• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI
13 Ocak 2021

Boğaziçi Üniversitesi ve Ahmet Vefik Paşa

“Hırsız içeriden olunca anahtarı bulmak kolaydır” derler. Tanzimatçıların ileri gelenlerinden Ahmet Vefik Paşa hırsıza anahtar verenlerdendir.

Boğaziçi Üniversitesi’nin yani Robert Kolejinin arsası onundur ve bile bile satmıştır.

Tanzimatçıların ilk ihaneti, Osmanlı topraklarında yabancı okul statüsünde eğitim kurumu açılmasını sağlamak olmuş, “Bebek İlahiyat Okulu ve Robert Koleji” açılmıştır.

Bu okullarda ilk yasaklanan husus şudur: “Osmanlı”, “Osmanlı Türkleri” ve “Müslüman Türkler” demek yasaktır, sadece “Türkler” dedirtmişlerdir.

Bu talimatla da yetinilmemiş, her fırsatta Türk ismi geçtikçe, mutlaka olumsuz haberler yayarak, yabancılara karşı düşmanlıkları artırmış, tahrik edilmiş, devlet sürekli olarak her ortamda eleştirilerek, bir takım haklar istenmesi sağlanmıştır.

Şimdi Ahmet Vefik Paşa’nın ihanetine giden sürecin öncesine giderek, Robert Kolejin kuruluşuna bakalım.

1859 yılına kadar bir Amerikan Board misyoneri olarak çalışmış olan Robert Kolejin kurucusu Cyrus Hamlin, İslam düşmanlığı üzerine tasarladığı kolejde, İncil’in dini ve ahlaki eğitimin kaynağı olacağını, açıkça vaaz edileceğini, İncil’in okunarak sabah ve akşam dini ayinler yapılacağını şart koşmuştur. Merak edenler Cyrus Hamlin’in hatıratını okuyabilirler.

Hamlin o kadar kibirlidir ki, Tanzimatçıları “acuzeler” olarak görür ve gösterir. (Haksız da değildir) Bu acuzeler, onursuzluklarını Hamlin’e bir nişan vererek ödüllendirmek isterler ama Hamlin bu nişanı almayarak şöyle der:

“Bir Amerikan vatandaşı, Osmanlı devlet nişanı alacak kadar küçülmez”.

Hamlin, Osmanlı topraklarında Amerikan kolejini açmaya, Robert adında zengin bir bağışçıyla başlar. Kolej için arazi beğenme niyetiyle Boğaz’ı keşfe çıkar.

İlk baktığı yer, Boğaziçi Üniversitesinin bugünkü arsasıdır. Hayli yüksek bir fiyat istenir. Aradan zaman geçer ve o arazi bir anda kelepire düşüverir.

Arsanın sahibi Tanzimat bürokratlarından Ahmet Vefik Paşa’dır.

Paşa, Paris’teki sefareti sırasında hayli müsrif bir hayat yaşar, borç batağından kurtulabilmek için elinde avucunda ne varsa yok pahasına satmak zorunda kalır ve elindeki en kıymetli arazi de Robert Koleji’nin arsasıdır.

Merak edenler araştırırlarsa daha nice vakıalara ulaşırlar. Sözü Ahmet Vefik Paşa’nın akıbetiyle sürdürelim.

“Robert Kolejinin kurucusu Hamlin, Hisardaki surların tepesine çıkarak, İstanbul’a baktıktan sonra; ‘Fatih bu şehri buradan fethetmiş, ben de bu milletin kültürünü aynı tepeden fethedeceğim’ diyerek okulun temelini attırır.

Tabi bu satış Abdülaziz’in devrinde gerçekleşmiştir ve Ahmet Vefik Paşa, Abdülaziz’i de aldatarak bir de inşaat izni alıvermiştir.

II. Abdülhamid devletin başına geçtiğinde bu hadiseye çok üzülür ve Ahmet Vefik Paşa öldüğünde, Paşanın vasiyeti gereği naaşının Eyüp’teki aile kabristanına gömülmesine müsaade etmeyerek, Protestanlara sattığı arazinin hemen önünde defnettirir.

Ezcümle:

Paşa ektiğini biçmiş, layık olduğu şekilde defnedilmiştir. Hâlâ onun faturası ödenmektedir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cem Erdem

1997 Robert mezunuyum. O kadar sene ne İncil ne ayin görmedim...
  • Yanıtla

Mustafa

Susuzluk için üniversite lerde bilimsel çalışma yok diye bir eleştiri yapmıştım haksızlık etmişim proflar çalışıyormuş 900 yıllık mazar bulmuşlar. Bitti artık Türkiye nin her alanda sorunları çözüldü artık. Şimdi mezarin üzerine türbe yapılır kim tutar Türkiye yi savulun bütün üniversitelerimizle geliyoruz.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23