--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyaset mi? Politika mı?

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
7

Siyasetten âri, meşruiyetini ise siyasete dayandıran politika, bir çeşit reality show’dur. Siz politikaya isterseniz gerçeğin Showlaştırılması diyebilirsiniz. Neticede Latince karışlığında poli çok, tik yüz manasına geliyor. sondan ekleme bir “cı” ekiyle kelime “politikacı” olarak karşımıza çıkıyor. Kelime kurnazlığıyla ifade edersek bu, “çok yüzlü” gibi bir manaya geliyor. Kısaca “yüzsüz” deme hakkı okuyucuya aittir.

Eğitmen manasına gelen “siyaset” gibi derin ve bir o kadar değerli kavramın çok uzağında, sulandırılmış tatlı su demokrasilerinde bir tür magazin ve munis cemiyet hayatının (!) ışıltılı dünyasının televolesidir politika.

Televole dünyasının nitelikten uzak bu arenasında; liyakat ya da nitelik ardına sığınmış, fırıldaklık katsayısına orantılı, sadakatli histerik hastalarının gönence bakışlarının belirleyici olduğu, en çok bağıranın en çok haklı olabildiği (!) her konuda muallimi evvel, müftüyü azam, cafcaflı horozlar popülasyonun boş beleş ağız dalaşı arenası kanaatimce Ortadoğu demokrasilerine özgü siyaset yapma biçimi.

Eğer bir ülkede politika yapmak için yola çıkanın parası pul, karısı dul, kendisi kulsa o zaman bu hastalık psikonevrozlarla izaha muhtaç hale gelmiş demektir.

Fizyolojik içgüdülerin toplumsal içgüdülerle perdelenmesi gerçeğin showa maske edilmesidir. Primitif içgüdülerin politik arenasının aktörleri ve figüranları maskeli baloda çığırtırlar. Yaşa! Varol! Ya da kahrol! Biteceksiniz! Gibi gibi…
Taraf olmayan yığınların merak içindeki bekleyişleri bir kenara üçüncü yolları ekseri dua etmek...

Yüksek mevkilerden tanıdığımız ayartma erkiyle donanmış statükocu elitin, tüm zamanlarda eksen kaymalarına yol açabilecek, özgürlüklere karşı mevzi koruma refleksi ile acıma ve bağışlama veya yok etme duygusunu kendi mezar taşı olarak ezberletme geleneği, yasal dayanakları kullanarak sermaye sahibi olmuşlar ile yasalar dışında sermaye sahibi olmuşların güç gösterisinden öte bir duyguyu ifade edemez. Neticede elitizmin doruklarında turlayan şişman kedilerden kurulu elitin, varlığını statükonun varlığına hizmet edecek kıvama getirdiği gün, meşruiyetini ilan ettiği gündür. Çakma özgürlük mintanıyla imitasyon siyasetin politik arenasının sivil görünümlü olması arşı aladan bir ahlak mintanı giydiği anlamına gelmez. Nepotizmin kıyı bucak bütün kombine biletlerle arenayı tamtakır doldurması siyasetin tükenmişliğine, politikanın egemenliğine delalet eder.

Statükonun in- out! Projeleri “father Marlon Brando” veya Dallas klasiği kurgularla dolu olması neden şaşırtıcı gelir ki? Kasetle gelen, kasetle giden, video ile kavga eden bir dünyada sinema bilinçaltını ifade etmenin en etkin aracı.

Öznesi ve nesnesinin iç içe helezonik yapı barındırdığı, varlık nedeni bir diğeri olan, dilini kullandığı ecnebilikle iyice gavurlaşan bir yapıyla, sosyoloji ölçme ve değerlendirme çalışmalarındaki manipülasyonları ile tam bir gütme aracı Sosyoloji ile ilgili notlarımız bir kenarda dursun.

Arkasına mahalleliyi alınca mahallenin namus bekçisi hüviyetine bürünüp kahvehane ağzıyla çığırtmak bilgi toplumunun özelliği olabilir mi?
Siyaset heyecana ihtiyaç duymaz, bilgiye ihtiyaç duyar. Politika ise tam tersi bilgiden uzak coşkuya ihtiyaç duyar. Gerçek heyecan vermeyince showu gerçekleştirmek ya da gerçeği gizlemeyi show'a dönüştürmek politikacılıktr.

Hakikatin suspus, sevinçlerin kabus bulduğu böyle fırıldak bakışlı ortamda deve otobüs olur.

Politikada Fizilali Kuran Tefsirine ihtiyaç yoktur. (!) yaşasın Floransalı Makyavelli ve Prensi. Sen kimsin ki Ebu Zer?

To be or not töbe!

The get lo!

Men çı goyem tenburem çizenet ( ben ne diyorum, tamburum neyi çalar?)…

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sabri

31 Mayıs 2021 18:46

Fırıldak bir zamandan geçiyoruz. Kalemine sağlık

Adana Erdoğan

31 Mayıs 2021 08:28

Kalemine diline yüreğine sağlık üstadım

Muhammed

31 Mayıs 2021 08:14

“Gökyüzünün başka rengi de varmış! / Geç fark ettim taşın sert olduğunu. / Su insanı boğar, ateş yakarmış! / Her doğan günün bir dert olduğunu, / İnsan bu yaşa gelince anlarmış.” Hocam siyasetiz ve politikasız yazılarınıza toplumun (en azından benim gibi bir sürü aladanmışın)Çok ihtiyacı var Ne olur analiz ve durum tespiti bile olsa siyasete hiç girmeyin bir sadık okurunuz olarak sizden haddim olmayarak tek isteğim

İhsan dayı

31 Mayıs 2021 07:20

Yani iki yüzlü, üç yüzlü,beş yüzlü değil . sayısız yüzlü yüzsüz ler hee hocam Kalemine sağlık

Mehmet ALİ

31 Mayıs 2021 07:00

Men çı goyem tenburem çizenet ( ben ne diyorum, tamburum neyi çalar?)… ?

Muhammed

31 Mayıs 2021 05:43

Her konuda muallimi evvel, müftüyü azam, cafcaflı horozlar popülasyonun boş beleş ağız dalaşı arenası kanaatimce Ortadoğu demokrasilerine özgü siyaset yapma biçimi. Maşşallah Barekallah Subhanallah

Siyaset mi? Politika mı?

31 Mayıs 2021 04:54

Deneyelim: Silitika, yok; Poliset, bilmem, hankını kullanalım..

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle