--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fatih’in ilme verdiği değer…

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

Bugünlerde Millet Meclisinde, bütçe görüşmeleri var…

Görüşmeler esnasında, zaman zaman çok hararetli tartışmalar yaşanmakta…

Plan Bütçe komisyonunda, 17 Kasım Pazartesi günü, İçişleri Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde “Kürdistan” polemiği yaşandı…

MHP’li ve HDP’li vekiller arasında ‘Kürdistan’ kelimesi tartışmaları yaşandı…

Karşılıklı olarak birbirlerine bağırıp, çağırdılar…

Zaman zaman da, esprili diyaloglar yaşanmakta…

MHP”li Özcan Yeniçeri, Milli Eğitim Bakanlığı’na karne verdi...

Özcan Yeniçeri, 2015 seçimleri sonunda, Milletin Ak Parti’ye tasdikname vereceğini iddia etti…

Ak Partili vekiller de Yeniçeriye karşı, Ak Parti’nin oy oranlarını yazarak tepkilerini gösterdiler…

Fatih Sultan Mehmed döneminde, kabri cennet olsun, bir dönem bütçe müzakereleri varmış…

Divan’da vezirleri toplanmış, devletin bütçesini, mîzaniyesini müzakere edecekler…

Vezirler (Bakanlar) gelmeden önce, padişah önündeki kağıdın bir köşesine, medreseler tahsisatı diye bir rakam kaydetmiş…

Müzakereler başlamış… Maliyeden mesul vezir, o rakam gözüne iliştikten sonra konuşmaz olmuş…

Padişah durumu sezmiş, vezirin sükûtunun sebebini sormuş:

“Veziri semîrim, bütçe müzakeresidir. Asıl maliye vezirinin konuşacağı bir meclistir. Susuyorsunuz?”

Dinliyorum efendim, istifade ediyorum.”

“Galiba, şuraya yazdığım, medreseler tahsisatı rakamını mülahaza ettiniz, çok buldunuz. Sükûtunuza sebep bu olsa gerek…”

Padişah bunları söyleyince, vezir konuşmuş:

“Evet padişahım. Devletin, bin derdi, masrafı var. Siz birine atf-ı nazarda bulunmuşsunuz. Onların arasında bu rakamı fazla buldum.”

Zeki padişah, kırıp gücendirmek istemiyor. İkna etmek, gönlünü almak, tayin ettiği rakamı, bütçeye koydurmak istiyor. Sormuş:

“Vezir-i semîrim, bu kadar masraflarla yaşayan, yoluna bu kadar varlıklar serilen medreselerden; acaba, insan yetişmiyor mu diyeceksiniz?”

“Evet padişahım. Öyle görüyorum, endişem budur.”

Vezir böyle konuşunca, padişah sözüne devam eder.

Her meslek fire verir, fakat bu bilhassa ilim mesleğinde çok olur. Çünkü bunlar, peygamber vârisidir. Bu çok zor bir vazifedir. Bunun misali şuna benzer:

“Kurşunî, kahverengi veya siyah bir kumaşı, kirli bir suya da sokup çıkarsanız; kuruyunca belli etmez. Kirini göstermez. Sarık diye sarınsanız bile anlaşılmaz. Ama beyaz bir kumaşa, değil kirli su; bir sinek bile değse, iz bırakır fark edilir.”

Bu meslek de, beyaz tülbende benzer, çok fire verir. Yalnız size bir sualim var. Buna vereceğiniz cevaba göre, o tahsisatı görüşeceğiz… Bu medreselerden, sizi beni tatmin edecek seviyede, yüzde beş hoca yetişebiliyor mu?”

“Aman padişahım artık bu da mı olmasın!”

Vezir bunu söyleyince, padişah şu cevabı vermiş: “Eğer yüzde beş, hakkıyla hoca yetişebiliyorsa, davayı kazandık, istediğimizi elde ettik demektir. Bu yüzde beşin uğruna, doksan beşi besleyeceğiz demektir.”

Bunun üzerine vezir de, hakkı teslim eder:

“Padişahım, yüzde beş iyi derece ise, buna razı olunacak ise, ben de sizinle beraberim, devam edelim, itirazımı geriye aldım” der.

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle