• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
27 Mart 2020

Millet Olarak Mahşer Provasındayız

Sabır günlerindeyiz. Sağlığımız için sabra muhtacız. Sabra muhtaç olmanın ne demek olduğunu öğrenme eğitimindeyiz.

Millet olarak beşikten mezara kadar kendimiz, ailemiz, akrabalarımız, komşularımız ve tüm insanlarımız için sabır hasletini yeniden inşa etmeliyiz.

Nasihatlerin tümünde başı sabretmek çeker. Maddi manevi her türlü kayıplarımızda önce sabır tavsiye edilir. Öyle büyük hazinedir ki bitmek tükenmek bilmez.

“Sabreden dervişten”, “Sabrın sonu selamete” kadar genel geçer yüzlerce atasözümüzü, aklımızdan duygularımıza raptetmeliyiz.

İşte şimdi bütün bu sözlere uymanın tam yeri gelmiştir. Millet olarak yediden yetmişe hepimiz için sabrın sözden uygulamaya geçme vaktidir.

Tabi ruhlara karabasan gibi çöken “karamsarlıktan” söz etmiyoruz. Onun adı sabır değil, “kapana kısılmış panik” halidir.

Kapana kısılmış panik, kişinin tüm insani hasletlerini yok eder ve önce kendisine, sonra çevresindekilere zarar verir. Ayrıca karamsarlık inançsızlıktır.

Sabrın meyveleri pek çoktur. Üstelik hiç tahmin edilmeyen öyle meyveler, mükâfatlar, öyle müjdeler verir ki, onlarcası, yüzlercesi tahmin edilemez.

¥

Corona sebebiyle bir sabır mektebindeyiz. Sabrın ne demek olduğunu sözden öte eylem-amel haline getirdiğimizde; “merhamet, vicdan, gönlümüz ve kalbimiz” birlikte hareket edecektir.

Yalnız sabretmek ile tahammül etmeyi birbirine karıştırmamalı. Sabra inanmayanların düştüğü tuzak, genelde tahammül etmek ile sabretmeyi birbirine karıştırmaktır.

Sabrın temelini, her Müslümanın üzerine farz olan “Amentüye” sağlam şekilde iman etmek oluşturur. Gelecek korkusu, endişesi, kaygısı, endişesi taşımamak ve yaşamamaktır.

Tabi sabretmek denilince oturup hareketsiz beklemek gibi bir anlam da çıkmamalıdır. Bu bir sabır değil, ruhi çöküntünün başlangıcıdır.

Sabretmek, önce kendi hayatımıza dair ciddi bir muhasebe yapmamız demektir. Kendimize sorular sormak ve açık yüreklilikle adam gibi cevap verebilmektir.

İnanın pek çoğumuz kendimize soracağımız sorulara açık yüreklilikle cevap verdiğimizde, “Son pişmanlık fayda etmez” sözünün altında ezildiğimizi göreceğizdir.

Ömrümüzün büyük kesiminin “hey hey” ile geçtiğini, olur olmaz meselelerde bile en ufak rüzgârda sağa sola savrulan yapraklar gibi savrulduğumuzu fark edeceğizdir.

Kendimizi sığaya çektikten sonra aile fertlerinden başlayarak, geçmişten bugüne yaşadıklarımız ve yaşananlara katkımız üzerinde muhakeme yapabilmeliyiz.

Bunların arkasından devamı gelir. Akraba ve komşulardan tutun da milletimize ve devletimize karşı olan vazifelerimize kadar bir sıralama yapabiliriz.

¥

Ezcümle:

Evet, millet olarak mahşer provasındayız. Devlet başkanımızdan mezradaki çobanımıza kadar bütün rütbelerin sıfırlandığı; hiçbir şanın, şöhretin, malın-mülkün-paranın, makamın, “Ben” diyemeyeceği bir sınavdan geçiyoruz.

Bu sınavı ancak sabırla ve devletimizin önerdiği tedbirlere uyarak geçebiliriz.

Bir de virüsten daha tehlikeli olan sosyal medyadaki münafıklara uymadan, inanmadan ve onların münafıklıklarını çoğaltmadan geçebiliriz.

“Sabırla koruk üzüm olur”. Bağcıyı döven münafıklara aldanmadan, üzüm yemek için sabredelim. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mendoza

Allah bilir ama kıyamete doğru gidiyoruz
  • Yanıtla

Necati

Siz ve sizin gibiler dışında herkes münafık, kâfir degil mi hocam?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı