--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kürt kardeşlerimize büyük bir özür borcumuz var…

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

Kürt sorunu mu, Güneydoğu sorunumu, PKK sorunu mu?

Adını ne koyarsanız koyun; Türkiye’nin özellikle Güneydoğusunda ve diğer bölgelerinde yaşayan Kürt kardeşlerimizin, problemleri var…

Ulusalcı ve Laikleri dinlerseniz, Kürtlerin Türkiye’de hiçbir sorunu yoktur…

Eşit vatandaşlık haklarına sahiptirler, herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir.

İkinci sınıf insan, muamelesine tabi tutulmazlar.

Evet, kanunen bu dedikleri doğrudur.

Kürtler için ayrı bir kanun yoktur.

Kürt, Türk, Boşnak vb. herkes, kanun önünde eşittir.

Fakat uygulamada, bu hiçbir zaman böyle olmamıştır.

Cumhuriyetin ilk yıllarından, günümüze kadar kanunlar, Kürt kardeşlerimiz aleyhine yorumlanmıştır.

Kürtler aleyhine uygulanan en son kanun, AK Parti hükümetinin birkaç ay önce çıkardığı, eğer hüküm verilmemişse ‘Tutukluluk süresi en çok 5 yıl olabilir’ kanunu; Ergenekon ve benzeri birçok davada hemen uygulandı ve 5 yıldır tutuklu olanlar, hemen serbest bırakıldılar.

KCK davasından tutuklu Kürt vatandaşlarımız, bu kanundan yararlandırılmadılar.

Nihayet baskılar neticesinde ADİL (?!) MAHKEMELER, kanunu haftalar sonra uyguladı ve 5 yıldır tutuklu bulunan Kürtlere, tahliye verdiler lütfen…

Hani Kürtlere ayrıcalık yapılmıyordu...?!

Çocukluğumda, 60’lı, 70’li yıllarda bir söz işitirdim, Konya şivesiyle:

Guyruklu Goca Kürt… (Kuyruklu Koca Kürt)…

Bu kadar aşağılayıcı bir söz olabilir mi?

Evet, Kürt kardeşlerimiz için, bunu söylüyorlardı…

Laik yobazlar, Kürt kardeşlerimizi aşağılamak için, bu kadar galiz hakaretler yapıyorlardı…

Ve maalesef toplumun bazı kesimlerinde de, karşılığını buluyordu bu sözler…

Hatta öyle ki, çocukluğumda bazı insaflı öğretmen ağabeylerimden, şu acı hakikati dinlemiştim:

Köy Enstitülerinden öğretmen olarak mezun olanlar, Güneydoğu’ya görevlendirilip gittiklerinde; Kürt vatandaşlarımızın arkalarında, nasıl bir kuyruk var diye bakarlarmış…

Laik sistem idarecileri, böylesine hakaretamiz bir aşağılama, anlayışını empoze ediyorlardı…

Ulusalcı ve laik yobazların birçoğu, Kürt vatandaşlarımızı, hâlâ ikinci sınıf vatandaş gibi görmeye devam etmektedirler…

Bu hakikati göz ardı etmeyelim.

12 Eylül darbecileri, muhalif tüm kesimlerin üzerinden, bir buldozer gibi geçti…

Sol ve Komünist fikri benimseyenler, büyük işkencelere tabi tutuldular…

İslamcılar da, işkence tezgâhlarından nasiplerini aldılar…

Hatta muhalif olmamalarına rağmen Ülkücüler de, bundan nasiplerini aldılar…

Şu çok acı bir hakikat ki, 12 Eylül Darbecileri en yoğun zulmü, Kürt kardeşlerimize yapmıştır…

Güneydoğu’da binlerce Kürt vatandaşımızın köyleri boşaltılmış, köylerinden sürülmüşlerdir…

Binlercesinin köyü yakılmış, viran edilmiştir…

Oysa solcuların kurtarılmış bölgeleri vardı Fatsa, Kars, İstanbul 1 Mayıs Mahallesi gibi…

Hangisini yaktı 12 Eylül Darbecileri…?

Onlar muhalif değil miydi...?

Evet…

Kürt kardeşlerimize, büyük bir özür borcumuz var…

Ak Parti hükümeti bu hususta adımlar atmakta…

Evet, ama yetmez diyorum…

Milletimizin bağrından çıkmış, kimsesizlerin kimi, Recep Tayyip Erdoğan…

Kürt kardeşlerimize, ‘gerçek kardeşliğimizi’ göstermeni…

Kürt kardeşlerimizle ‘candan’ kucaklaştırmanı bekliyoruz…

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle