• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
04 Mart 2021

Ne oldu 28 Şubatçılar

Yazının başlığını, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Ermeni Paşinyan’a söylediği “Ne Oldu Paşinyaaan” diye başlayan ünlü konuşmasından esinlendim.

28 Şubat zalimliğinin üzerinden, (28 Şubat 1997) ABD menşeili bildirinin yayınlandığı günü esas alırsak, 24 yıl geçti.

28 Şubat’ın resmi başlangıcı, 24 Aralık 1995 günü yapılan erken seçimde, Refah Partisi 158 milletvekiliyle millet iradesinin çoğunluğunu elde edince, 28 Şubatçılar gayri resmi icraatlarını resmiyete döktüler.

Zinde kuvvetler, vesayetçiler ve siyaset ambalajına paketlenmiş sivil görünümlü terör sevici partiler ve figüranları, seçim sonuçlarını kabullenemediler ve sersemlediler.

Görevleri kamuoyunu aydınlatmak olarak tarif edilen ama yıllarca milleti karanlıklar içinde boğan, halktan ve haktan yana dönüp yüzlerine bile bakmayan, milletin kursağına, devletin hazinesine göz diken yeksan olasıca kartel medyası ise soygun peşindeydi.

……………….

Elbet hepsinin tek amacı vardı. Seçimlerden birinci çıkan Refah Partisi’ne hükümet kurdurtmamak ve siyasetten uzaklaştırmak!

Tabii içerideki kuklaların patronları Haçlı Batılılardı. Demirel o günlerde Köksal Toptan’a şöyle diyor:

-“Dışarıdaki Türkiye düşmanları, RP sonuçlarına bakıp harekete geçtiler”. Dışardaki Türkiye düşmanları harekete geçer de içeridekiler durur mu?

Zaten böyle bir fırsat kollamaktadırlar ve ellerinde o gün yayınlanan “Time ve Newsweek” dergileri vardır ve buradaki makaleler içeridekilere yol göstermektedir. 

Yine aynı günlerde Demirel (sanki kendisinin hiç haberi yokmuş gibi oysa 28 Şubat’ın gizli mimarlarındandır) yine Köksal Bey’e şöyle demiş:

-“Batı ile aramızda sorunlar var. Onlar RP’den ciddi şekilde endişeli. Ancak ordu da RP’yi istemiyor”. (Sakin Güç Köksal Toptan kitabından)

……………..

Millet iradesini gasp edenler, milletimizi asla anlayamadılar, anlamamak için de direnmekteler. “Bin yıl sürecek 28 Şubat’ın” üzerinden 24 yıl geçmiş, hâlâ anlamış değiller.

Peki, ne oldu? Kimin eline ne geçti? Sahi bu kimseler şimdi ne haldeler? Yanlarında yörelerinde kimler var ve halkımızın ekseriyetinin yanında ne kadar saygınlıkları kalmıştır?

Devletin ve milletin canına okudular, devleti-milleti yüz yıl geri götürdüler, milyonlarca yetişmiş ve yetişecek olan insanımıza kıydılar?

Eğer ölmeyenler ve hâlâ yaşayanlar varsa, bugünkü Türkiye’yi görüyorlardır. “Muhtar Bile Olamayacak” R. Tayyip Erdoğan, 18 yıldır Türkiye’nin direksiyonunda.

Okullardan kovulan hocalar, şimdi üniversitelerimizin rektörleri. Okullardan atılan öğrenciler şimdi devlet yönetiminde ve TBMM’de milletvekili.

Başörtüsüyle devlet kapılarına sokulmayan analarımız, bacılarımız, şimdi devletin zirvesinde. Devlet millet bütünleşmesinin büyük harcını onlar karmakta.

Savcılarımız, hâkimlerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız, bürokratlarımız devlet-millet hizmetinde.

Sahi 28 Şubat zulmünün faillerine tetikçilik yapan gazeteci namlı mafya ne halde? Brifinglerle ülke yönetenlere manşetlerle taktik veren medya kuruluşları ne durumda?

Atalarımız ne güzel söylemiş: Ne oldum deme, ne olacağım de” diye.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hikmet Yılmaz

Erbakan'ın malına mülküne ve partisine geçmişine vs. vs..sahip çıkan oğlu ve kızları neden "28 Şubat bin yıl sürecek " diyen dönemi paşalarına, yayın yönetmenlerine niçin dava açmazlar ? Faso fiso ile uğraşıp duruyor. Menderes'in, Özal'ın oğlu gibi Erbakan'ın oğluda pısırık. Sokaktaki vatandaş mı dava açacak ?
  • Yanıtla

Memnuniyetsiz

Yirmi yıldır iktidardasınız bir bitmedi şu mağdurluğunuz. 
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23