• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
25 Şubat 2020

Erdoğan’ın siyasetiyle mi diniyle mi kavga ediliyor

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın yaptığı siyasetle mi, yoksa dini-milli değerleri yaşaması ve sahiplenmesiyle mi kavga ediliyor?

Sorunun cevabı kişiden kişiye değişir. Çünkü herkesin kendi meşrebince bir cevabı olacaktır. Soruya cevap aramak için biraz geçmişe gitmek icap eder.

Cumhuriyetin kuruluşunun onuncu yılından bugüne kadar geçirdiğimiz safhalara şöyle özetle bakacak olursak, dürüst olmak kaydıyla net cevap ortaya çıkar.

Bizi millet ve devlet yapan din, dil ve arasındaki değer yargılarımız, bir savaştan çıkmış gibi alt üst edildi. Millet olarak içten ve dıştan sürekli şarampollere itildik.

Allah rahmet eylesin Menderes ve Özal döneminde azıcık düzlüğe çıkacak olduk, yine şarampollere yuvarlandık.

Ne zaman başımızı kaldırdıysak, darbelerle önümüz kesildi. Bunların en berbatlarından biri de 28 Şubat faciasıydı.

1950’ye kadar olan CHP’li yılları aratmayacak şekilde yeniden dine ve dile karşı büyük bir şiddet ve baskı uygulandı.

¥

28 Şubat’ın üzerinden 23 yıl geçti. Millet yerinde, devlet yerinde, üstelik büyük bir millet-devlet bütünlüğü mevcut.

Devletin tepesinde kim var? Devleti ve milleti bu güruhlara yedirmeyen bir lider!

Peki, 28 Şubatçılar nerede ve ne haldeler? O günlere dair şöyle bir anekdot nakledeyim.

Erdoğan okuduğu şiirden dolayı ceza aldığında kendisine tebliğin yapılmasını belediyedeki makamında çalışarak bekliyormuş.

Dönemin valisi E.Ç. üstüne vazife olmayan bir işe kalkışarak belediye binasına girip hışımla:

- “Sen burada hâlâ ne oturuyorsun” diye çıkışınca, Erdoğan da gayet sakin bir şekilde:

- “Henüz tebliğ gelmedi, işimi yapıyorum, buyurun oturmaz mısınız” deyince geldiği öfkesini daha da kabartarak çıkıp gitmiş. Geçelim. 

¥

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan olarak direksiyona geçtiği 2003 yılından itibaren devlet ve millet olarak büyük bir birlik sağlandı ama bu sefer de Batılıların taarruzlarını aratmayacak şekilde Cumhurbaşkanlığı makamını milletin hilafına rağmen meşgul eden ANS adlı kimse engeller çıkarmıştı.

Erdoğan ANS’den kurtuldu diye sevinirken, hiç tahmin edilmeyen başka bir “sessiz engelleyici” ile karşılaşılmıştı. Gezi teröründen gurur duyan kişi!

ANS’nin yaptıkları zoruna gitmedi Erdoğan’ın ama sessiz engelleyicinin yaptıkları gitti. Çünkü “kardeşim” diye Cumhurbaşkanlığına getirmişti onu.

Malum ardından ABD ve AB destekli FETÖ darbe kalkışması geldi. Halen devleti ve milleti rahat bırakılmayacak tüm oyunlar sahnelenmeye devam etmekte.

¥

Ezcümle:

- “Niye böyle oluyor” sorusunu aklı erenler şöyle cevaplıyor:

“Cumhuriyetin kuruluşundan bu tarafa ilk defa dini bütün bir lider bu kadar uzun süre iktidarda kalmakta ve ülkeyi kalkındırmakta. Batı’ya karşı mücadele etmekte ve millet-devlet bütünlüğünü sağlamakta.

Erdoğan karşıtlığı için bundan daha büyük suç olur mu? Yalnız Erdoğan’ın düşmanlarınca değil, dostlarınca anlaşılmaya ihtiyacı var.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

SATUK BUĞRA

Reis'imiz,Allah Azimüşşan'ımızın Ümmet-i Muhammed'e bir lütfudur. Değerini bilmeli, sahip çıkmalıyız. İmtihandayız malum. İç ve dış düşmanın oyunlarına karşı uyanık olmalı, onları iyi tanımalıyız. Hataları, kusurları ya da perde arkasını bilmediğimiz icraatları olabilir. Bize düşen, Ululemrimiz, Halifemiz olan Sayın Erdoğan'ı desteklemektir. En basit bir misal vereyim. Kanal İstanbul Projesi. Eleştiri salvoları sonunda bu kanalı Montrö Sözleşmesi'nin bağımsızlığımıza halel getirdiğinden dolayı yaptırmak istediklerini söylemek zorunda kaldı.
  • Yanıtla

ayşe gül

her görüş den çevremiz var. tayyip beye düşman olanlar onun dindarlığından nefret ediyorlar. buna eminim.onun yanından ayrılıp giden tavizci, kaypak kişilere nasıl sahip çıktıklarına da bakın anlarsınız o güruhun.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı