--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kuba Mescidi’nde Son Bulan Hicret Yolculuğu

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin
Medine gezilerimizin son durağı: Kuba Mescidi

Kur’an-ı Kerim’in Tevbe Suresi 108. Ayetinde:
“…. İlk gü­nün­den tak­vâ üze­ri­ne ku­ru­lan Mes­cid…” şek­lin­de zik­re­dil­en mescid…

Hicret esnasında inşa edilen ilk mescid olması hasebiyle, İslam tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Mekke’den Medine’ye, Peygamber efendimizden önce hicret eden (ilk Muhacirler) Müslümanlar, Medine yakınlarındaki Amr bin Avf Oğulları’nın, hurma kurutma arazilerini; düzeltip düzenleyerek, ilk mescidi inşa ederler ve burada, vakit namazlarını eda etmeye başlarlar.
Ebu Huzeyfe’nin azadlısı (azad edilmiş köle) Sâlim, ilk gelen muhacirler arasında, Kur’an-ı Kerim’i en iyi bilen ve en güzel okuyanı olduğu için, imamlık yapıyordu.
Peygamber Efendimiz, kafirlerin kendisine yaptıkları ‘Gel bizim başımıza geç. Ama bu davadan vazgeç.’ teklifini kabul etmeyince; Peygamberimizden kurtulmak için, hangi kabilenin yaptığı belli olmasın diye de; her kabileden seçme savaşçıların katıldığı, bir ölüm mangası kurarlar. Peygamberimizi gece yarısı evinden çıkarken, öldürmeyi kararlaştırırlar.

Rabbimiz, Cebrail vasıtasıyla durumu Peygambere bildirir ve Hicret etmesini emreder. Peygamber Efendimiz, en yakın arkadaşı Hz. Ebubekir’e hicret emrinin geldiğini ve hazır beklemesi haberini gönderir. Hz. Ali Efendimizi de kendi yatağına yatırır ve daha sonra neler yapması gerektiğini söyler. Evin kapısını açar, Yasin okuyarak ve bir avuç toprağı şöyle bir serperek; kendisini öldürmek için gelen, ölüm mangasının arasından geçip gider ve hiç birisi de peygamberi, Allah’ın engellemesiyle göremezler.

“Önlerine ve arkalarına sed çekmişizdir. Gözlerini perdelediğimizden artık görmezler.” (Yâsin, 36/9).
Sabah eve girerler bakarlar ki, Peygamberin yatağında Hz. Ali yatmaktadır.

Kafirlerin önderi Ebu Cehil ve diğerleri ‘Muhammed’i bulup getirene 100 deve ikramiye verilecektir’ diye, münadiler çıkarırlar.

Peygamber Efendimiz gece, arkadaşı Ebu Bekir ile birlikte Mekke’den çıkarlar ve Medine istikametinde değil de, ters istikamette ve Mekke’nin 5 km, güney tarafında bulunan, Sevr Dağı’na yönelir ve burada Sevr Mağarası’nda, 3 gün kalırlar. Bu süre zarfında Hz. Ebu Bekir’in oğlu Abdullah, şehirdeki konuşmaları ve gelişmeleri, gece mağaraya gelerek aktarıyordu. Âmir b. Füheyre de koyunları, Abdullah’ın peşinden getirerek hem izleri siliyor ve hem de mağara çevresinde otlatarak, geceleri süt içmelerine imkân sağlıyordu. Mağaradaki dördüncü günün sabahı, Âmir ile kılavuzluk yapması için kiralanan Abdullah b. Ureykıt, beraberlerinde iki deve ile mağara önüne geldiler. Rehber, onları önce Yemen istikametine, güneye doğru götürdü. Epey uzaklaştıktan sonra Batı yönüne, Kızıldeniz sahiline yöneldiler. Sonra da sahile yaklaşarak, Batı yönüne hareket ettiler. İnsanların, hemen hemen hiç kullanmadıkları, bir yoldan gidiyorlardı. O gece ve gündüz öğleye kadar, hiç aralıksız yola devam ettiler.

Kadid bölgesine geldikleri sırada, Süraka bin Malik bin Cu’şum atı ile onlara ulaştı. Gayesi onları yakalayarak, Kureyş’in koyduğu ödülü elde etmekti. Rasûlullah S.A.V ve arkadaşlarına yaklaşınca atı, onu üzerinden attı. Kalktı ve atına binip, peygamberin üzerine doğru atını tekrar sürdü. Peygamber, O’nun sesini duyacak kadar yaklaştı. Tam bu sırada Süreka’nın atının ayakları kuma battı. Süreka işte o anda, korkmaya başladı. Yaptığına pişman olup, aman diledi. Peygamber O’na seslendi ve yanlarına çağırdılar. Süreka, onlara Kureyş’in kararını ve insanların niyetleriyle ilgili, bilgiler verdi. Peygamber Efendimiz, ‘Durumları hakkında, kimselere bir şey söylememesi’ karşılığında, O’na yazılı bir eman verdi. Süreka böylece geri dönerken, Peygamber arayan kime rastladıysa, her tarafı aradığını ve bulamadığını söyleyerek, geri dönmelerini tavsiye etti.

Peygamber Efendimiz ve beraberindekiler, Nübüvvetin 14. yılı Rebiulevvel ayının sekizi pazartesi günü, Kuba’ya ulaştı. Rasûlullah, Kuba’da Gülsüm bin Hedm’in evinde konakladı. Bir başka rivayete göre, de Sa’d bin Hayseme’nin evinde konaklamıştır. Bu evde 14 gün kaldı. Bu esnada Kuba Mescidi’ni inşaa ederek, namazlarını orada kıldı. Cuma günü sabahı Ebu Bekir ile beraber, Medine’ye doğru yola çıktı. Bu arada dayıları olan, Neccar oğullarına da haber göndermişti. Neccar Oğulları kılıçlarını kuşanıp geldiler ve Peygamber’e eşlik etmeye başladılar. Salim bin Avf oğulları bölgesine ulaştıkları zaman, Cuma namazı ile ilgili ayetler nazil oldu. Ve Peygamber efendimiz ilk Cuma namazını burada, yüz kişiyle cuma’yı eda etti ve böylece, Medine İslam Devleti’nin ilk temellerini atmış oluyordu.

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle