Hoş Geldin Selehaddin Ağabey...
Selehaddin Eş...
Çilekeş...
Yıllarca Gurbet çilesi çekmiştir...
Hiçbir zaman da hâlinden şikâyet etmemiştir...
Bisikletinin pedallarına vurmuştur şikâyetini...
Çilekeş...
Bu kelimenin ihtiva ettiği mananın, tam anlamıyla tezahür ettiği kimsedir Selahaddin Ağabey...
Birçok kimsenin arzu edip de ulaşamadığı imkânlara ulaşmış; fakat bu imkânları, hiçbir zaman nefsi için kullanmamış, abide bir şahsiyettir Selehaddin Ağabey...
İmam Hatip Okulu’nda 1972-73 eğitim yılında, Milli Gazete ve Haftalık Sebil Gazetesi’ndeki, YOL oldur ki doğru vara... köşe yazılarından, gıyaben tanıdım Selehaddin Ağabey’i...
Paşakapısı Cezaevi... Gebze Cezaevi...
Zindanlara koydular susturmak için...
Selehaddin Eş’e özgürlük... sloganları çınladı... Üsküdar meydanlarında bir dönem...
Zindan nöbetinden, köşe nöbetine döndü tekrar Selehaddin Ağabey...
O dönem İslamcı gençliğin medya silahı, haftalık Şura Gazetesi’nin, son sayılarında gördük Selehaddin Ağabey’i...
Akabinde Tevhid’de haftalık değerlendirme yazıları, yolumuza ışık tuttu yazılarıyla...
Kavşak Noktasında Türkiye’nin Siyasi Görünüşü... kitabını bir solukta okumuştuk o yıllarda...
Haftalık Hicret Gazetesi’ni çıkarmak için, gecesini gündüzüne kattığına şahid olduk...
O gün bu gündür, Selehaddin ağabeyden çok şey öğrendik...
Özellikle de sabır ve teennîyi...
Selehaddin Ağabey, laik sistem karşısında dik duruşu ve mücadelesiyle, İslamcı gençliğin örnek aldığı bir şahsiyet hâline gelmişti...
O meşum gün geldi...
12 Eylül darbesi...
Güzelim Türkiye’mizi, cehenneme çeviren darbe...
Kader arkadaşlarını ayıran meş’um darbe...
Yılmaz Yalçıner, Ömer Yorulmaz, Mekki Yassıkaya ve Hasan Güneşer Diyarbakır zindanına savurdu...
Selehaddin Ağabey’i de, bir yatsı ezanı eşliğinde, İran’a savuruyordu...
35 yıl dile kolay...
Gurbet demek çile demektir...
Öyle demiyor mu şair?
Gurbet o kadar acı ki, ne varsa içinde...
Hüzün, ayrılık, özlem...
Karlı dağlardan uğurladığımız Selehaddin Ağabey...
Yine bir karlı günde, Ankara semalarında Kocatepe Camii’nden yükselen bir ezan sesiyle kavuştuk...
35 yıl sonra, yeniden aramızda Selehaddin Ağabey...
35 yıl önce bıraktığın, mücadele mevziine ‘Hoş Geldin Ağabey’...


