--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Aylan Kürdi’nin Hesabını Kim Verecek?

Mehmet Ali Tekin
Mehmet Ali Tekin

Geçtiğimiz günlerde, iki önemli olay yaşadık.

Birincisi, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde, İranlı bir annenin dünyaya verdiği mesaj…

İkincisi, Aylan Kürdi’nin kıyılarımıza vuran, insanlığın ikiyüzlülüğü ve utancımız…

İranlı annenin verdiği mesajı, bir başka yazıda ele alacağım..

Aylan Kürdi…

Aylan Kürdi, Suriye’nin Ayn el Arab (Kobani)’de yaşıyordu…

Işid (Daiş), PKK’nın Suriye uzantısı PYD ile savaşmasının ardından; Ayn el Arab (Kobani) birkaç kez, el değiştirdi. 

Bu esnada PKK uzantısı PYD, bölgede kendisine muhalif tüm Kürtlere, savaş açtı…

PYD,  muhaliflerin ya kendilerine katılmasını, ya da bölgeyi terk etmesi için baskı uyguladı. Böylece Ayn el Arab ve Suriye’nin kuzeyinde bulunan Kürtlerin birçoğu, evlerini barklarını terk edip, Türkiye’ye sığındılar…

Türkiye’ye sığınan Kürtlerin bir kısmı, Batı ülkelerine göç etmenin yollarını aramaya koyuldular…

Bir taraftan resmi olarak Kanada, İsveç, Polonya, Avusturya, Hollanda, İspanya gibi ülkelere başvurup, cevap beklemeye başlıyorlar…

Başvurularına cevap alma umudunu yitirenler, deniz yoluyla kaçak olarak, Yunanistan’a ve oradan da Avrupa ülkelerine gitmeye çabalıyorlar…

İptidai imkânlarla denize açılan mültecilerin birçoğu, boğularak hayatlarını kaybediyorlar…

Aylan Kürdi de, bunlardan birisi…

O minik bedenini, denizin azgın suları aldı ve sahile insanlığımızın utancı olarak verdi…

Abdullah Kurdi bu faciada Hanımı Zahim Kurdi’yi, 3 yaşındaki Galip Kurdi ve 2 yaşındaki Aylan Kurdi’yi kaybetti…

Facianın yaşandığı geceyi, Abdullah Kurdi şöyle anlattı:

“Daha önce iki kez organizatörlere para vermiş ve İstanköy Adası’na geçmek istemiştik. Birisinde, Sahil Güvenlik ekipleri bizi yakaladı. Serbest kaldık. Diğerinde organizatörler sözünde durmadı ve botu getirmedi. Bu kez kendi olanaklarımız ile botu temin ederek, kürek çekerek geçmeye çalıştık.

Sahilden 500 metre kadar açıldıktan kısa bir süre sonra, bot su almaya başladı. Ayaklarımız ıslanıyordu. Su arttıkça panik başladı. Ayağa kalkınca olanlar oldu. Can yeleklerimiz vardı ama ayağa kalkanlar nedeniyle, bot birden alabora olup, ters döndü. Eşimin ellerinden tutuyordum. Çocuklarım ellerimin arasından kaydı. Bota tutunmaya çalıştık, havası gittikçe söndü. Gecenin karanlığında, herkes bağırıyordu. Bu nedenle sesimi, çocuklarıma ve eşime duyuramıyordum. Herkes çığlık çığlığaydı.

Işıklara bakarak, karaya doğru yüzmeye çalıştım. Karaya çıktığımızda, eşimi ve çocuklarımı aradım bulamadım. Korkudan kaçtıklarını düşündüm, Bodrum’a geldik. Sonra şehirde buluştuğumuz noktaya gelmediklerini görünce, hastaneye giderek, acı haberi aldım.”

Abdullah Kürdi, milyonlarca insandan birisi…

Ailesine, daha iyi bir hayat sunabilmek için mücadele veren, bir baba..

Çaresizlik, tükenmişlik duygusu; Abdullah Kürdi’yi ailesini ölüme götürebilecek, tehlikeli bir yolculuğa sevketti…

Sonunda… 

İnsanlığımızın tükendiğini, acı bir gerçekle, yüzümüze tüküren Aylan Kürdi’nin cesedi, sahile vurdu…

Aylan Kürdi, öncelikle biz Müslümanlara, kıyamette haykıracak:

‘Hangi suçumdan dolayı, beni denizde boğulmaya terk ettiniz?’

Ey Esed! Ey Salih Müslim! Ey Işid!

‘Hangi suçumdan dolayı, beni boğulmaya mahkûm ettiniz?’

Ey İran yetkilileri!...

Ey Türkiye yetkilileri!..

‘Neden?! Oturup anlaşmadınız da, Suriye’yi cehenneme çevirdiniz?’

‘Suriye cehenneminden kurtulmak isterken, benim minik vücudumu, denizde boğulmaya terk ettiniz.’

Neden?...

Bi Eyyi Zenbin Gutilet… 

Aylan Kürdi ve ailesinin yaşadığı bu facianın benzerini, birçok Suriyeli yaşamakta…

Aylan Kürdi’nin sahile vuran o minicik cansız bedeni; bize şu acı hakikati, bir kez daha hatırlattı:

Eğer siz…

İran ve Türkiye, anlaşsaydınız…

Rusya ve Amerika’nın, Suriye’yi karıştırmaya güçleri yeter miydi?

Suriye cehenneme döner miydi?

Ailem, Suriye’yi terk etmek zorunda kalır mıydı?

Mehmet Ali Tekin Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle