--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Golem’in İzinde Transhümanizm Ve Gelecek Mühendisliği

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
12

Sinemacılar, “flash back” yani bir ileri bir geri günceler ile kurguya takla attırmaya bayılırlar. Bu yazı da biraz böyle. Biraz uzunca ama okuduğunuza değecek sanırım.
Gustav Meyrink’in, “Golem” adlı romanı da rüya ve gerçek arasında flash back bir çizgide ilerler. Alman edebiyatının distopyası bu eserde, hafızalardan silinmiş bir dünyanın mitosu “Golem” Prag’ın gettolarında karanlık dehlizlerde dolanır. Golem nedir? anlatmadan önce bir başka romandan daha söz etmem gerek. 2016 yılında bu dünyadan göçen gösterge bilimin (gelecek kestirimciliği) ustalarından Umberto Eco’nun “Prag Mezarlığı” adlı romanı.

Umberto Eco’nunn Prag Mezarlığı romanı da Gustev Meyrenk’in Golemi de varoluşa, felsefeye ve psikolojiye değin uzanır.
İki romanın ortak noktası sadece bu değil. İki romanında konusu Yahudiler.

Umberto Eco, Prag Mezarlığı'nda, çok renkli, çok katmanlı, çok kişilikli bir dünyada Hitler'in Yahudi soykırımının gerekçesini oluşturduğu iddia edilen Siyon Bilgelerinin Protokollerini işler. Kitaba ismini veren Prag Mezarlığı taşlarının üzerinde balık desenleri, üzüm salkımlarının olduğu gizemli bir yer. Golem’i folklorik hikâye tarzında işleyen Haham Rabi Judah Loew’in bu mezarlıkta yatıyor olması bir başka ilginç durum.
Gelelim Golem nedir? Sorusunun cevabını aramaya.

Golem üzerine epeyce film yapılmış. İlki “Der Golem”, Paul Wegener ve Henrik Galen tarafından yazılan ve yönetilen 1915 Alman sessiz korku -bir kısmı kayıp (!)- filmdir. Sonrasında “Golem ve Dans Eden Kız” ismiyle 1917 yılında Alman sessiz komedi korku filmi olarak başka bir versiyon daha çekilmiş. Sonraki yıllarda da Alman sinemasının Golem hayranlığı devam eder. 1920’de bir versiyon daha çekilir. Bu da korku filmidir ve sessiz sinema örneğidir.


Filmlerde Hahamın emrinde bir yaratık olarak tasvir edilen Golem’in Almanlarda oluşturduğu travma ve korku sonrasındaki yıllarda Hitleri iktidara getirir.
1936’da Çekoslovak -Fransız Yapımı “Le Golem” filmi beyaz perdedir. Sonraki yıllarda 1951’de Çekoslovak yapımı “İmparator ve Golem”, 1980’de Polonya yapımı bilim Kurgu filmi “Golem” beyaz perdeye yansır. 2016’da Peter Ackroyd'ın cinayet -gizem romanı İngilizlerce “Limehouse “Golem” olarak sinemaya uyarlanır.

2018 tarihli İsrail yapımı toplumu korumak için canavarlara ve onları yaratmakla yaşayabilecek liderlere ihtiyacınız var alt metinli korku filmi “The Golem”devreye girer. Filmde veba salgını kasabayı kasıp kavururken, kısır bir kadın çamurdan canlı bir çocuk yaratır- haşa- ve onu düşmanlarının üzerine salar. Filmdeki kabala ve şifreler diyaloglarda bolca geçiyor. Soru şu o zaman; neden Golem İsmiyle bu kadar film yapıldı? Golem’i bu kadar önemli kılan nedir? Sorusunun cevabını Şalom gazetesinde buluyoruz.


İlk baskısı Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında 29 Ekim 1947'de çıkan Türk Yahudi toplumuna dönük Şalom gazetesi 1947 yılında gazeteci Avram Leyon tarafından kuruldu. İnternet sitesinde Golem ile ilgili Sara Yanarocak imzalı 22 Ocak 2014 tarihli yazıda şu bilgilere yer veriliyor:


“Golem sözcüğü, bugünkü anlamını Orta Çağ’da kazandı. Bu dönemde, kutsal bir sözcüğü ya da Tanrı’nın sıfatlarından birini oluşturan harfleri yeniden dizerek veya muska yazarak heykel veya tasvirleri canlandıran din bilgeleriyle ilgili çok sayıda efsane doğdu. İnanışa göre harflerin yazılı olduğu kâğıt veya muska Golem’in ağzına yerleştirilir veya başına iliştirilirdi; muska kaldırılınca, Golem de cansız duruma gelirdi.
En eski öykülerde, Golem genellikle kusursuz bir hizmetkârdı. Tek kusuru zeki olmaması, efendisinin buyruklarını fazla mekanik biçimde veya harfi harfine yerine getirmesiydi. 16.yüzyılda Golem, uğradıkları kıyımlar karşısında, Yahudilerin koruyucu kimliğini kazandı. Bu yüzyılda Prag’da yaşayan Rabi Judah Loew ben Bezalel’in yarattığı Golem’in hikâyesi, bunların içinde en şöhretli olanıydı.

Tevrat ve Talmutta Golem

Golem kelimesine ilk defa Tevrat’ın içinde bulunan Mizmor Kitabında, David’in 139. mizmorunun 16.dizesinde rastlıyoruz.
“Henüz döl yatağındayken gözlerin gördü beni;
Bana ayrılan günlerin hiçbiri gelmeden,
Hepsi senin kitabında yazılmıştı.”


Burada İbranice sözü geçen ‘GALMİ’ sözcüğü, ‘Benim Golemim’ anlamına gelir. “Döl yatağındayken” yani ‘cenin iken’ sözcüğü, henüz şekillenmemiş, ruh kazanmamış anlamına da gelir. Böylece Golem sözcüğünün, şekillenmemiş, ruh kazanmamış demek olduğu da anlaşılır.
Yidiş dilinde kullanılan ‘Goylem’ sözcüğü ise “Kafası az çalışan, ağır ve hantal” anlamlarına gelmektedir. Yahudi folklorunda birkaç tane Golem’den bahsedilir.
Talmud Kitabı’nda (Sanhedrin 38b), Adam’ın (Adem) ilk kez çamurdan yaratıldığı zaman onun ilk 12 saat boyunca Golem olduğu yazılıdır. Daha sonra tıpkı Adam gibi yaratılan bütün Golemler de çamurdan yaratılmıştır. Bu yüzden Tanrı’ya yakın ve kutsal sayılırlar. Bu yaratıklar her ne kadar insan yapısı olsalarda, sonuç olarak Tanrı’nın adı ve gölgesi onların üzerindedir.


ORTA ÇAĞ DÖNEMİNDE GOLEM


Orta çağ döneminde, Sefer Yetzira’da (Yaratılış Kitabı), Golem yaratma çabalarından ve mistiklerin bunu başarabildiklerinden bahsedilir. İbrani alfabesinde, ‘ŞEM’ kelimesinin anlamında, Tanrı’nın diğer isimlerinden birini kullanarak, bir kâğıda bu isimlerden biri yazılır ve çamurdan yapılan Golem’in ağzına veya alnına bu kâğıt iliştirilir, böylece heykele hayat verilir ve aksiyona geçmesi sağlanırdı.

Polonya Yahudilerinin anlattıkları Golem hikâyelerinde ve onlardan etkilenen Grimm Kardeşlerin masallarında özellikle Chelm ve Prag Golemlerinin hikâyelerinde, rabilerin bir kâğıda İbranice ‘EMET /Hakikat’ yazdığı ve bunu Golem’in alnına yapıştırarak, onu canlandırdıkları söylenir. Onu yok etmek istedikleri zaman ise Emet’in ilk harfini, sildiklerinde İbranice ‘MET /Ölüm’ kelimesi kalır, Golem parçalanır, toz ve küle dönüşüp yok olurdu. Veya yaratık çamur ve kille şekillendirildikten sonra rabi, onun ağzının içine sihirli sözcüklerle birlikte bir ‘şem’ fısıldar, ona hayat üflerdi. Böylece yaratık canlanırdı.

Golemler konuşamazlar. Zekâ olarak da geridirler. Talmud’da (Sanhedrin 65b) Golem’den şöyle bahsedilir: “Rava, Gavra adında bir Golem yaratır. Onu Rav Zeira’ya gönderir. Rav Zeira onunla konuşur. O cevap veremez. Rav Zeira ona, ‘sen sihirbazlar tarafından yaratıldın; şimdi kendi küllerine dön,’ der.”


PRAG GOLEM’İ


Dünyada en çok tanınan Golem, Prag Golemi’dir. 16.yüzyılda Prag’ın en bilge hahamı olan Judah Loew ben Besalel (Maharal) tarafından yapılmıştı. Rabi Loew, bu Golem’i Prag Gettosu’nda yaşayan Yahudileri antisemitizmden, kan iftiralarından ve sık sık tekrarlanan pogromlardan korumak için hayata geçirmişti.

O dönemde Prag, Kutsal Roma İmparatoru 2.Rudolph tarafından yönetilmekte olup, ülkedeki Yahudiler sürekli olarak, özellikle Pesah Bayramları süresince ‘kan iftiraları’na uğruyor, pogromlarla katlediliyorlardı. Rabi Loew halkını korumak için Prag’ın içinden akan Vltava Nehri’nin kıyılarında biriken çamurlardan bir Golem yaptı. Ona Yahudi mistik kurallarına uygun sözler ve dualarla hayat üfledi ve canlandırdı. Golem’e Josef adını verdi. Getto sakinleri ona ‘Yossele’ derlerdi. İnanışa göre Josef istediği zaman kendini görünmez kılabilmekte, böylece iyi ruhlardan yardım alabilmekteydi. Rabinin dikkat etmesi gereken en önemli şey Golem Josef’in şabat günleri canlı olmamasıydı. Rabi Loew her cuma akşamüstü daha şabat başlamadan önce Josef’in alnındaki ‘Şem’i siler ve onu devre dışı bırakırdı. Şabat bitiminde ise onu yeniden aktive ederdi. Böylece Josef de her şabat dinlenmiş olurdu. Bir cuma akşamı, Rabi Loew onu devre dışı bırakmayı unuttu. Golem’in şabatı ihlal edeceğinden korkmaya başladı. Diğer bir anlatıda ise, yaratığın bir genç kıza âşık olduğu ve kontrolsüz hareketlerde bulunduğu, aşkı engellendiği zaman ise hızla büyümeye başladığı, devasa boyutlara ulaşarak canavarlaştığı, çevresine öldürücü zararlar verdiği nakledilir. Başka bir ifadede ise, giderek devleşirken çılgın bir koşu tutturduğu ve önüne gelen her şeyi yıkıp tahrip ettiği anlatılır. Rabi Loew sonunda onun alnındaki ‘Şem’i almayı başarır. Josef yere düşer ve parçalara ayrılır. Rabi Loew, Golem’in parçalarını evinin hemen karşısında bulunan Eski Yeni Sinagogu’nun (Alt Neu Shul) bodrum katında bulunan genizasına taşır, gerektiğinde tamir edip yeniden canlandırmak üzere, orada muhafaza etmeye karar verir.
Efsaneye göre Rabi Loew’in Golem’i hâlâ aynı sinagogun genizasında durmakta. Başka bir söylentiye göre, Golem’in parçaları sinagogdan çalınmış, Prag’ın Zizkov bölgesinde bulunan mezarlığa gömülmüştür. Günümüzde bu mezarlık alanının üzerinde, Zizkov Televizyon Kulesi yükselmektedir.”

Bütün bu anlatılardan transhümanizmin / üstün insan yaratma inancının yahudi geleneğinde bir geçmişi olduğu anlaşılıyor. Bugün Golem ortaçağda kaldı ancak buna hizmet edecek yapay zekalar mevcut. Ve bu yapay zeka pekala üstün kavme yani kavm-i necip’e, ben-i İsrail'e hizmet edebilir.

Robotlar, yapay zekâ üzerine altı film senaryosunun yazarı Yahudi asıllı Amerikalı yazar ve biyokimyacı Isaac Asimov’un öykülerinde yer alan robotlar insanlığı yok etmek için kurgulanmaz. Asimov öykülerindeki robotlar bozguncu değil oldukça yapıcı emir ve itaatkârdırlar.

Robotlaşmanın, yöneten ve yönetilen arasındaki ilişki boyutunun yasasını yazan İsaac Asimov, 1942 yılında yazdığı “Ben Robot” isimli romanında üç “Robot Yasası” önermişti:

1) Robot insana zarar veremez ve atıl kalmak suretiyle insanın zarar görmesine de izin vermez.
2)Bir robot insanların verdiği emirlere, bu emirler ilk yasa ile çelişmediği sürece uymak zorundadır.
3) Bir robot, birinci ve ikinci yasa ile çelişmediği müddetçe kendi var oluşunu muhafaza etmek zorundadır. Sonra bunlara, bunların önüne geçmesi için “sıfırıncı” yasa diye anacağı bir yasa daha ilave eder:
4) Bir robot insanlığa zarar veremez ve atıl kalmak suretiyle insanlığın zarar görmesine de izin veremez.

Robotlara pasaport veren ülkenin Suudi olması ayrı bir tuhaflık (mı acaba). Asimov’un atladığı bir sorunla karşı karşıyayız: Robot Yasalarına bugünün egemenlerini sadık kalmaya zorlayacak herhangi bir güç yok. Neyse...
Bir araba dolu lafı Yuval Noah Harari,uyarısıyla bitirelim.

Özellikle son yıllarda ülkemizde kitapları elden ele dolaşan Yahudi akademisyen eşcinsel- kocası Kanadalı itzik yahav ile resmi nikahlıdır- Gelecek toplum tasarımcısı, “Hayvanlardan Tanrılara Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi 'Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi', ve 21. Yüzyıl İçin 21 Ders” kitaplarının yazarı Yuval Noah Harari’nin, öngörülerini lütfen bir daha dikkatlice gözden geçirin. Bir haber kanalımızın geçen günlerde Gelecekten haber veren haşa bir peygamber edasıyla canlı röportajı cehaletimizin boyutunu gösteriyor. Transhümanizm, insan karşıtı egemenlerin projesidir. ve oldukça komplikedir. Dijital dönemde entelektüel düşüncenin egemenlere ve kendini seçkin görenlere karşı duruşunu da test edeceğiz. Unutmadan Harrari, Dünya sağlık örgütüne evvel gün bir milyon dolar bağışladı. Hep aynı numara. önce eşşeği çalıp, eşşeği buldurma numarası. Bu kez eşşeklik etmenin lüksü yok ama.Vesselam

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ATATURKCU HIDIR

22 Nisan 2020 21:56

Insanlardan saklanan gercek de bu zaten:Seytanla insanin savasi.

Turgut

22 Nisan 2020 17:41

İnce noktalar. Çok iyi

Ahmet

22 Nisan 2020 17:40

Bilgilerinizden istafade ediyorum. Teşekkür ederim.

Garip

22 Nisan 2020 11:36

Tekrar ediyorum DSÖ= OUT

Murat

22 Nisan 2020 11:23

İlginç konu ve bilgi dolu satırlar arasında yüzüp yüzüp sonra nefes alabilmek güzel!!! Ama hayattan korkutacak nesneleri çok iyi buluyorlar sonrası endişe, ama...

Cihat

22 Nisan 2020 11:15

Sizin yazınızı itinalı okudım. Ufuk açarken bilgilendirmesi çok güzel. Teşekkür ederim.

SEVGİNİN RÜYASI İSLAMSIZ DÜNYA

22 Nisan 2020 10:19

Sevgi. Kesinlikle bir cehape trolüdür. K. K nın talimatıyla bir troller ordusu kuruluyor. Kendilerini muhafazakar, milliyetci, sunni müslüman olarak lanse edip müslüman muhafazakar milliyetci yapıların arasına nifak sokmaya çalışıyorlar. Uyanık olalım safları sıklaştıralım. Hayyalel felah

şenay doğan

22 Nisan 2020 10:10

Arif nihat asya ebu cehil ölmedi ya Muhammed ebu cehil kıtalar dolaşıyor diyordu naatta ben de yazını okuyunca samiri ölmedi ya Muhammed samiri kıtalar dolaşıyor demekten alamadım kendimi...allaha emanet olun

Ne alaka Sevgi

22 Nisan 2020 08:21

Sevgi rumuzlu yorumcu yaziyla senin yazdigin arasinda nasil bir alaka ve skala var ya. Önce bir oku kim zaten sevgi dediyse arkasinda nefretini gizledi. Yorumda sevgi diye baslayip kin guttugun nasil bellek oluyor ..

Sevgi

22 Nisan 2020 07:01

Iyilige dokunmak hangi iyiligi buzo rzamanda allel acale cikarilan infaz yassi af afla cikan suclular cinayet isleyenler disari cikarlar karisini bicaklayan cani cikinca caninda bir parcayi hortumla döverek öldürür bu caniye afgetirenler iyilik yapti oylemi babasini cikarak 9 yasindaki cocuga bucagda gözleri kör olmuslar vijdanlari nasir baglamislar sirf birilerine yaranacagiz diye milleti yönetenler ALLAHI UNUTUP AFCIKARANLAR ADALET ADALET DİYE CIRPINANLAR HANGİ IYILIK EGER VIJDAN VARSA AYRIM OLMAZ INANC VARSA ALLAHDAN KORKU VARSA ALLAHA DÖNÜSUN OLDUGU UNUTULMAZSA IYİLIK SATEN HEP VAR OLURKI NEDIRKI INSANLAR YALAN DÜNYAYA KENDINI KAPTIRMİSKI ALLAHIN ISTEMEDIGI HERSEYI YAPIP KENDILERINI ÜSTÜN GÖRME CABASINDALAR YAZIK SUZAMANDA AHIRZAMAN BUDEMEK DÜNYA FANI ÖLÜM GERCEK İLAHI ADALET GÜNGELIR TECELİ OLUR İYILIK YAZAR EFENDILER INSANLARI KINE NEFRETE ITMEK DEGIL INSANLARI AYRISTIRMAK DEGIL İYILIK KATIKSIZ SEVMEK ALLAH İCIN SEVMEK

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle