--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Yaşasın Enayi Kardeşliği!”

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
6

Cumhuriyet öncesi “din elden gidiyor” diye feveran eden statükocu yobazlarla, Devleti Âli Osmani sonrası “laiklik elden gidiyor” diye bir yerlerini yırtan yeni cumhuriyetin arsız yobazları arasındaki fikri nesebiyete işaret ettiğim için her hâlükârda bir araba dolusu dayağı hak ediyorum.

Medeni dünyaya karşı anarşist, suyun öteki yakasındaki kovboylar karşısında Geronimo’nun varlık savaşında yanında duran bir Apaçi olarak yok edilmeyi hak ediyorum.

Meksika’da Zabata, Türkistan’da çekik gözlü Türkmen olmanın suç olduğunu bilerek bu cürmü işliyorum. Avrupa’da Kosovalı, Boşnak barbar bir Türküm. Küf kokan kafatasçı müceses nizama göre pis bir Kürt olarak, Filistin’de sapan taşı sallayan Ammar’ın intifadasına taş taşıyarak yardım ve yataklık suçu da işliyorum.

Dallarına hamak kurduğu gölgesi bol zakkum ağacına yaslanıp, petro dolarları “Ayva seyyidi” coşkusuyla sayan bedeviyi tersliyorsam ve eğer Birleşmiş Milletlere sırtını dönen Hanzal’a olmuşsam bu ahmaklık değil mi?

İsrail lobisi ve Anglo Sakson aklı, “barış planı” yapıyorlar. Ben buna işgal deyip, pek muhterem Mister Trump’a;

Eyyyt Tırt efendi Sen Selahattin’in tokadını bilir misin? deyip tarihsel göndermede bulunuyorsam ben iflah olmam. Üstelik Adım Malcolm X’ken Harlem’in arka sokaklarında basket topu kovalayan siyahi olarak her Allah’ın günü “Hey adamım derdin ne senin Zenci” hakaretlerine uğrayan benim.

Ülkemde “bidon kafalı, göbeğini kaşıyan ucube” der gezi zekâlılar. Ve Mısır’da ihvanım. ‘Mursi’ ismiyle seslenirler meydanlarda.

Baba ben her türlü dövülmeyi hak ediyorum.

Bir yanda hayatı kaymış, viran olmuş; ocağı başına yıkılan, evladı için üzülmenin Allah’ı inciteceğini düşünen, vatan uğruna şehadetin mateminden hayâ eden,

metaneti onur arması gibi göğsünde taşıyıp, devlet baba hamisini bilemeden kutsayan, “neden?” sorusunu sormak için bir neden aramayan, evladıyla beraber koca dağ yüreğini de tabuta koyup Allah ‘a emaneti yolculayan Anadolu insanı.

Diğer yandan; akil baliğ olmamış evladının hangi dava uğruna kaçıp ya da kaçırılıp dağlara vurulduğu hakkında taktik ve stratejik çözümleme yoksunu garibim. Dirisine de ölüsüne de razı edilmiş ümit pınarında her gün öldürülen bir can…

Birde öz evladına burnunu göstermekten hicap duyarken komprador aydın marifetiyle, sinsi bakışlı namahrem adamların posterlerini taşımaya figüran tutulan analar…

Bir tek iftitah tekbiri için kaldırdığı ellerini; anlamını kavramadan uzak sözüm ona zafer işaretiyle havaya kaldıran, sahipsiz, kendine ait ve dair olmayan bir çatışmanın arafındakiler…

İkisinin derdiyle dertlenince ben bir ahmak oluyorum. Bölücülüğüm de cabası. Politikanın İdrakini, idrar tahliline tabi tutup, sonucunda; masum çocukların kanının çatlamış ar damarında dolaştığını söylemek ahmaklık işaretidir.

“Camilerde siyaset, meydanlarda din” çelişkisiyle milleti suiistimal ile “Allah” deyip abandone edenlere “İllallah” diyorsam, “hırsızlığın da adabı vardır deyip hırsızların gece karanlığında işe çıkması, olası bir suçüstünde el âleme rezil olma korkusundandır” diyorsam en hafifinden bir “defol” zılgıtını hak etmişimdir. Üstüne üstlük hırsızlık; ilahi fermanla haram kılınmış, profesyonel bir meslek, bir kötü alışkanlık, kleptomani olarak bir hastalık, bir ihtiyacın yarattığı son çare gibi sosyal ve psikolojik nedenler üzerine yazılar yazıyorsam, bunu da sunturlu bir öfkeyi üstüme çektiğimi bile bile yapıyorsam bu düpedüz enayiliktir.

Bir vurgun ortamında voleyi vuramamışsam, evliya olsam ne yazar? Enayiden evliya mı olur?

Eğer gişelerde kuyruğa riayet edip kaynak yapma uyanıklığında bulunmuyorsam, kazancım oranında vergi veriyorsam, işe zamanında gidip o günün işini bitirmeden çıkmıyorsam, bir mazlumun ya da mağdurun lehine tanıklık yapıyorsam, rüşvet vermediğim için işsiz kalıyorsam; “memleketin bir dürüstü sen misin? Doğrucu Davut olacağın kadar birde yan gel Osman ol! Memleketi sen mi kurtaracan

lan!?”şeklindeki istihzai suale muhatap müseccel bir enayiyi kim ciddiye alır ki? Ve eğer;

Hırsız cenazelere bine bine aristokratik klent yosması sosyal demokrasinin senfoni diktesine tiksinme-i itiraz ile Müslüm Baba dinliyorsam, heykel putçusu Azer’e, İbrahim’i balta sallıyorsam, halkının kanını emip posasını dabbaklayan, felç eden, verem eden, kahrından ve çaresizliğinden öldüren, hırsızlığa, yolsuzluğa, rüşvete, yankesiciliğe, soyguna, vurguna, fahişeliğe, pezevenkliğe mecbur bırakan, her cinsten adiliğe isyan bayrağı açıyorsam gemisini yürütemeyen kaptanım demektir.

Soyut resimden anlamayan Fuzuli’den beyitler çakılmışsa zihnime, ana dilinden başka bir dil bilmeyen Karacaoğlan şiirlerini çığırtıyorsam, pipetle cola yerine ayranı köpürtüp köpürtüp, lıkır lıkır içtikten sonra elimin tersiyle bıyıklarımı siliyorsam “uçma turnam vuracaklar, gezme ceylan bu dağlarda seni avlarlar, ötme keklik ötme, telli turnam selam götür sevdiğimin diyarına” gibi türkülerle hayvan popülasyonuna müdahale ettiğimi söylüyorsa zoologlar, kalın hukuk kitaplarına göre acayip suçluysam ben tescilli bir enayi olmayı hak etmişimdir.

Ve yaşasın lahmacun! Kahrolsun hamburger!!!

Eğri oturup eğri laflardan doğruyu anlatabilmek zor zanaat.

Zor olan soru şu belki de; iki seçenekten birisini tercih etmek zorundaysanız enayi olmayı mı tercih edersiniz? Yoksa düzenbaz olmayı mı?

Ben tarafımı yazdım. Yaşasın enayi kardeşliği!

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okyucu

2 Şubat 2020 14:26

Yaşasın enayi kardeşliği...

Nasir DİZMAN

1 Şubat 2020 12:19

Hocam ısrarla dayak yemekle uslanmayacagimi bilmeni isterim 

Remzi yıldırım

31 Ocak 2020 20:36

Yüreğine sağlık çok güzel bir güncel imalathane dolu herkese göre bir mesaj içeriyor. Çok ders var başarİmar dilerim

HE LAN O O

31 Ocak 2020 16:03

"Kuyunun dibinde kurbağalar,sanır ki gökyüzü kuyu ağzı kadar" (Bir şarkı sözü) Bakılan pencereye göre fikirlerin nasıl şekillenebileceği yazıda gözler önüne serilmiş.Dünya penceresinden bakıldığında ENAYİ görünenlerin ahiret penceresinden bakıldığında EN İYİ olduğu bilinciyle Allah enayilerimize zeval vermesin.

Adana Erdoğan

31 Ocak 2020 13:53

Zor olan soru şu belki de; iki seçenekten birisini tercih etmek zorundaysanız enayi olmayı mı tercih edersiniz? Yoksa düzenbaz olmayı mı? Ben tarafımı yazdım. Yaşasın enayi kardeşliği! Enfas bir yazi daha diline ķalemine yüreğine saglik ustadim

NE ÖNEMİ VARKİİİ

31 Ocak 2020 13:05

Orada yer varmı bana kadar. Ulan ben katmerli enayi imişim çabuk yer açın bende geldim. Kucağımda büyük günahlarla hadimizemi halil cibran bilmeden ibni haldun okumak. Erol güngörü ve nuri pakdili. Cemil meriçi ekle oraya

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle