--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Itri’nin Notası Sinan’ın Taşıyla Sözün Sopası

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
7

Kürek kemiğime sapladığın hançer ağrısının her daim cana verdiği tarifsiz meşakkat, yüreğime yıktığın gam dağı külfetine rağmen seninle alakamı kesemiyorum…

Dostluğa ihanetine rağmen iyilik diliyorum. İyilik dilediğimden dolayı zayıf ve korkak olduğumu düşündüğünü bilerek ve içime sindirerek seninle alakamı kesemiyorum…

Aşkın pazarında üstat Zemahşeri’nin tezgâhından duymazlık, Muhasibi’den görmezlik alıyorum. İbn Teymiyye gibi sorgulamaya çalışıyor, Hızır’ın irfanından bir katre dileniyorum.

Piri Mevlana’nın “Fîhi Mâ Fîh” sohbetlerinden anasırı, (külün parçaları) mutlak varlık ve zuhurundan, akl-ı kül ve nefs-i külden, kâinatI, eflak’ı ezberliyorum. Her nimetin meczup akl ile dönüp zikretmesinden hisseme pay düşürmeye çalışırken, senin kuma sakladığın kafanı, gövdeni ve içindeki havfı (korku) ve marazı (hastalık) zavallılığından mülhem kibri, gözlerinden yakaladığımı bildiğini bildiğim için seninle alakamı kesemiyorum.

Toprağın altı toprağın üstüne hayır ve bereket sunuyor. Ayakların altından sana nimet devşirene olan nankörlüğünle hakikatten kaçıyorsun. Bir gün bastığın toprağa karışıp gideceksin. Her gelenin gitmesi gibi… Her bar’ı(yük) olanın bab’ta (kapı) durması gibi. Hayat kapısının açılıp kapanması gibi… Her başlangıcın sonlanması gibi… Tan ve akşam gibi… Doğan ve ölen gibi…

Ve seninle alakamı kesemiyorum…

Helak olurken ardımızda medain(şehir), ağyara( yabancı) yar olurken mehasin(güzellik).Bir benim sanki tabibi â’mâya merhem!

Susuyorsun! Görmüyorsun! Duymuyorsun!

Duy ve gör. Ve bak!

Haykırışlara kor alevden lal düştü!

Bilal’in ezanı kornalara kurban düştü!

Han düştü!

Kervan göçtü!

Aşkın Pazarı sosyete pazarının işgalinde. İnsan ceset olarak satılığa düştü!

Yanaşık düzeninin kıdemli ve kademeli ‘İslam istismar karargâhında’ soytarıya Kazaskerlik düştü!

Paydaşlık ve kardeşlik duvarının tuğlasına dinamit düştü!

Ayı ışığı tende bıçak vakitlerdesin. Mazlumdan her vakit ter, her vakit kan, her vakit gözyaşı düştü!

Cemre mazlumla düştü! Can düştü! Canan düştü! “Allah’ın bir pulunu bekleye dursun on kul” sana efendilerin sofrasından kemik düştü! Şan düştü! Tuğyan düştü!

Bireyi Allah ve şeytan arasında mengeneyle sıkıştırıp felç eden zihniyet, seni yalnızlıklara mahkûm vaziyette; işaretlerini sile sile tevhidin, nakış nakış işlerken riya iklimini hayatına, ibadetin topallaştı. Benliğine Hobbs’tan ahlak abideliği, ruhuna Hayek’ten liberal dokunuş, Makyevelli’nin libasından muhteşem nişan düştü!

Hutu ve Zulu kabileciliğine rahmet okutan kasaba milliyetçiliğiyle tunç siperden göğüslü parti broşürleri edebiyatından; kafiyeler arasına sıkıştırılmış yalandan, gençliğin düşünce dimağına kuru slogan düştü!

Dolandırmadık kimse bırakmadıktan sonra gasp ettiği kimlikle emeğin damlasından yağ üreten fırlamalığın Nobel'ine aday, altın küre taltifli cühelaya meydan düştü!

“Babil Talmudu’ndan” ilham, hahambaşının değirmenine su taşıma taşeronluğundan kâr olarak kanla yoğrulmuş  coğrafya düştü!

Onbaşı kültürüyle generallik uluslararası siyasi enstrümanları çalmaya kalkanların sözlerinden binlerce yalan düştü!

Aydın serlevhasını kimseye kaptırmadan, karın gurultularından şiirler ve romanlar devşirmeye alışmışlardan millete gına düştü. Okumadığı ya da anlamaktan aciz “Das kapital” mukaddesinin nebisi fikrimin ince gülü entelektüele yeni rakıdan  etrafa bol bol anason düştü!

Kahrolası alakamı kesebilseydim şehrin şatafatında şatahatım olur muydu? Şehrin debdebeliginde Behlül’ün agresif dervişliğini keşfetmeyeydim bırak alakayı kesmeyi Fuzuli üstad gibi “senden ırak olan Hakka yakındır” terennümüyle yüz çevirirdim.

Sana sözlerim ağır gelir. Demedim daha diyeceklerimi. Desem diyeceklerimi var olan dengeni de kaybedersin. Kiliseye girer Selam-ün Aleyküm dersin.

Ne öğrendimse, secdede öğrendim. Ve secdede öğrendim Itri’nin notayla, Sinan’ın taşla yaptığını kelime ile yapan insana şair dendiğini.

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Test22

17 Şubat 2020 17:25

"Sana sözlerim ağır gelir. Demedim daha diyeceklerimi. Desem diyeceklerimi var olan dengeni de kaybedersin. Kiliseye girer Selam-ün Aleyküm dersin." Bu nasıl bir cümledir sayın yazar. Resmen beynim yandı. İslami literatüre epey bir hakim olduğunuz belli ama çuvaldız batırmaktan beter etmişsiniz. Manivela ile kanırtmışsınız adeta. Yaralanan çok olur benden söylemesi.

Sinan Baba

17 Şubat 2020 17:18

"Sana sözlerim ağır gelir. Demedim daha diyeceklerimi. Desem diyeceklerimi var olan dengeni de kaybedersin. Kiliseye girer Selam-ün Aleyküm dersin." Bu nasıl bir cümledir sayın yazar. Resmen beynim yandı. İslami literatüre epey bir hakim olduğunuz belli ama çuvaldız batırmaktan beter etmişsiniz. Manivela ile kanırtmışsınız adeta. Yaralanan çok olur benden söylemesi.

Sinan Baba

17 Şubat 2020 16:00

"Sana sözlerim ağır gelir. Demedim daha diyeceklerimi. Desem diyeceklerimi var olan dengeni de kaybedersin. Kiliseye girer Selam-ün Aleyküm dersin." Bu nasıl bir cümledir sayın yazar. Resmen beynim yandı. İslami literatüre epey bir hakim olduğunuz belli ama çuvaldız batırmaktan beter etmişsiniz. Manivela ile kanırtmışsınız adeta. Yaralanan çok olur benden söylemesi.

Cihat

17 Şubat 2020 13:04

Okuduğun yazı sizi düzeltiyorsa anlam kazanır. Burasa onu görüyorum. Teşekkür ederim.

Nusret

17 Şubat 2020 11:11

Diyeceklerini de desen azizim kıyamet kopacak o vakit. Kalemine kuvvet icimizdekilere tercüman olmuşsun uz

Murat

17 Şubat 2020 09:33

Eyvallah...

NE ÖNEMİ VARKİİİ

17 Şubat 2020 08:40

Sende haklısın. Ama hepsi bu kadar. Sözümün dostusunuz Çilemin yabancısı Yokmu sizin köyde çeken Fikir sancısı. N. F. K

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle