--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Orucun Fenomenolojisi/ Tefekkür-ü Savm

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
7

Bir önceki yazımız ‘ilim aklın ibadetidir’ başlığını taşıyordu. Son paragrafta “adetlerle ibadetlerin karıştığı bir ortamda Oruçla ilgili düşünceleri ifade etmek için bu yazıyı bir temellendirme olarak görebilirsiniz. Bir sonraki yazı bu parametreler üzerinden orucun ne olup ne olmadığı üzerine düşüncelere hasredilecektir. Kuvvei nutkiye (aklın gücü) kuvve-i şeheviyye (şehvetin gücü, kuvve-i gadabiyye (öfkenin gücü) ile oruç/ savm (tutma) fıtrat, iftar ilişkisinden devam edeceğiz.” Demiştik. Bu yazı bir önceki yazının devamı niteliğindedir.

Klasik düşünce tarihi üç başlıkla tasnif edildi bunlar;

1.Fizika doğayla ilgili üst başlıktı

2.si Etika (ahlak) toplumla dair olandı sonradan aksiyoloji /değerler felsefesi denildi.

3.sü Log/J/ika; bilginin bilgisiydi sonradan epistemoloji/ diyalektik olarak anıldı.

Kur’an-ı Kerim ahlakı (etika) merkeze alan hitabeti öne çıkarırken -güzel ahlakı tamamlamak-, doğa ve bilgiyi esas almadan-sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır- bireye ve topluma hitap eder. Denizden, gemiden bahsederken esas olan yolculardır. Dolayısıyla akıl ve ilim ibadet içindir (bkz Zâriyât; 56). İbadetin derinliği ahlaki olanı bilmekle anlam kazanır. Oruç, salat, hac, zekât ibadetin ahlaki eylemleridir.

İbadeti oruç üzerinden anlamlandırmaya çalışırsak; Oruç(savm), kelime olarak tutmak manasına gelir. Peki, neyi engelleyeceksin? Neyi tutacaksın? Sorularının cevabı iştah ve aynı kökten gelen şehvetten…

Açalım

Modern psikolojinin güdü kavramına eskiler kuvve derdi. İslam Ahlak ve Psikolojisinde insanın üç tane temel yetisi öne çıkar.

1.Kuvve-i Şeheviye

2.Kuvve-i Gadabiye

3.Kuvve-i Nutkiye

Birincisi yeme içme ve cinsellik gibi bedeni ihtiyaçların içerisinde bulunduğu arzu yetisi. Oruç hali kuvve-i şeheviyyeyi belli süreyle tutma demektir ki bu ibadetin ahkâmındandır. Dili, zihni, dünyalıkları, hırsı, tamahı, dizginlemek murad olunan ibadetin adab-u esrarındandır.

İkincisi öfke yetisi

Bu ikisi insanın nefsini simgeler ve hayvanlarda da mevcutken, meleklerde yoktur

Üçüncüsü düşünme yetisidir. Yani aklın gücü. Düşünme yetisi hayvanlarda yokken meleklerde sınırlıdır. Kendi içinde üçe ayrılır

Tümevarımsal zihin etkinliği

Tümdengelimsel zihin etkinliği.

Analoji (benzeştirme/kıyas)

Birincisi fikir, ikincisi akıl etkinliğidir birincisi genelin bilgisini, ikincisi kesinin bilgisini verir, birincisi tikeller arasında İlişkileri kavramayı gerektirir, tikeller sonsuz olduğu için yorucudur, ikincisi tümelin bilgisini verir. Tikeli tek hamlede kavratır. Ve yormaz.

İtidal orta kararda olmak demektir ki analoji burada devreye girer.

Şehvettin itidali; iffet

Gadabın itidali; cesaret

Nutkun itidali; Hikmettir.

Bu üç yetinin ne eksik ne fazla olması gerek. İştah, şehvettir. İftar fıtratı çıkarıp hikmeti kavratmaktır. Bütün hikmetten neşet etmiş semavi dinlerde-ki Kuran bunu İslam olarak adlandırır- hepsinde orucun farz kılınması, hikmeti anlamaya dolayısıyla kuvve-i nutkun açığa çıkmasına dönüktür. Ve oruç dünyevi fayda verir. Bu esrarındandır. Asl olan uhrevi faydasıdır ki bu hakikat olandır.

Akide'yi safsatadan, ahkâmı hurafeden, hakikati sanaldan ve showdan arındırma miladı için Ramazan en uygun zamandır.

Muhasebe için üç soru

Dindarlık artıyor ve dolayısıyla kuvve-i şeheviyye itidale mi evriliyor?

Dindarlık artıyor ve dolayısıyla Kuvve-i gadabiyye adalet ve barış diline mi evriliyor?

Dindarlık artıyor ve dolayısıyla Kuvve-i nutkiye açığa çıkıyor, oruçlu kimseler slogan değil ilimle haşır neşir oluyorlar?

Bir türkümüzde “Geldim şu âlemi ıslah edeyim. Özümü meydan gördüm sonradan” denildiği gibi durum.
Akıl başka telde, ilim karaborsa, ibadet ritüele dönüşmüşse, orada İbadetin adabı kalmamıştır. Esrarından da hikmet doğmaz.

İbadetin etikası(ahlakı), Allah’a huşu ve samimiyet içerisinde boyun eğmektir. Oruçta mutlak acziyet ile mutlak kudret buluşur. Aczini bilmeyen kibirliler, korku taşımayan gafil iyimserler ve ümit beslemeyen kötümserler bu şereften mahrum kalırlar.

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Durak Demirel

7 Mayıs 2020 05:16

Sayin Acarlar yazilarinizda,gercekten konuyu tafsilatlı sekilde arastima ve delillendirme esasli yaziyorsunuz.okuyucuyu yormadan detayli bilgiyle kusatiyorsunuz.kaleminize kuvvet.Belliki derinlikli okuma ve yazma kapasitesini okura guzel bir sekilde aktariyorsunuz.size ve akit gazetesineaydinlatici bilgilerden dolayi tesekkur ederim.selam saygilar.

Mehmet Ali

6 Mayıs 2020 08:59

Her zamanki gibi zengin bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.

Sabri

6 Mayıs 2020 04:29

Güzel bir izah olmuş. Teşekkür ederim.

Kemalettin ovunc

6 Mayıs 2020 04:04

İkinci yaziyi birinci yaziyla okumak gerekti.

Mücahid Genç

6 Mayıs 2020 03:45

Hocamı keşfedeli kısa bir süre oldu ancak günlerim onun yazılarını okumakla geçiyor. Uzun zamandır beni araştırmaya itecek, konuları farklı yönlerden görmeminsağlayacak kalitede yazılar okumuyordum. Hüseyin Hocam alıştığımız yazarlardan değil yazıları net ve büyük bir birikimin eseri... Merakla diğer yazılarınızı bekliyorum hocam.

Murat

6 Mayıs 2020 03:33

Bilmukabele...

Cumali kartal

6 Mayıs 2020 03:33

Yüreğine sağlık hocam

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle