• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
07 Ocak 2021

Mehmet Akif İnan

Türkümüz dünyayı kardeş bilendir

Gökleri insanın ortak tarlası

Toprağın altına yürüsem bir gün

Kurtulsam aklımın işkencesinden

Bitirip şu kuru kara ekmeği

Göç etsem diyorum yar ellerine.

Yukarıdaki mısralar, yazının başlığındaki merhum büyüğümüz merhum Mehmet Akif İnan’a ait.

12 Temmuz 1940 tarihinde Urfa’da dünyaya gelen Akif ağabey, 6 Ocak 2000 tarihinde “Göç etsem diyorum yar ellerine” dediği yar ellerine kavuşmuştur.

Akif ağabey üç nesli yoğurmuş “Yedi Güzel Adam’dan” birisidir.

İnsana insanlık ve iman aşılayan ve bu dünyadan hiçbir beklentisi olmadan sadece insana ve inancına ömrünü hasrederek veda etmiştir.

Kendisini “Yedi Güzel Adam’ın” birlikte olduğu “Mavera” çevresinde tanımıştım. Selanik Caddesindeki dergi bürosunda fırsat buldukça dinler ve hizmetlerinde bulunurduk.

Kendi çocukluk yıllarında, gençlik yıllarında gördüklerini, yaşadıklarını anlatırdı. Dağarcığımdaki bilgiler bölük pörçüktü ama araştırmacı-yazar arkadaşımız Hıdır Yıldırım, o hatıralardan birisini derli toplu yazmış, “CHP zihniyetinin zulümlerini bilmeden bu ülkeye ihanet edenleri anlamak mümkün değildir” diyerek o vakıalardan biri nakledelim:

“Urfa, (…) oldukça içe kapalı, do-layısıyla hayli muhafazakâr bir kent olma özelliğinin bedelini, o tarihlerde, her gün ödüyordu.

Gün geçmezdi ki birkaç Urfalının bir kıyafeti yüzünden başı derde girmesin. Polis ve jandarma, geleneksel mahallî kıyafetle dolaşan hemşehrilerimizi; kadın, er-kek ve çocuk demeden yoldan, mahalle aralarından toplayarak karakollara götürürdü.

Ben çocukken, polisin sokak ortasında, Kılık-Kıyafet Kanunu’na aykırı gördükleri bu giysileri yırttığına çok tanık olmuşumdur.

Halkın, özellikle köylünün ödü kopardı polisten, jandarmadan. Milletin karnı açtı, iş sahaları yok de-necek kadar azdı. Ama bu halktan şalvar, entari, çarşaf yerine; pantolon, ceket, şapka, manto giymesi isteniyordu.

Okullarda din, ders olarak okutulmuyordu, yasaktı. Dinî yayınlar da yasaktı. Konu komşu çocuklarına gizli gizli Kur’an öğreten kadın-erkek birçok kişinin, evlerinin basılarak suç unsurlarıyla birlikte karakollara, mahke-melere taşınması, gündelik sıradan olaylardandı. Ezan bile Türk-çe okunurdu minarelerde. Batılılaşma uğruna yapılıyordu bütün bunlar”.

Akif İnan ve devrindeki bütün ağabeylerimizin ortak derdi, Müslüman bir gencin Kur’an’dan, Sünnetten uzak yaşamamasıydı.

Gençlerle sohbetlerinin bir yerinde Kur’an’dan, Hadisten, Sünnetten bahisler açarlar ve insanın insan gibi yaşayabilmesi ve insan olma ödevini yerine getirmesi için çevresine, ailesine, ülkesine, milletine hizmet aşkıyla donanmaları gerektiğini söylerlerdi.

Ezcümle o sözlerden:

“Biz, Tanzimat’tan beridir, iflah edilmemek için, başına örülmedik çorap bırakılmayan bir düşünce nizamının çocuklarıyız.

Tama-men erimememiz, tükenmememiz, Allah’ın bir lütfudur ve lütfa bağlı olarak bir avuç inanç kahramanın destanî direnişindendir.

Kur’an’ı hamil olmayınca, İslâm davası mı olurmuş? Bizi Kur’an’dan koparanlara cevabımız, Kur’an’ı yüklenmekle olsun.

Bir Müslüman için en iyi tebliğ, inancını yaşamasıdır.”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Şahika

Aynen dediğiniz gibi, Rabbim hakka hizmet eden tüm hizmet erlerinin mekanlarını cennet eylesin...
  • Yanıtla

Kamil

Asırlardır masal aleminde yaşatılmaya yönlendiriliyoruz. Tarihi filmlere gereksiz yere çok masraf yapılıyor. Halkın safsatalara ihtiyacı yok. Filmle uyutup halkı kendi kümesine dahil etmeye çalışanlar bu ülkede şatafatlı yaşıyorlar. Siyasilerin hepsi yalancı ve üzerimize taht kurmuşlar. Sürünün tasarrufu ellerinde.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23