Bütün dertleri çözüm süreci…
Irak Şam İslam Devleti…
IŞİD…
Amerikan’ın Irak’ı işgali üzerine, Afganistan’da El Kaide elemanı olan Ebu Mus’ab ez-Zerkavi, kuvvetlerini Irak’a kaydırdı…
Cema’at el-Tevhid vel-Cihad al-Ansar ismiyle, faaliyete başladı.
İki hedefi vardı: ABD ve Şiiler…
Ebu Mus’ab ez-Zerkavi 2006 yılı Ocak ayında; Irak’ta mücadele veren Sünni örgütleri bir çatı altında toplamak için, Mücahidin Şura Konseyi adıyla, yeni bir oluşuma gitti. Bu konseyde Irak El Kaidesi haricinde Jaysh el-Fatiheen, Jund el-Sahaba, Katbiyan Ansar el-Tevhid vel Sunnah, Jeish el-Taiifa el-Mansoura gibi gruplar da yer aldı.
Zerkavi, 7 Haziran 2006’da ABD güçlerince düzenlenen bir operasyonda öldürüldü. Yerine Ebu Hamza el Muhacir geçti. Mücahidin Şura Konseyi, 19 Nisan 2007 tarihinde, Irak’ta bölgesel yönetim kurduğunu ve ilk İslami yönetimin temellerini attığını duyurdu. Kurulan Emirliğin (Irak İslam Devleti – Daha sonra Irak Şam İslam Devleti adını aldı) başına getirilen Ebu Ömer El Bağdadi; Emirliğin 10 kişilik bir bakanlar kurulu ile yönetileceğini duyurdu.
Maliki hükümeti tarafından dışlanmış ve hatta dışlanmakla kalmamış, zulme ve katliamlara maruz kalmış, Sünni aşiretlere yardım ederek, ilişkilerini güçlendirdi…
Sünnilerin yoğun olduğu Irak’ın orta kesiminde, Saddam artığı askerleri de cephesine katarak, gücünü iyice artırdı.
2010 Nisan’ında, ABD ve Irak güçleri, Sisar bölgesinde Ebu Ömer el Bağdadi’nin bulunduğu eve operasyon yapıldı ve öldürüldü.Örgütün başına Ebu Bekir El Bağdadi getirildi…
Ebu Bekir El Bağdadi kimdir…?
Irak ordusunda albay olan Hacı Bekir, Ebu Ömer el-Bağdadi zamanında IŞİD’e katılmış bir isim ve Irak ordusu hakkında sahip olduğu askeri detaylar nedeniyle, O’na danışmanlık yapmış birisi. Ebubekir el-Bağdadi, Ebu Ömer el-Bağdadi zamanında, Felluce’de savaşan ama IŞİD’in yönetim konseyinde bile olmayan “sıradan” bir isimdi. Ama Ebu Ömer’in ve yardımcısının öldürülmesinden sonra, Hacı Bekir; örgütün yeni emiri olması için, Ebu Bekir el-Bağdadi’yi desteklemişti.
IŞİD’in 2010 yılından sonra, birden bire güçlendiğini görüyoruz…
Irak’ta ve Suriye’de, yurtdışından gelen savaşçıların çoğunluğunun katıldığı, bir örgüt hâline geldi…
Sosyolojik olarak bölgeyi tahlil ettiğimizde, Irak’ta Maliki döneminde Sünni kesime yönelik, katliam ve saldırılar vardı. Aynı şekilde Suriye’de de Esed Rejimi, kendi halkına bomba yağdırıyordu…
IŞİD ise; işgalci ABD ve ona uşaklık ettiğine inandığı kesimlere karşı mücadele için kurulmuş, bir örgüt…
IŞİD güçlendirildikten sonra, yöneldiği esas hedef ise Kürtler oluyor…
Neden Kürtler….
IŞİD, Irak’ın orta kesiminde bulunan Sünni kesimi, buldozer gibi ezerek ele geçirdikten sonra; merkezi Bağdat Hükümeti üzerine yönelmesi beklenirken, birden Kuzey Irak Kürtlerine yöneldiğini görüyoruz…
IŞİD niye Bağdat’a yönelmiyor da Erbil, Mahmur ve Kürtlere yöneliyor?
Bölgeyi sömüren Kürtler mi ki, Kürtlerin üzerine saldırdılar?
IŞİD niye Esad rejimine yönelmedi de, Kobani ve Kürtlere yöneldi…?
Esas sorulması gereken soru budur?
Birinci hedef…
IŞİD Kürtlere saldırttırılarak, Kürtleri İslam’dan soğutmak içindir.
İslamcı bir örgüt görünümlü IŞİD, Müslüman Kürtlere saldırıyor.
Türkiye bu terör örgütüne, gizli gizli yardım ediyor.
Ey Kürtler bakın Müslümanlar size saldırıyor.
Türkiye size sahip çıkmıyor.
Sizi Müslümanların zulmünden; NATO, ABD yani Hıristiyan güçler kurtarıyor.
İkinci ve bana göre esas hedef…
Türkiye’nin bağımsız olarak yürüttüğü ‘Çözüm Süreci’nisabote etmek…
Çünkü Türkiye, Çözüm sürecine hiçbir dış gücün dahil olmasına, izin vermedi…
Bütün dertleri Çözüm süreci…
Çözüm süreci başarıya ulaşırsa…
Yeni Türkiye mimarları, emperyalist batıya rağmen, büyük bir başarı sağlamış olacak…


