--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Üçkâğıt Ve Üçkâğıtçı

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
9

Orhan Kemal’in “müfettişler müfettişi” romanı 1950'li yılların seçim atmosferinde milletin “bul karayı al parayı” taktik ve stratejik illüzyonla nasıl kandırıldığını anlatırken, son bölümdeki sahnesiyle trajik bir boyuta varır. Romandaki Savcının tavsiyesi şudur: "ne yaparsan yap ama bu zavallı milleti kandırma!"

Sonraki yıllarda milleti kandıranlara üçkâğıtçı dendi.

Üçkâğıtçı tabiri Megapol şehirlerin henüz yeni yeni kent hüviyetine büründüğü yıllarda "bul karayı, al parayı"cılar sayesinde dilimize yerleşti. Sözcük, biri kara, ikisi kırmızı üç iskambil kâğıdını oyun aracı hâline getiren hilekârlara kullanıldı önceleri. Sözcük zamanla, tüm türleriyle dolandırıcıları tanımlamak için aranan sözcük oldu..

Üçkâğıtçı, 9 karakter ile yazılır. Ayrıca, ü harfi ile başlar, ı harfi ile biter. Tüm karakter dağılımı ise, 'ü', 'ç', 'k', 'â', 'ğ', 'ı', 't', 'ç', 'ı', şeklindedir.

Üçkâğıtçı kelimesinin tersten yazılışı ıçtığâkçü diziliminde gösterilir.

Dikkatinizden kaçmasın Üçkâğıtçının Kâğıtla hakikaten direk bir irtibatı var.

Kapitalist sistem üç tane kâğıtla hegemonik sürece evrildi. Neticesinde modernizm gibi veledi zina bir canavar evladı büyütmek insanlığa kaldı. Modernlik üç tane kağıdın hayata dokunmasıyla başladı.

1-Altın gümüş gibi madeni paradan kâğıt paraya geçmek klasik dönemin bitmesi kapitalist ekonominin başlangıcıdır. Hadi biraz hadsizlik yapayım. Marksizmin ve dolayısıyla solun iktisat piri Karl Marx ve sağın büyük sosyoloğu Max Weber bunu bayram havasında kutladılar. Biri, bunu dini tahakkümün(kilisenin) sihrinden kurtuluş olarak gördü diğeri adını da koydu “büyü bozumu” diye. İkisi de yanıldılar.

Esas büyü ve sihir kâğıt paraya geçişle başladı. Bu iki sosyologdan yıllar önce yaşamış diğer bir Alman edebiyatçı Von Goethe iki ciltlik “faust” romanının ikinci cildinde; “hayır diyor insanlık kâğıt para üzerinden gerçek büyü alanına girmiş bulunuyor”.

Ve doğru söylüyor. İnsanlık tarihindeki gerçek büyülenme kâğıt para büyüsüdür. Çünkü kâğıt para para değildir. Simyadır. Yani büyüdür. Bu büyü üzerinden hükümdarlar sınırsızca borçlanma hakkı elde ederler. Borçlarının geri ödemesini faiziyle birlikte halkın sırtına yüklerler. Kâğıt para hükümdarın borcunu halkın borcu haline getiren emsalsiz büyü sistemidir. Güncel durumda bu böyledir. Bugüne kadar büyü şöyle işliyor.

Kapitalizm bir sermaye rejimi ve bu sermaye rejiminin yüzde doksan dokuzu finans sermayesi halinde bulunuyor. Yeme, içme, barınma gibi reel (gerçek) üretim enstrümanları ticareti kâğıtlar üzerinden oluyor. Uzunca bir süredir de elektronik işaretler, rakamlar etrafında dönüyor. Bu durumda Finansal ekonomi yapılan ticaretin toplamının yüzde doksan dokuzunu elinde tutuyor. Ne demek bu? somutlaştırayım; içecek ve yiyecekle birlikte barınmanın tüm dünyada ülkeden ülkeye ticareti günlük 50-60 milyar dolar. Oysa günlük ticari hacimde dönen rakam beş trilyon dolar! Aslında birtakım kurumların söz veya vaatlerine oynuyor herkes. Yani hayale ve zamana oynuyor insanlık. Finans kurumlarının kâğıtları üzerinden hayali alım satım yapılıyor. Ama kâğıt yine finans kurumunda kalıyor. Finans öncesinde alım satım bizzat işletme mekânındaydı. Domates alırdınız, araç alırdınız ve bu al sat olarak işletmede gerçekleşirdi. Şimdi işletmede mal var ancak karşılığında ödenen çek, senet, bono, veya nakit finans kurumlarında. Altının en güvenilir yatırım denmesinin nedeni bu aslında. Sistem zamanı emerek zamana oynuyor. Vaktin/zamanın sahibi Allah’tır. Zamanı almaya ve satmaya kurulu bir sistem, sizin zamanınızı geleceğinizi ve özgürlüğünüzü almaya yeltenmiş demektir. Bugün modern dünyada kapitalizm (anamalcılık-paracılık) esastan kelime-i şehadete muhaliftir. Gücünü paradan ve onu besleyen faizden alarak özgürlük alanını daraltıp köleliği başka adlarla-örneğin -mükellef- mudi gibi-meşrulaştıran sistemin adıdır kapitalizm-bknz https://m.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-acarlar/ya-kolelik-ya-ozgurluk-32203.html?fbclid=IwAR2LCQEUh5ECnkC2ebrF96DeWDhBjpps8YMTETsjjgs2eWRQKwx0KObPD5U

Bürokrasi de çarkın münafıklığını mürai tiplerde görürsünüz! Bürokrasinin tepesi dindarsa alt kademe bir “bay V” maskesi takınır. Size din imandan bahseden satış numaraları çeker.Salı günü cumanızı tebrik edebilir! Siz siz olun bu numaraları görüp ihlasınızdan şüphe duymayın.

2. Üçkâğıt matbaayla birlikte kâğıdın kullanımının artmasıydı. Çok kitap yazıldı. Çok gazete basıldı. Artık günün yorumu da kâğıda dönüştü. Zihinler çok fazla bilgiyle yüzleşir oldu. Doğruyu yanlışı ayırt etmenin önüne geçen zihinsel manipülasyonlar devri de böyle başladı. İlk kez zihinlerin teslim alındığı manipülasyon zaferi Fransız ihtilalidir. Buradan kitaba gazeteye karşıymışım gibi bir anlam çıkmasın. Fransız ihtilaliyle, manipüle zihinsel yalanlar olmasaydı ulus devletler ortaya çıkmazdı. Burjuvazinin zaferidir Fransız ihtilali.

3. Üçkâğıt tıpkı bu satırların yazarının yaptığı gibi üçkâğıdı anlatan deşifre eden metinlerin bile kâğıda dayalı duyuluyor olması. Edebiyat, felsefe, bilimsel ve dinsel tüm bilgiler kâğıtla insana ulaştı.

Modernliğin kitabı yoktur ki ilkesi olsun. Onun için paranın dini ve imanı yoktur. Kadim söze dayanmaz. Sistemin kuralına muhalif olanları da öğütür. Deli muamelesi yapar.

Don DeLillo, “kozmopolis” romanında bir limuzinde bir gündeki New York’taki finans oyunlarını konu edinir. Romancı şunu söyler adeta “ey toplum bilimciler her biriniz gerçekliğin bir boyutunu görüyorsunuz. Ey siyasetçiler siz terör diyorsunuz siz iktisatçılar sadece finans diyorsunuz oysa terör dediğiniz de bir finanstır sadece.

Bam teli öngörüm şu ki Modernlik level atlıyor. Finans teröristlerinin sözcüsü Bill Gates’ten anladığım da şunu diyorlar;

3. Kâğıt işlerin tepetaklak gitmesine neden oluyor. Kâğıdı kaldıralım yerine her şeyi dijitale taşıyalım açıkça.

1. Artık para dijital olsun.
2.Devletler bu dijitale bağlı sistem içinde tek dünya devleti tarafından yönetilsin
3. kâğıttan değil, tüm metinler internete bağlı kalsın ki kontrol elimizde bulunsun.

Aslında 3 kâğıt denen şey her zaman bir dördüncü kâğıdın oyunda var olması gerçeğidir.

Oyunu kuralın dışında oynayan tek adamsanız, aslında masadaki tek hileyi bozansınız demektir.

 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mücahid Genç

20 Mayıs 2020 12:59

Maşallah hocam yazı diliniz olsun örneklendirmeleriniz olsun yine tadı damağımızda kalan bir yazı olmuş

eyüp yılmaz

20 Mayıs 2020 10:53

para üçkağıdını yıllarca söylüyoruz.. uyanan yok..devlette dahi yok. yani abd nin sahte dolarını alıp kasaya koyunca kendimizi güvende hissediyoruz.. nasıl bir ahmaklık bu.. abd batıyor biz onun sahte parasını almak için kıçımızı yırtıyoruz.. ekonomist denilen okumuş cahil prf, dr vs vs tipler beyinleri felç.. efendileri ne diyorsa bize onu söylüyorlar.. yahu beynine felç mi inmiş.. alternatif ekonomi olmaz mı?. koyun sürüsü mübarek davarlar..

NE ÖNEMİ VARKİİİ

20 Mayıs 2020 05:06

İnsanoğlunu homoeconomicus’a çeviren şeydir aslında kağıt. Sadece kağıt para değil bilumum kağıt evrak. Mesela gazeteler ve oradaki kiralık kalemler aracılığıyla başlar insanoğlunun serüveni. Bugünkü dijital medyayla devam eder bu serüven.

Ramazan

20 Mayıs 2020 04:39

Enfesssss !

Ertigrul

20 Mayıs 2020 04:14

Bu fimas borsa vs nasil anlasilmazmis bu yazida anladim. Muthis bir anakiz ve tesbit. Böyle bir zeka takdiri hak ediyir. Tesekkur ederim. Yazida edebiyat var iktisat teori analizi var. Felsefe var siyaset ve yonetim var. Bence sn acarlarun yazilarini farkli kilan bir tarafta bunlari harmanlayip nir yazida özetleme tekniği. Bazi yazilar uzun gibiydi. Ama okudukca iki defa okunmasi gereken önemli yazilar olduğunu hissediyorsunuz. Akite sn acarlara tesekkurler

Sabri

20 Mayıs 2020 04:11

İnce tespitler. Teşekkür ederim.

Murat

20 Mayıs 2020 04:05

Kapitalizm ancak bu kadar güzel anlatılabilir!!! Teşekkürler Hüseyin Acarlar...

Ayhan

20 Mayıs 2020 04:00

Demek ki bizi buyulediler. Nasıl kurtulacağız bu kağıt veya dijital para büyüsünden?

Ayhan

20 Mayıs 2020 03:36

Hüseyin Bey! Bugün yanlışlıkla bütün Yeni Akit köşe yazarlarinin yerinde sizin makaleniz yayınlanıyor. Yani yazar olarak tek siz gözüküyorsunuz.Umulur ki düzeltilir.

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle