• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Bu kadını ne ile teselli edelim?

20 Nisan 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Bu kadını ne ile teselli edelim?

İDRİS GÜNAYDIN

Kahramanmaraş’ta, Siverek’te iki elim olay vuku buldu. Hem de en son olması gereken yerde. İnsan ister istemez soruyor: Neden? 

Niçin okulda bir çocuk bu hale düştü? Annesi öğretmen, babası komiser… Paraya muhtaç oldu mu annesinden alır, olmadı babasından alır. Seküler doygunluk had safhada. Giyim kuşam desen hakeza. Henüz öğrenci. Cinsel dürtülerinin kendisini bunaltacağı yaşta değil. Tüm isteklerine ulaşmış. Hatta o yaştaki çocuk silah kullanmak için poligona gitmiş. Mustafa Kemal’in askeri desen öyle olmuş, laiklik desen o felsefe ile büyümüş. Derslerden bir sıkıntısı yok.


Nedir bu öğrencinin eksiği? Tek kelime ile Mustafa Kemal’in askeri olmak denilen, sınırları tam çizilememiş, aza doymayan, çoğu umursamayan ne intihar etmenin ebedi cehennemde olduğuna inanmak, ne de masum çocukları, hatta kahraman bir öğretmeni öldürmenin tüm insanlığı öldürmek gibi olduğuna inanmak.

Öğrenciyi şurada bırakalım. 


Öğretmene ahh, öğretmene vahh… Sevgili öğretmenim! Seni ne ile teselli edelim? Öğrencilerinin üzerine annelik şefkatini gererek örtü oldun; olmadı. Devletin verdiği paradan oldun önemsemedin. Kendi çocuklarının anneliğinden feragat ettin, teselli etmedi, evinin namusunla, iffetinle eşi idin yetmedi. Bunları geri dönüp sana iade etsek şu anda ulaştığın makamına tercih etmezsin. Seni Rabbimizin verdiği, uygun gördüğü paye ancak teselli edebilir. Şehid- sin. Sakın Allah yolunda ölenlere ölü veya öldü demeyin. Sizin öldü sandığınız o mübarek anne diridir. Kendi cahilliğinizle yorum yapmayın.



Şimdi sen, perde olduğun sabilerinle o toprağın altında, ruhundan yükselen manevi örtünle, mübarek kefeninle onlara yine örtü ol. Onları sar, sarmala…

Katile gelelim: Ey katil ve onun düşünce dünyasını besleyenler! Kemalistler, laikler. İşte meyveniz. Gurur duyun. Niçin gece gömdünüz? Gündüz, alel eşker gömseydiniz. Başında saz çalıp horon tepseydiniz. Hangi kutsalınız sallandı bu olay karşısındaki o zaman sallanacak? İşte aradığınız bu değil mi? Özendirdiğiniz seküler hayat bu değil mi? Çocuklarınızın izlemesine onay verdiğiniz çocuk filmlerinde izlettiğiniz bu değil mi?


Güldürmeyin beni. Herhalde TRT Çocuk veya Diyanet Çocuk kanalını izlettirmiyorsunuz?

Geçen zaman içinde ve bu son olaylarda, hangi ölümlü olay, vurgun, isyan din adına işlendi? Hangisini bir İHL öğrencisi veya bir Kur’an Kursu öğrencisi yaptı?


Suç her yerde her zaman suçtur. Tecavüz olayları deyip sallamayın. Onların çoğu bir iddiadır ve fakat vuku bulmuş olan da din adına değil, kendi adına işlenmiş bir pisliktir. Savunulacak yanı yoktur! Ama bu derece vahşi, bir ölüm, intikam veya isim yapma olayı değildir.


YUSUF TEKİN’DEN RİCAMDIR

Sayın bakan! İddia ediyorum, bu, yüz yıllık cesetlerle dolu mağaraya ilk kez sen girdin. Kıyametin kopması ortaya çıkan yüzsüzlükleri sebebiyledir. Lütfen, sizi oraya getiren irade kalmanızı istediği sürece devam edin. Geri adım atmayın. Bu çocukların 20 yaşından önce internette oyun hesabını sınırlayın. Asla bir telefon sahibi olamasınlar.

Öğretmenlere yetki verin.


4+4+4 sistemini kaldırın. Okumak istemeyen okumasın. 

Yaşadığım iki olayı hiç unutmam. Başakşehir, Kayaşehir TOKİ evlerinde durdum yedi yıl. 10. katta… Her asansöre bindiğimde sıfır kata kadar epey inerdik. Bir gün 9. kattan bir anne ile ilkokul üçlerde falan bir oğlu bindi. Ben de öğretmenlikten kalma huydur; bir öğrenci ile karşılaşınca ona bazı sorular sorar onu konuştururum. Bu çocuğa da soru soruyorum, çocuk benden önce annesinin gözlerine bakıyor, bana cevap veriyor. Başka bir soruda yine öyle. Üçüncüde anne dedi ki; “Tamam, bu amcaya cevap ver ama başka amcalar sorduğunda cevap yok” dedi.



Ben itiraz ettim. “Hanımefendi yanlış yapıyorsunuz. Tüm erkekleri düşman belletiyorsunuz. Bu çocuk nasıl sosyalleşecek? Bari deyin ki, benim yanımda olursan cevap vereceksin veya bensiz çikolata falan ikram ederlerse almayacaksın” deyin.

Bu örnekte anne de haklı amca da… Her ikisi için de toplumda kötü örnekler var. Çözüm yine dindarlaşmaktan geçiyor.

İkinci olay; öğretmenlik yaptığım Sarıyer Doğa Kolejinde takdir ettiğim bir uygulamadır: Her sabah tüm öğrencilerin cep telefonları toplanır, çok özel, ihtiyacı olan öğrenciler rehberlik hocasından izin alır, telefonlar bir plastik kutuya konurdu. Son derste telefon görevlisi gelir odadan kutuyu alırdı. Bu uygulamayı başka hiçbir okulda görmedim. Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şeref

Hocam,hocam bize eğitimde özel sektörü cilalamayın.Ne olduysa eğitimde son 20-25 senede oldu, her gelen bakan sistemle oynadı ( yedi kere değişti sistem) sonuç İmam hatipler bile " ataist-deist " yuvası oldu. Bu yanlışlıkları görelim lütfen....!!!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23