• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
04 Mayıs 2021

İbadet hayatımızı kuşatan üç tehlike (1)

Mübarek Ramazan-ı Şerif geldi gidiyor da şöyle içimi ısıtan, hakikat aynası karşısında kendimi sigaya çeken bir yazı yazamadım ona yanar dururdum.

Dünyaya gelişimizin ve dünya nimetlerinden istifade edişimizin asıl gayesinin ahirete hazırlık yapmak gerektiğini, dünyanın bir imtihan salonu olduğunu, her fırsatta dünyanın faniliğini, dünyaya geldiğimiz gibi göçeceğimizi, ebedi hayatın öteki âlem olduğunu, sanırım beyan etmeyen ve inanmayan kimse yoktur. Amentü sahipleri için söylüyorum tabii. 

Zihnimde bu düşünceler seyrüsefer ederken, “Bu hal nasıl bir haldir” sorusu dalgalanırken, dalgalanmayı durduran cevaplar, Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamdan geldi.

Mehmet Görmez hocamız, “İbadet Hayatımızı Kuşatan Üç Tehlike” hususunda şunları kaydediyor, özetleyerek paylaşmak isterim.

“Her yıl Ramazanlar gelip gidiyor. Peki, her sene gelen Ramazan bize ne kadar hayat veriyor? Bizi ne kadar değiştiriyor? Yoksa biz mi onu değiştiriyoruz? Her geldiğinde biz mi ondan bir şeyler koparmaya çalışıyoruz?

Bu sorulara cevap vermek için oruç ve Ramazan olmak üzere ibadet hayatımızı kuşatan üç büyük tehlikeden ve bunların çarelerinden söz etmek istiyorum.

Birinci tehlike:

İbadetlerimizin şuur, bilinç, akıl ve tefekkür boyutunu kaybetmesidir. İbadetlerimizin sıradanlaşması, rutinleşmesidir. Ruhunu kaybetmesidir. Sadece şekle indirgenmesidir. Anlamsız tekrarlara dönüşmesidir. Hayata anlam katmamasıdır.

Oysa ibadet varlığın dilidir, yaratılışın hikmetidir. Gayesi, varlığımızı ve hayatı anlamlandırmaktır. Hâl böyleyken müminin elinde ibadetlerin anlamını kaybetmesi, büyük bir tehlikedir. İbadetlerimizin gayesi, hayatımızı sıradanlaşmaktan kurtarmaktır.

Hâl böyle iken ibadetin bizatihi kendisinin sıradanlaşması, rutin hale gelmesi, ruhunu kaybetmesi, ibadetlerimizin karşı karşıya kaldığı en büyük tehlikedir.

İbadetlerde şekil, elbette ruhun kabı olması bakımından önemlidir. Fakat ruhu yok olan şekilcilik, ibadeti yok ediyor.

Ruhunu kaybeden bir ibadet; namazı bedene hapsediyor. Orucu perhize dönüştürüyor. Haccı seyahate çeviriyor. Ruhunu kaybeden şekilcilik, her ibadetin önündeki en büyük tehlikedir.

İkinci tehlike:

İbadetlerimizin gönül, kalp, ihlas ve samimiyet boyutunu kaybetmesidir. Bir riya ve gösterişe dönüşmesidir. Bir fayda ve menfaate evrilmesidir.

Oysa her ibadetin kıblesi niyettir. Allah Resulünün ifadesiyle, her amel, ancak niyetle değer bulacaktır. Niyet amelin çekirdeğidir. Ameller, niyet dediğimiz çekirdeğin ürünüdür.

Çekirdeğin ekildiği yer şüphesiz kalptir. Fakat çekirdeği eken akıldır. Bu nedenle akleden bir kalbe sahip olmak ne kadar önemliyse, kalbi olan bir akla da sahip olmak o kadar mühimdir.

Üçüncü tehlike:

İbadetlerimizin ahlak boyutunu kaybetmesidir. İbadet ile ahlakın birbirinden ayrılmasıdır. İbadetin vesile olmaktan çıkıp gayeye dönüşmesidir.

İbadetlerimizin gayesi, bizi erdeme, fazilete, merhamete, adalete, yüksek ahlaka götürmek iken ahlaktan koparılıp gayeye dönüşmesi, ibadetin önündeki en büyük tehlikelerden bir tanesidir”.

Yarına bu tehlikelerin çareleri var.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

adil

bir kere görmez örneği yanlış seçilmiş. onun neden görevden alındığı malum. ibadetleri bekleyen asıl TEHLİKE HARAM LOKMA. "bir lokma haram kırk gün ibadetin kabulüne eNgel."yemiş iki millet de elin yüzün yumaz değil". "allah ın sizin aç kalmanıza ihtiyacı yoktur" açıklamaları var. malum ekmek yoğurt dahil tüm et, süt un ürünlerinde domuz katkısı var. faiz müslümanların hayatına normal hale gelmiş.
  • Yanıtla

Remzi hoca

Çok güzel bir konuya deginilmis. Ne yazık ki ibadetlerin içi boş...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23