• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
10 Nisan 2020

Evde Kalanlar İçin Evde Kalmayanlar

Evlerinde kalanlar için evlerinde kalmayan büyük bir “vefa ve iyilik ordumuz” var.

İşte bu iyilik ordumuz; tepeden tırnağa sağlık kadromuz, polisimiz, jandarmamız, din görevlilerimiz, resmi kurumların ilgili bürokrat ve memurlarının yanı sıra, yüzlerce hayırsever sivil toplum derneklerinin çalışanları ve üyeleriyle birlikte nice vefalı insanlarımız, evde kalanlarımız için evlerinde kalmamaktadırlar.

Her birine ayrı ayrı müteşekkiriz. Rahmet ve merhamet milleti oluşumuzun muhteşem bir tablosudur. Bu tablo duvarlara değil, temiz-pak yüreklere, kalplere, gönüllere taht kuran ve yüzyıllarca anlatılacak bir tablodur.

Evde kalanlarımız, evde kalmalarının ne kadar zor olduğundan yakınırken, onlar için evde kalmayanları hatırlamalarında fayda vardır.

Evde kalanlar için evde kalmayanlar, evlerine döndüklerinde; “Acaba mikrop kaptım mı kapmadım mıdiye yürekleri ağzına gelerek çocuklarının yanına dönmektedirler.

Meseleye bu açıdan bakmak zor olmasa gerek? Salonda oturarak korunmak ile sahada koşturarak korunmayı aynı kefeye koymak, bencillik ve muhannetliğe işarettir.

Hepimizin bildiği ve sıkça dile getirildiği gibi bütün dünya Çin virüsüyle mücadele etmektedir.

İşte “güç ambalajlı batı çöktü”. Amerika ve Avrupa perişan halde! Sokakta yürüyen vatandaşlarının ağızlarında gördükleri maskeleri çalıp, doktorlara taktırıyorlar.

Türkiye’den yardım istemeye başladılar. Biz de yardım etmekteyiz. Bunu bir övgü yahut üstünlük vasfıyla söylemiyorum.

Batı zaten içten içe çürüyordu, Çin virüsüyle çürümesi meydana çıktı. Nedir sebebi?

Batı yok ettiği insanlığın kurbanı oldu. Kalpleri mühürlenmemiş, kulaklarını doğrulara kapatmamış, gözlerini çirkinliklere heba etmemiş her insanımız bilir ki, bizim medeniyetimiz, “insan merkezli bir medeniyettir” ve bu yüzden ayakta durmaktadır.

Bugün batının düştüğü durum, bizim medeniyetimizin temel taşı olan; “insanı yaşat ki, devlet yaşasın” ilkesini, “yaşamak için insanı öldür-sömür” ilkesiyle; Afrika, Ortadoğu ile zenginlik kaynakları olan ülkeleri ve insanlarını sömürerek öldürdükleri için damdazlak ortada kalmışlardır.

Bütün bu gerçeklere rağmen, bizim de içimizde siyasetten, ekonomiye, ekonomiden eğlence dünyasına kadar çeşitli kesimlerin, “yüzlerini batıya ve batıla, sırtlarını ise devletine ve milletine dönmüş” oldukları görülmekte ve her fırsatta fitnelerini salmaktan geri durmamaktadırlar.

Alnını secdeye koymaya kibri ve hırsı müsaade etmeyen, ezan duymamak için cami yakınında bile oturmaktan kaçan ve “Allah”, “Maaşallah”, “İnşaallah denilince çarpılmışa dönen kimseler, sanki çok devlet-milletseverlermiş gibi; “Böyle bir zamanda din görevlilerinin nerede olduklarını” sorarak mayalarının gereğini yapmaktalar.

Söyleyelim din görevlilerinin neler yaptığını.

Ülkemizin her noktasında Diyanet İşleri Başkanlığına mensup tüm cami görevlileri, “Vefa Sosyal Destekleme Grubunda” çalışmakta ve özellikle hastalara moral ve motivasyon vermektedirler.

Bunları görmek çok zor değildir. Valiliklerin, kaymakamlıkların ve müftülüklerin resmi sitelerine girenler, gönüllüler ordusunun hizmetlerine şahitlik edebilirler.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı