--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bizim Başkan...

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

Yıl 1979

Ruslar, 24 Aralık günü Afganistan’ı işgal etti…

9 yıl süren savaş sonunda…

Resmi kayıtlara göre, 15 bin civarında ölü asker bırakarak, 1988 tarihinde çekilmek zorunda kaldı.

Yıl 1994…

11 Aralık…

Ruslar Çeçenistan’ı işgal etti…

1.5 yıl süren savaş sonunda…

Resmi kayıtlara göre 5.600 askerini ölü bırakarak, Ağustos 1996 tarihinde çekilmek zorunda kaldı.

Rusya Federasyonu nüfusu, 145 milyon civarında…

Çeçen-İnguş Cumhuriyeti 1.100.000 civarında…

Çeçen savaşçı sayısı en çok olduğu dönemde, 15.000 civarında…

Rus askerlerinin sayısı ise bir dönem, 100 bine yaklaşmıştı…

Çeçenistan, 13.000 metrekare civarında, küçük bir ülke… Çeçenler, bu kadar dengesiz bir güce sahip olmalarına rağmen…

Bir günde Grozni’yi, bir hafta içerisinde de Çeçenistan’ı ele geçireceğiz…

Diye saldıran Ruslar…

Grozni’ye bir türlü giremiyor…

Kuşatma, 3 ay sürüyor…

Çeçenler, mühimmatlarının azalmasından ve daha fazla bina yıkılmasının önüne geçmek için, Grozni’yi boşaltmak zorunda kalıyor…

Çeçenler, karşılarında dünyanın en büyük 2. Askeri gücüne karşı direniyor…

Adeta, dünyaya direniş dersi veriyorlar…

Rusya karartma uyguluyor ve bağımsız gazetecileri, bölgeye sokmuyor…

Selam Gazetesi’ni çıkarıyoruz…

Türkiye Müslümanlarına, doğrudan ve doğru bilgi ulaştırmak gayesiyle…

Çeçenistan’a gitmeye karar veriyoruz…

1995 Mayıs sonu, Haziran başlarında…

Ankara Temsilcimiz Talip Özçelik ile birlikte Azerbaycan’a gidiyoruz…

Burada, tercümanımız Yasir ile tanışıyoruz…

Dağıstan üzerinden, Çeçenistan’a özel bir çaba sarfederek girebiliyoruz…

Çeçenlerin ana askeri karargâhı konumundaki Vedeno’ya ulaşıyoruz..

Genel Kurmay Başkanı Aslan Mashadov…

Başbakan Zelimhan Yandarbiyev…

Şamil Basayev… İslam Halimov…

Görüştüğümüz ve röportajlar yaptığımız öncüler…

O günlerden birinde…

Rus uçaklarının bombardımanıyla fırlıyoruz, derme çatma yatağımızdan…

Kamera ve fotoğraf makinelerimizle, çıkıyoruz dışarıya…

Daha dün yemek yediğimiz ve gece yarısına kadar oturduğumuz bina…

Bombardımandan en fazla nasibini almış… Toz duman arasındaki binada, 50-60 civarında Çeçen savaşçı vardı akşam… Elhamdülillah, hiç birisine bir şey olmamış…

Ufak tefek yaralanmalar dışında…

Bu arada elinde Keleş ile hızlı hızlı yürüyen bir savaşçı dikkatimi çekiyor…

Hemen kamerayı doğrultup, gayr-i ihtiyari Arapça soruyorum:

Masmük…?

-Abdülhalim…

Min Eyne ente?

-Argun…

Diye cevap veriyor…

İki üç dakikalık muhavere geçiyor aramızda…

Sonra, Fi Emanillah… diyerek hızla uzaklaşıyor…

Aradan yıllar geçiyor…

O zamanlar Karanlık Güçler diye adlandırdığımız; 2012 yılından sonra meydana çıkan yapılanmasıyla, Paralel Devlet tarafından, 2000 yılı Mayıs ayında düzenlenen bir kumpasla…

‘Tevhid Selam Örgütü’ne mensup olmakla itham edilerek tutuklanıyorum…

Eskişehir Özel Tip Cezaevine tıkıldım… Sevgili cefakâr eşim, her hafta ziyaretime gelmekte…

Yıl 2005, Nisan Mayıs ayları...

Hanım ziyaretime geldi ve anlattı… 

Binamıza gelen ve bir senedir komşumuz olan Çeçen aileye, yardımcı olmaya çalışıyor… 

Hanım, Melike ismindeki Çeçen komşumuzla, bir iki gün önce, benim Çeçenistan resimlerime bakarken… 

Melike Hanım, birden Abdülhalim Sadullayev ile birlikte çektirdiğimiz resmi görünce:

-Aaa bu bizim Başkan… diye hayretle haykırır. Mart 2005’te Mashadov’un şehadetinden sonra, Çeçenistan Devlet Başkanı olarak seçildi…

Kurulan bir tuzak sonunda, 17 Haziran 2006’da şehid edildi…

Tuzak kuranlardan birisi, şehidin başucuna geliyor ve: “Galiba Allah’ın sevdiği bir kulu öldürdük, Nur gibi parlıyor baksanıza.” Abdülhalim’in akan kanının, avuçlarında Allah lafzını oluşturduğunu görürler…

Ruhu için El Fatiha…

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle