• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
25 Ocak 2021

Yavuz Bahadıroğlu

Rabbim rahmetiyle kuşatsın. Yavuz Bahadıroğlu (Niyazi Birinci) ağabeyi de uğurladık. Sırası gelenin gideceği değişmez bir mukadderatın icrasını yaşıyoruz.

Mutlak sondan kurtuluş yok. Yalnız tabii gitmekten gitmeye fark var. Bir Yavuz ağabey gibi uğurlanmak, bir de naaşınızı bile taşıyacak dostlarının bulunmaması var.

“Nasıl yaşarsanız öyle ölür ve öyle anılırsınız” diyor ya bilgelerimiz. Aynen öyle! Kim nasıl yaşadıysa öyle göçüyor ve öyle anılıyor.

Yavuz ağabeyle ilgili şahitlikleri hepimiz gördük.

Dostlarının, tanıdıklarının ve eserlerinden, konferanslarından, radyo programlarından bilenlerin şahitliklerinin yanı sıra, Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın söyledikleri, Yavuz Bahadıroğlu’nun nasıl bir kimliğe, kişiliğe, inanca sahip olduğunu gösteren önemli şahitliklerdir.

Bir de tam bu şahitliklerin dışında hiç tanımadıkları, bilmedikleri, okumadıkları, dinlemedikleri halde, Yavuz ağabeyin sahip olduğu ve savunduğu davasına, merhum üzerinden kin ve öfkelerini kusanlar oldu ki, onlar da tıynetlerinin gereğini yaptılar.

……………….

Yavuz ağabeyle yaklaşık 30 yıldır tanışır ve bilişiriz. 30 yıl öncesinde de tanışıklığımız vardır.

“Yalan Söyleyen Tarih Utansın” diye tarihin iç yüzünü yazan rahmetli Mustafa Müftüoğlu ağabeyden sonra takip ettiğimiz önde isimlerden birisi Yavuz ağabeydi.

Üç nesil tarafından okunan tarihi roman yazarı azdır. Resmi ideolojinin sahibi CHP ve benzeri militarist zihniyetlerin, milletimize kendi tarihini okutmak yerine uydurulmuş tarihleri okuttukları devirler üzerinden üç nesil geçti.

İşte bu üç nesil; dede-baba-torun, Yavuz Bahadıroğlu’nun yazdıklarıyla kendi ülkelerini, kendi milletini ve tarihini tanıdı, bildi, sahiplendi ve bugünlere gelindi.

Bugün Cumhurbaşkanımız Erdoğan başta olmak üzere hükümet erkânı ve bürokratlar arasında Yavuz Bahadıroğlu’nu okumayan yok gibidir.

…………………

Yavuz Bahadıroğlu’nun derdi belliydi. Derdi davasıydı.

Dış Haçlılarla iç Haçlıların, İslam düşmanlığı çerçevesinde heba ettikleri ve ettirdikleri tarihi hakikatlerin, dini-milli değerlerin, milletimizi millet yapan tüm unsurların savunucusu, yazıcısı, konuşanıydı.

Bu topraklara aidiyet hisseden her insanın vicdanının sesiydi. Yine yerli ve milli kültürel değerlerimize sahip çıkanların yanındaki bekçiydi.

Yavuz Bahadıroğlu, resmi ideolojinin en az üç neslin beynini iğdiş ettiği yerli ve milli meselelerimizde, mayası sağlam insanların bunalımlarına çare olmuş, çözüm üretmiş, hakikati yazmış, haykırmış, memleketimizin ve milletimizin geleceğine dair yeni pencereler açarak umut vermiş ve umutların yeşerdiğini göstermiş ve görmüştür.

Kendisiyle birlikte bizim gazetede yazmanın dışında beraber konferanslar verdik, aynı radyoda (Moral FM) programlar yaptık.

Konuşmalarının ve yazılarının mahiyeti, “Batının sofra artıklarıyla geçinenlere” ok gibi batardı. Beslendiği topraklara ve değerlere hizmet ederek rahmete kavuştu.

………………..

Ezcümle:

Yavuz ağabey, yazma ve konuşma kabiliyetinin kendisine emaneten verildiğine inanırdı. Ona göre ölüm; Cenab-ı Allah’tan emaneten alınan canın, tekrar sahibine tesliminden ibaretti. Emanetini teslim etti. Ruhu için el-Fatiha.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Üstaz

Eyvallah abicim, bizde güzel şahitlik ederiz, Yavuz Ağabeyimizi, şimdiden özledik, Kendisini Allah için sevdik. Dediğiniz gibi, çook Müstefid olduk, Yazılarından, programlarından, duruşundan. Rabbim rahmet eylesin. Kim sevmez bu yürek çınarını, ancak içimizdeki avrupa Kaselisleri. Sağlıcakla.
  • Yanıtla

kamalist kafirlerin hedefi imansızların yazdığı yalan tarih sarmalından bizleri kurtardığı için kendisine minnet borcumuz var
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23