• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
05 Ocak 2021

Nasıl bir insan türü afet isteyebilir

Haberlerde görmüş veya duymuşsunuzdur, kibrinden tüm insani melekelerini kaybeden birisi, hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a beddua ederek çok büyük afetler olmasını istemiş.

İnsana benzeyen ve insani organlar taşıyan bir varlık, içinde yaşadığı veya yaşamadığı bir toplum için nasıl afet isteyebilir ve nasıl bir insan türüdür?

Afet isteyen kişi/kişiler, Müslüman mı bilmiyorum ama hangi inanca mensup olurlarsa olsunlar, aklıselim sahibi hiç kimse, hiçbir canlının başına afet gelmesini istemez.

Peki, “isteyenler nasıl bir tıynete sahip” diye sorulursa, aklı erenler şöyle diyor:

“İslam’a olan kinleri, kibirlerini öyle yüceltmiş, öyle yüceltmiş ki, kibirleri tanrıları olmuş. Elbet kibirlerini tanrı edinenler, tarihte olduğu gibi bugün de olacaktır”.

Hani aynı zihniyeti taşıyan biri daha vardı. Onun da bilinçaltı düşmanlığı öyle dayanılmaz hale gelmiş olacak ki kibir ve kinini, başörtüsü üzerinden boca etmişti. Geçelim.

Evet, insan türü olarak görülen kişi ya da kişilerin; devletin, milletin, hükümetin, Cumhurbaşkanının yok olması için afet istemesi, akıl tutulmasıyla izah edilebilir.

Rabbim şerlerinden korusun, bu ve benzeri tiplere din adına zaten tek kelime edilmez, edilmemeli de. Kinlerini ve küfürlerini azdırmamalı.

Edilirse dine olan kinlerini kusmak için küfürlerinde azgınlaşır ve daha çok küfrederler. Dolayısıyla ne dini ne insani açıdan cevap vermeye gerek yoktur.

Ayrıca cevap vermek yahut yorum getirmek, insan kavramına hakaret sayılır. Çünkü insan denilince akla; “vicdan sahibi ve akıl sahibi” kimseler gelir.

Tolstoy insanı tarif ederken, insanda bulunan büyük mahkemenin reisi olarak vicdanı işaret eder ve şöyle der:

“Vicdan, Allah’ın insana verdiği bir nurdur, kendini karanlıktan kurtarsın” diye.

Vicdan sahipleri, akıl ve iz’anla mükelleftir. Yaşadıkları yeri, çevreyi, insanları, ülkesini, devletini, milletini canından bilir ve sahiplenir.

Vicdanını ve aklını dışlayan kimseler, insanlık melekelerini yer ile yeksan edip, maddi-manevi olarak kendilerini sakatladıkları gibi içinde yaşadıkları toplumu da zehirleyerek, sürekli zarar veren söz ve fiillerde bulunurlar.

Vicdan sahipleri akıl sağlıklarını koruyan kimselerdir. Akıl sahipleri de kendilerine ve başkalarına karşı merhamet yüklü duygu ve düşüncelerle hareket ederler.

Merhameti, vicdanı, şefkati olmayan kimselerin insan başta olmak üzere hiçbir canlı varlığa sevgi beslemesi mümkün değildir. Bu yüzden afetlerden medet umarlar.

Dünyanın bütün dillerinde ve inançlarında insan tarifi şöyledir:

“İnsan, nerede ve nasıl bir toplum içerisinde yaşarsa yaşasın, yaşadığı hayatın bir hakikati olan toplumun hayrını istemekle yükümlüdür. Bu inanç, insan olmanın gereğidir”.

Ezcümle İbrahim Tenekeci’den gelsin:

“İnsan birçok şeyini saklayabilir; sırrını, hayalini, gerçek fikrini. Fakat kibrini ve kinini ancak bir yere kadar saklayabiliyor”. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

AHMET FARUK

Can Ataklı gibi bir iblis Dünyanın başka bir yerinde varmı. Bir doğal afet anında kendisinin bundan etkilenmeyeceğinimi sanıyor. Yoksa fetönün kirli çamaşırlarını koklayarak kurtulacağınımı zannediyor.
  • Yanıtla

Şahika

Elinize ve gönlünüze sağlık, ilminiz ve ömrünüz bereketli olsun, Allah ayaklarınızı ve ayaklarımızı sırat-ı mustakîmden ayırmasın....
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23