• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
10 Aralık 2020

Sosyal medyada heba olmayan bir nesil

Çok zor biliyorum. Hatta hayal gördüğüm bile söylenebilir. “Sosyal medyada heba olmayan bir nesil yetiştirmek” lafı slogandan öte geçmeyen bir nevi avuntu cümlesidir.

Söze umutsuzca başlamış olsam da bir umudun bittiği yerde, başka umut kapıları mutlak açılır. Umutsuzluk inanç değerlerimizle çelişir, şirktir.

Sosyal medyada heba olup giden öyle kolaycı bir neslimiz var ki, umutla umutsuzluk arasında medcezir yaşıyoruz. Belki de bu yüzden böyle alabora laflar ediyoruz.

Biz umut kısmına bakma yükümlüğüyle donanmış olmanın görevini ifa edelim. Evet, sosyal medya mecrası ötelenemez ve kullanılamaz değildir. Lakin soru şudur:

- “Sosyal medya araçlarını yöneten miyiz veya yönetenlerin elindeki denekler miyiz? Yahut her okuduğumuzu, gördüğümüzü kendi değer yargılarımıza göre mi değerlendiriyoruz, yoksa bize sunulan değerlendirme şekillerine göre mi düşünce dünyamızı şekillendiriyoruz?”

Soruya değişik cevaplar verilebilir. Hangimiz nasıl ve neye göre cevap verirsek verelim ama her cevabın üzerinde şu başlık olmalı:

“Söylediklerime gerçekten inanıyor muyum”?

Diğer milletlere göre biz inanç ve kültürel değerlerimiz hususunda nadir operasyon yemiş bir toplumuz. Hâlâ yaralarımızı berelerimizi tedavi etmeye çalışıyoruz.

Bu hususta merhum Akif İnan ağabeyin, özellikle bugünkü gençlerimize yahut gençlerimizin ebeveynlerine söyledikleri var.

İnsaniyet.net sitesi yazarlarından edebiyatçı ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Üyesi Hıdır Yıldırım, Akif İnan ağabeyden güzel bir derleme yapmış, onu paylaşalım.

“Düşüncemizin aydın adaylarını gençlik içinde aramalıyız. Bütün zamanımızı bir gençliğin eğitimine ayırmamız gerekiyor. Düşüncemizi, kavgamızı sırtlayacak olan gençliktir.

Düşüncemizin gençliğini yoğurmaktır baş görevimiz. Münevver bir kadroya kavuşmanın tek yolu gençliğe yönelmektir.

Gençliği olan, gençliği kazanan düşünce ve eylem hızla ülkeyi kuşatır. Halka ulaşmanın yolu da gençlikten geçiyor.

Milleti yanımızda bulunca her şey değişir. İnkılabımızın adı, milleti kendi kendinden haberdar etmektir. Bu, uyutulan devi uyandırmaktır.

Bu dev uyanırsa, bize omuz verirse, fethin yolu açılır ancak. Önce bu devi uyandırmalı, ona hafızasını iade etmeliyiz.

Bu devi uyandıracak olanlar ise ancak gençliğimizdir. Gençliği düzenleyip kol kol salmalıyız yurdun dört bir yanına”.

Akif ağabey böyle diyor.

Eğer şahsen yazmanın dışında imkânım olsa, bu ülkeye sevdalı gençleri tek tek karşıma alır ve adeta yalvararak derim ki:

- “Ne olur hiç olmazsa yakın tarihimizi ve bugünü tüm detaylarıyla okuyun ve iyisiyle, kötüsüyle, yanlışıyla, doğrusuyla tarihe damga vurmuş herkesi tanıyın ve bunları sosyal medya mecralarında, ülkemize ve dünyaya belgeleriyle yayınlayarak, devletimize-milletimize olan vefa borcumuzu ödeyelim”.

Ezcümle Üstad Necip Fazıl’dan:

“İnsanda ilk sual: Kimim, neyim, nereden geldim ve nereye gidiyorum? Vazife ve memuriyetim nedir?” 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23