isteyenlerin, Tayyip Erdoğan için ileri sürdüklerini, şöyle sakin bir kafayla düşündüğünüzde; oynanan oyunun senaryosunun, kimler tarafından yazıldığını ve oyunda rol alanların en iyi niyetle, nasıl kandırıldıklarını ortaya çıkarabilirsiniz…
Oyunda yer alan BAŞ HİZMETKÂR, Tayyip Erdoğan’a ne diyordu: Firavun…
Figüranlar ne diyordu, ne diyorlar: Diktatör…
Siyasi muhalifleri Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve BDP’liler ne diyor: Diktatör…
Siyasilerden başlayalım. Kılıçdaroğlu Tayyip Erdoğan’a ‘Diktatör’ suçlamasında bulunuyor; fakat bölgemizde bulunan ve kendi halklarını öldürmekte en ufak bir beis görmeyen Esed ve Sisi ile ilgili bu ithamı bir kere olsun, kendisinden işitmedik…
Bahçeli, Tayyip Erdoğan ve hükümetini, ekonomide yaptığı tahribattan, Çözüm süreci diye ülkeyi böldürdüğünden dolayı, iktidarına karşı çıkanlara ‘Diktatörce’ uygulamalardan dolayı, ‘Yüce Divan’a göndereceğini, söyleyip durmakta… Devlet Bahçeli, ülkemizin yaşadığı en büyük ekonomik krizini (2001 krizini) yaşatan Ecevit Hükümeti’nde, en büyük ortak değil miydi?
Ne çabuk unuttu?
BDP’liler’e gelince, Kürt halkının temsilcisi olduklarını, her vesile ile dile getirmelerine rağmen, geçmiş dönemlerde yer alan hükümetlerin, Kürt halkına yaptığı zulümlere eş değer zorlamaları, baskıları özellikle seçim dönemlerinde Kürt halkına yaptıklarını, halkımız bilmiyor mu?
Evet Tayyip Erdoğan (Diktatör!)…
Çünkü milletimizin tarihte görmediği hizmetleri, ayağına getiren; ömrü boyunca uçak yüzü göstermedikleri, uçak hizmetlerini milletimizin ayağına seren, büyük bir Diktatör Erdoğan (!)
Demir ağlarla ülkeyi ördük, diye diye 1930’lu yıllardan sonra, bir metre demiryolu yapmayan, halkçı ve demokrat hükümetlerin hiç birisinin başaramadıklarını; Kara Trenlerden kurtarıp Yüksek Hızlı Tren hizmetini, halkımızın istifadesine sunan, büyük yolsuzluklar yapan Erdoğan (!)
2002’de iktidara geldiğinin hemen bir-iki yıl öncesinde IMF’den BİR MİLYAR dolar borç alabilmek için, yalvaran bir ülkeyi; IMF belasından kurtarıp IMF’ye borç veren ülke hâline getiren, büyük soyguncu Erdoğan (!)
Erdoğan’ın hizmetlerini ve ülke halkına sunduğu imkânları görmek istemeyen ve Erdoğan’ı karalayan siyasilere, bunu çok görmemek lâzım…
Erdoğan karşısında, çaresizlikten ne yaptıklarını, neler söylediklerini kontrol edemiyorlar; ondan dolayı da şuursuzca ve dengesizce Erdoğan’a saldırıyorlar… Siyaseten çaresizliklerinden dolayı, Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nu ne yaparlarsa yapsınlar, ne derlerse desinler, mazur görmeliyiz…
Tayyip Erdoğan hükümetini devirmek veya en azından gücünü düşürmek isteyen oyun kurucular, geldiğimiz noktadan sonra daha neler yapabilirler?
Kanaatimce en önemli kozlarından birincisini, 17 Aralık’ta devreye soktular…
En önemli kozlarından bir başkasını, yerel seçimlerin hemen on on beş gün öncesine saklıyorlar…
Bu iki tarih arasında da, garnitür cinsinden yolsuzlukları, usulsüzlükleri piyasaya sürecekler…
Aklınıza gelmeyecek, daha doğrusu ihtimal veremeyeceğiniz kişiler hakkında, ne kasetler (!) ne hizmetler (!) hazırladılar, siz halkımız için bir bilseniz…
Fakat 17 Aralık’ta sundukları hizmet(!) halkımız tarafından hiç beğenilmedi fos çıktı.
Oysa ne zahmetler çekmişler, ne sıkıntılara girmişler ne olağanüstü gayretler harcamışlardı, bu yolsuzlukları (!) ortaya çıkarmak için…
Oysa biz ne kadar güzel hizmetler, hazırladık diye seviniyorduk…
Böyle birdenbire, nasıl da fos çıktı anlayamadık…
Anlayamadığımız bir şey var bu Erdoğan’da...


