• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
20 Ocak 2021

Kar hasreti, beyaz felaket, beyaz bereket

Medya dilindeki edep yoksunluğunun tedavisi var mıdır bilmiyorum.

Umarsızlık, ahlaksızlık, nemelazımcılık gibi adi karakter ürünü haberciliğin medya dilinde kullanılması ciddi bir travmanın göstergesidir.

Hatırlarsanız bundan üç yıl öncesine kadar kar yağardı ve yazılı-sözlü-görsel haberler kar yağışına “Beyaz Felaket” diye başlarlardı.

Yağmurlara “Kara Afet” derler, ev yapılmasına müsaade edilmeyen yerlere yapılan evlerin bodrumlarını su basınca, bırakın mahalli idareleri, hükümetin istifası istenir ve “devlet nerede” gibi manşetlerle iç kirliliklerini sergilerlerdi.

Geçtiğimiz hafta İstanbul’a ilk kar düşünce, “Beyaz Felaket” diye haber yapanlar, “Kar Hasreti Bitti” diye duyurdular.

Kapıya susuzluk ve bereketsizlik dayanınca felaket tellallığı bitiverdi. Barajların yüzde beşlik bir doluluk oranı sevince boğdu. Peki, medyadaki bir iyileşme hali midir? Hayır!

Bir şey daha hatırlatalım. 2018-2019 yılında CHP’liler ve terör örgütleri, sosyal medyadan şöyle twitler atıyorlardı.

“Evlerde ve iş yerlerinde suları açık bırakalım, barajlarda sular tükensin, Ak Partili Belediye ve hükümet zorda kalsın”. Ve bunlar insandı.

En son kar 2017 yılında yağmış ve insan olma nasibinden mahrum kalanlar, kar haberlerine “Beyaz Felaket” demişlerdi.

Biz de bunun üzerine “Beyaz Bereket” diye yazmıştık. Bugünkü kar sevincine daha sonra felaket denilmemesi için 10 Ocak 2017 tarihli yazımızdan bir kısmını aktaralım:

“Beyaz Bereket

Beyaz Berekettir” karın adı Anadolu’da. “Felaket” diye anılmaz “insanın” yaşadığı hiçbir belde, köyde ve kentte.

“Rahmet yağmalı ki, karnımız da ambarımız da şenlensin” denilir.

Böyle denilse de insanın ve kâinatın geçimini ve dengesini sağlayan hayvanlar ve bitkiler âlemi zikredilir.

Bağ, bahçe, meyveli, meyvesiz ağaçlar ayrıca dile gelir. Ellerde uzun sırıklarla, bağların bahçelerin yolu tutulur ve “Kışın kar çırpmayan, yazın yemiş çırpamaz” denilir. 

Anadolu’da “Beyaz Bereket” olan kar, şehirlerde yaşayanlar tarafından “Beyaz Felaket” olarak adlandırılmamalıdır.

Bereket kavramından ve karnını doyurduğu Anadolu’dan habersiz yaşayan ve görevi kamuoyunu haberdar etmek olan malum güruh, ısrarla “felaket” demektedir.

Fıtratındaki “iyilik” mayasını, “kötülüğe” dönüştürenlerin ortak özelliği; iyilikten ve iyiliği görmekten nasibi kesilenlerdir.

Kar sebebiyle yaşanılan sıkıntıları görenlerin, bir de karın memleketimiz üzerindeki hayrını ve bereketini görmelerini sağlamak gerek. Kısaca bakalım.

Barajlarımız doluyor. Akarsularımız çoğalıyor, ormanlarımız, bağlarımız, bahçelerimiz, tarlalarımız, yeşil alanlarımız insana hizmet için besleniyor.

Yağış mevsimi başlamadan önce kırsal kesimde ciddi bir telaş vardı. Kuraklık endişesi içten içe çiftçimizi derin derin düşündürüyordu.

Toprak yanıyor, ekilen tohumlar çürüyordu. Kar ve yağmur öyle bir bereketle geldi ki, çiftçimizin yüzü güldü.

Oysa en çok sevinmesi gereken şehirdekiler olmalı değil midir? Kar bereketinin mahsullerini en çok yiyecek ve içecek kimlerdir?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yerli uzman

Aynen katılıyorum..Medyamız maalesef asıl kar yagmasa felaket olcagından bihaber ezbere yazıyor.Çünkü modernite o maddeci olmuş.Arabasının yolda kalması onun için felaket.onun tarımla toprakla bi alakası yok..Kışın kar yagmasa yazı kurak ve berbat geçeceginden haberi yok..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23