--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bosna Şehidimiz Selami Yurdan...

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

1992 yılı başları...

Avrupa’nın göbeğinde...

Bosna Hersek topraklarında, insanlığın gördüğü en vahşi tecavüz ve soykırım yaşanmaktadır...

Sırplar; Boşnak Müslüman kadınlara, kızlara tecavüz etmekte... 

Sırplar, vahşî hayvani yüzlerini, bir kere daha ortaya koymaktadırlar...

Güya medeniyetin, insanlığın beşiği olduğunu iddia edenler ise, sadece seyircidirler...

İnsan hakları, savaş suçları söylemlerini bir kenara koymuşlar, öylece seyretmekteler...

Bosnalı Müslümanlar “Nemali ko da nas spasi? Bizi kurtaran yok mu?!’ diye feryad ediyorlar!...

‘Adam aldırmada geç git!, diyemem aldırırım.’ diyen bir Türkiyeli genç, bu feryadlara koşuyor...

Patnoslu bir Kürt koşuyor... Selami Yurdan...

Koşuyor ve kardeşlerinin acısına ortak oluyor...

Ve bu uğurda 22 Ağustos 1992 günü İlijas (İlyaş) cephesinde, Sırplarla savaşırken şehid oluyor...

Selami Kardeşimizin şehadetinden sonra, ailesinden  ‘Gece Notları...’ adı altında, bir takım yazılar kaleme aldığını öğreniyoruz...

Bunlardan birisini sizlerle paylaşmak istedim:

“İNANDIĞIM İSLAM

Ders arkadaşlarıma, meslektaşlarıma, hocalarıma, sanatçılara, entelektüellere, değişik ideoloji mensuplarına, hümanizm-demokrasi- özgürlük felsefelerine ilişkin çeviri kitapları okuyanlara, adalet taraftarlarına, insanlığın özgürlük ve kurtuluşunun sorumluluğunu hissedenlere ve benim sınıfımdan olanlara, şunu demek istiyorum.

İslâm sizin sandığınız gibi değildir. Benim bu dinle ilişkimi sürekli kılan ve koruyan; insani sorumluluk ve bilimsel bir akidedir. 

Yoksa ne dinin sırtından rızkımı temin ediyor, ne itibar sahibi oluyor ve ne de sosyal bir mevki sahibi oluyorum. 

Belki dini akidem hatırına, bunların tümüne tekme vurmuşun. 

Ben, iş, toplun ve ekonomik, maslahat adına değil; bir gerçek adına bu dine inanmışım. Senin gibi aydının ve senin hedef ve şiarlarına da inanıyorum. 

Ben de, zulüm ve adaletsizlikleri, aykırılıkları, dengesizlikleri kökten kaldırmanın çabasındayım. Özgür insanın oluşması yolundadır gayretim, Öyle bir dinin izindeyim ki, yoksulluğu, sınıf çatışmasını kaldırır. Öyle bir dine inanıyorum ki, insanlara bu dünyada kurtuluş ve özgürlük bağışlar. Öyle bir sorumluluğu yüklenmişim ki, bu sorumluluk, hemen herkese bu dünyada dirilik ve olgunluk kazandırır. Öyle bir akideye inanıyorum ki, adalet terazisini ölümden önce, çağdaş toplumda ikame eder. Müslüman oluşum bundandır işte.

“Ne maslahatı”  Dini mücadele ve eylemimde, elde ettiğim şeyin ne olduğu ortadadır. Bilimsel kişilik ve aydın olma itibarımı, gençliğimi, rahatımı, ailemi, hayatını, geleceğimi, işimi... 

Evet, her şeyimi, imanım hatırına gözden çıkartmışım. Görüyorsun ki bunların karşılığında elde ettiğim şey, ehl-i imanın töhmet, sövgü ve acımasız tavırlarıdır. Biliyorsun ki, eğer hayatımı bu yolda vakfetmek yerine, başka yollara vakfetseydim; rezilliğe bulaşmış, fakat bağ-bahçe, konak araba sahibi, sosyal mevki sahibi biri olurdum. Veya fakültede profesör ve çağdaş kuşak nezdinde saygın bir kişi olurdum. Ama ben onların tavrıyla iş yapmayıp bütün gücümle bilgi ve kaleminle, Allah, din, İslam’ın peşine düştüğümden, artık onların benle bir işleri kalmamıştır. Uzaktan bana arka çıkan taraftarlarım olarak düşlediklerindir. 

Sanıyorsun ki ben, mantıksal kıyas ilkesiyle; dini, dinsiz çevrelerde gündeme getiriyorum. Dini tonlum-bilim, ilerici ve insancı ideolojilerin silahıyla ben her zaman bunları kullanmak çabasındayım-savunuyorum. Geleneksel dinin resmi mütevelli ve savunucuları da benim koruyucularımdır... 

Beni böyle sanıyorsun ama durum hiç de senin sandığın gibi değildir, tam zıddınadır. Beni Din’e ve İslam’a çeken bu geleneksel çevreler değil, akli ve insani gerçekliklerdir. Aynı zamanda kişisel veya sosyal bir maslahat da değildir. Hıristiyan ruhanilerin tekfir ettiği Ernest Renan’ın itirafıyla’ ‘İslâm insanın dinidir.”

Komiteyi ağe Selamı (Albay)”

Şehid Selami Yurdan’ın Ruhu için El Fatiha...

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle