Ezan Sesinden Rahatsız Olanlar...
Öncelikle Karaman-Ermenek’te meydana gelen maden kazasında, mahsur kalan işçi kardeşlerimizin; sağ salim kurtulmalarını, kederli ailelerine dayanma gücü vermesini, Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
İstanbul’un Üsküdar semtinin bir mahallesinde yapılan bir cami inşaatı, Türkiye gündeminde önemli bir yer tutuyor...
İbadethane ile yeşil ve ağaç tokuşturması yapılmak isteniyor...
‘Biz camiye, ibadethaneye karşıyız’ diye açıkça söylemiyorlar...
Ağacı ve yeşili korumak için ‘Validebağ korusunu koruyan çevreciler’, yıllardır otopark olarak kullandıkları yere bir tek ağaç dikmişler midir?
Yıllardır beton kaplı araziye, mal sahibi olan Üsküdar Belediyesi; imar mevzuatıyla cami olarak ayrılan bu bölgeye cami yapmaya kalkınca...
Tüm kıyamet, işte o anda koptu...
Belediye yeşili katlediyor feryatları göğe yükseldi...
Bunların derdi yeşil değil...
Bunların derdi AK Parti...
AK Parti’yi nasıl zayıflatabilirim... AK Parti’yi nasıl iktidardan indirebilirim...
Mevzu ile alakalı bir hatıramı sizlerle paylaşayım:
MODA SOKAKLARINDA ÇINLAYAN TEKBİRLER
Metin, özellikle İstanbul’da zor durumda kalan Müslümanların yardımlarına koşardı. (1)
Bu manada gelen yardım taleplerine, bazen bir iki arkadaş ile gider ve o işi hemen hâllederdi.
Böylesi olaylar karşısında, yufka yürekliliğini hiç gizleyemez, zorda/darda kalana yetişebilmek için adeta çırpınırdı.
Bazen de olayı kitleselleştirirdi. Böyle kitleselleştirdiği olaylardan birini, Kadıköy’ün Moda semtindeki bir camide yaşamıştık.
Moda Camii’nin imamını bölgedeki bazı insanlar, sabah ezanını hoparlör ile okumaması için tehdit etmişler. Bu haber Metin’e ulaşınca, hemen harekete geçti ve bize, “Toplanın, sabah namazına Moda’ya gidiyoruz!” dedi.
Biz de, Vakıflar Yurdu’nda kalan talebe arkadaşları topladık. (Toplananlar arasında, Zindan Şehidimiz Şehmus Durgun, Süleyman Kara vb. üniversite talebeleri de vardı.) Durumu özetle onlara anlatarak, olaya müdahale için sabah namazını bu camide kılacağımızı söyledik.
Ertesi gün, gece sabaha doğru sabah namazı için çeşitli vasıtalarla, 30-40 kişi kadar, Moda Camii’ne gittik.
Cami imamı ve cemaat, bu kadar kalabalık gençliği görünce çok şaşırmışlardı. Namaz sonunda, imam ve cemaatle avluda musafaha yaptık.
İmama ve cemaate niçin geldiğimizi; Süleyman Kara ismindeki ağabeyimiz kısa bir konuşma yaparak bu konunun hâlledilmesi için devamlı olarak kendilerine destek vereceğimizi, imam kardeşe kimsenin zarar vermemesi için gerekeni yapacağımızı anlattı. Acil durumlarda çağırabilmeleri için telefon numaraları verdik. İmam ve cemaatiyle vedalaşarak camiden ayrıldık.
Bölge insanına da bir mesaj olması için camiden çıktıktan sonra sokaklar ve caddelerden tekbirler ve salavatlar eşliğinde geçerek Altıyol’a doğru yol aldık.
Bu güzergâh üzerindeki sinemaların reklam panolarındaki porno film afişlerini yırtarak güzel bir temizlik yaptık.
Altıyol’a geldiğimizde, emniyet kuvvetlerine ait minibüsler bizi bekliyordu. Onlarca polisin eşliğinde Kadıköy vapur iskelesine geldik ve hiç bir olumsuzluk yaşamadan Karaköy vapuruna bindik.
Karaköy’de vapurdan inildiğinde gurubumuzu yine emniyet kuvvetleri karşıladı. Gurubumuzla, toplu hâlde ve uyumlu bir şekilde hiç bir şeye aldırış etmeksizin; marşlar söyleyerek Fatih Akıncıları’nın binasına kadar geldik.
Polis minibüsleri, topluluğumuzu buraya kadar takip ederek; hem emniyetimizi ve hem de –güyâ- etrafa taşkınlık yapmamamızı sağlamış oldu.
Herhangi bir gözaltı ve olumsuzluk olmadan ekip otoları ayrılıp gittiler.
Biz de, mukaddes bir görevi yüzümüzün akıyla yerine getirmişlerin rahatlığıyla; bir hadise olmadan dernek binasına girdik.
(1)- Şehid Metin Yüksel Kardelenlerin Kan kırmızı Açtığı Gün – Mehmet Ali Tekin / İstanbul Şubat- 2014 Sayfa: 25


