--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dağdan Özyönetime... (1)

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

12Eylül Darbesini kurgulayan ve icra  edenlerin maksadını, şöyle ifade etmiştim:

Bir cümle ile anlat deseler:

Milletimizin ve ülkemizin, en az 50 yılının çalındığı, soygun operasyonudur…

Bu planın işlemesi için de…

Kürtler dağa çıkmalıydı…

diye ifade ettim.

Darbeyi icra edenler, bunun için de ellerinden geleni yaptılar…

Özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki cezaevlerinde; Kürt vatandaşlarımıza, akıl almaz işkenceler uyguladılar…

Tabi bu arada, kurunun yanında yaş da yandı…

Türk Milliyetçileri de, bu işkencelerden hisselerine düşeni aldılar…

Bahsettiğimiz işkencelerin yoğunluğu ve şiddetidir...

12 Eylül işkencehanelerinde tezgâhtan sayısal olarak, en az geçen siyasi kesimin, İslamcılar olduğunu söylemeliyim…

Daha sonra anlaşıldı ki…

İslamcılar, 28 Şubatı beklemeliydiler…

Bu vesile ile bir hatıramı, sizlerle paylaşayım da siz işkencenin boyutunu anlayın…

1981-82 Eğitim yılında, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap Fars Dili Edebiyatı Bölümünde okuyordum…

12 Eylül darbesinden önce, 15 Nisan 1979 tarihinde Şehid Reisimiz Metin Yüksel için Tatvan’da bir miting yapılmıştı. O miting dönüşünde, trende bulunan Komünist görüşlülerle Akıncılar arasında, bir kavga çıktı. Tren Sivas’ın Kangal ilçesinde, Jandarma tarafından durduruldu… 

Uzatmayalım…

Akıncılardan 11 kişi Komünistlerden 11 kişi, savcılık tarafından tutuklandık ve O zaman bölgede sıkıyönetim olduğu için; bizi önce Sivas’a oradan da, Erzincan Askeri Cezaevi’ne götürdüler.

Burada, Sivas Ülkü Ocakları davasından yargılanan, yüzün üzerinde milliyetçilerin bulunduğu kısma, istemediğimiz hâlde konulduk… 

Ülkücülerle aynı kısımda, bir hafta kaldık. Daha sonra, dilekçemiz üzerine bize özel bir bölüm tahsis ettiler ve oraya geçtik. 

Burada fazla kalmadık, 15 gün sonra 1 Mayıs 1979 günü çıkarıldığımız mahkeme, bizi de Komünistleri de tahliye etti…

1981 Aralık ayının son günlerinde, o zamanki Siyasi Şube (Daha sonra Terörle Mücadele olarak değiştirildi) elemanları tarafından, V.İnce isimli arkadaşımla birlikte gözaltına alındım…

Erzurum Karskapı semtindeki Disko’da bir hafta ağırlandık…

Burada bulunan bir Alevi genci, bir gece yarısı ormana götürmüşler ve çırılçıplak soyduktan sonra, üzerine su döküp üç saat, gece ayazında ormanda tutmuşlardı…

Bu genç ikinci günü, yarım metre genişliğinde 1.5 metre uzunluğundaki yan hücreden, inleyerek hikâyesini dinlemiştim…

Diskoda bir hafta tezgâhtan geçtikten sonra, 3. Nolu Karskapı Askeri Cezaevi’ne atıldık. Buraya Erzincan Askeri Askeri Cezaevi’nden getirilmiş; Sivas Ülkü Ocakları davasından mahkûmlar arasında gördüklerimden birisi, aklını yitirmişti. Erzincan’da iken akli dengesi, gayet yerindeydi…

Burada tanıştığım Erzurum Karayazı’lı Komünist birisi, bir gün koğuşta sara nöbeti gibi ağzından salyalar akmaya başladı ve elleri ayakları, kaskatı kesildi… 

Kaşığı ağzına zor sokmuştum… Boğulmaması için… Askerlere bağıra çağıra yarım saat sonra, ancak hastaneye götürülmesini sağladık…

Ertesi günü hastaneden geri getirildiğinde, kendisine gelmişti…

Doktorlar, sana nasıl bir işkence yapmışlar ki…

Beyninde, zedelenme meydana gelmiş demişler…

Bahattin anlattı…

Birkaç gün… Kafama çelik bir daire geçiriyorlardı ve küçük bir çubukla, bu daireye vurduklarında…

Daannnn… Daannnnn…. Dannnn….  diye bir gong sesi beynimde çınlıyordu…

Biz tutuklanmadan bir iki ay önce, cezaevinde işkenceler kısmen kaldırılmıştı…

En basit işkence usulü, ziyaretçi geldiği zaman ikinci kattaki koğuşumuzdan, zemin kattaki açık arazide bulunan görüş mahalline kadar, yarımşar metre ile dizilmiş asker arasından, koşarak görüş mahalline gitmeliydiniz. Ne kadar hızlı koşarsanız, o kadar az cop darbesine maruz kalırdınız…

Esas meselemizi anlatmak, yine haftaya kaldı…

Dağdan Özyönetime…

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle