--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ey Oğul

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
8

Dışarıda kahve kokulu rüzgâr var.

Otur şöyle iki lafın belini kıralım kahve muhabbetinde. Kalsın hatırı kırk sene, geçmişten geleceğe asrın hürmetine.

Kahve kokusu, kitap kokusu, yağmurdan sonraki toprak kokusu ve yeni doğmuş bebeğin kokusu aynı gönülden çıkmış gibidir. Ve her gönül, türküsünü kendi makamında söyler oğul!

Çayın gönül makamı ekseri kalabalıkta neşvünema bulur. Kahvenin ise üç gönül makamı vardır.

Birincisi sade kahvedir ki; yalnızlık makamındadır, kalabalık istemez. Eşref saatinde içilir kişiye özel. Tek mekânlı, tek kişilik film platosunda halet-i ruhiyye uygun bir musiki,  birde kitap uygun düşer. Kahve, kitap ve meşk-i musikiden mesela rast makamında ‘sizde bir türlü bizde bir türlü’ ilahisi gibi. Esastan üçü bir arada…

İkincisi orta şekerli dû makamında karşılıklı içilen kahvedir. “Seninle bir gün bir yerde oturup iki kahve içelim, kahveler benden olsun hatırı senden” ya da ne bileyim “gözlerinin kahvesinden koy ömrüme kırk yılın hatrına sende kalayım” cinsinden. Yudumlarken gönlü hoş olanda kalır kahvenin hatırı kırk yıl, gönlü hoş olmayan ne kahve tanır ne de hatır.

Üçüncüsü şekerli içilen kahvedir ki, hafif halay tadı verir. Hani “kahve ile keyifler oldu bütün”  veya “gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane” muhabbetleri olur ya işte o ortamların içeceği şekerli kahvedir ki muhabbetler şeker tadında kalır.

Kahveden söz açmışken ey oğul;

Bilesin ki iyi pişirilmiş bir Türk kahvesi güzel bir öykü, etkileyici bir şiir güzel bir musikidir. Ne hissedersen onu yaşarsın bir fincan kahvenin içinde. Kâh anıları yaşatır, kâh dostluğu. Kâh gam yükler kâh neşe.

Bazı kahveler uzaklara bakılarak içilir. Kahve kokusu, hasret kokar bazen. Yudumunda bolca özlem, telvesinde bolca gözyaşı vardır.

Hayaller bol köpüklü şekerli kahvede tavlanır, hayatsa çoğu kez orta şekerli kahve mayasındadır. Hakikate gelince mırra gibi acıtır...

Bilir misin ey oğul? Eski tekkelerin kahve ocaklarında Ebu'l Hasen Şâzelî Hazretlerinin ism-i şerifinin altında yazılı şu beyit asılı dururdu:

“Her seher besmele ile açılır dükkânımız

Hazret-i Şeyh Şâzelî'dir pîrimiz sultânımız”

Eskiler, her meslek üstadına “pir” derlerdi. Kahvecilerin pir kabul ettikleri zât ise, Mağripte yani Kuzey Afrika'da yetişmiş kendi ismi ile anılan Tarîk-i Şâzeliyye’nin Piri, Şeyh Hasan’dır. Tarihi bilgiler, Sultan II. Abdülhamid’in Nakşibendiyye’den Ahmet Ziyaeddin Gümüşhanevi'nin sohbetlerinde bulunduğu gibi, şâzelî şeyhi Zâfir Efendi'nin feyz ve zikir sohbetlerinde de bulunduğunu aktarır.

Kahvecilerin bu zât-ı akdesi pîr olarak kabul etmesi, kahvenin İstanbul'a şâzelî dervişleri tarafından getirilmiş olmasındandır. Mağripli dervişler, kahvenin tadına bakınca, uyku kaçırdığını ve tokluk hissi verdiğini fark etmişler. Dervişler, sofiliğin en temel düsturlarından zikrullah ve mücâhede ile iştigal olurken, "az yemek" ve "az uyku" için bundan daha iyisi olamaz diyerek, kahveye çokça rağbet etmişler. Vaktiyle her dergâhta bir kahve nakîbi bulunmasının, kahve pişirmek için kahve ocağı gibi bir işletme mekânı olmasının esas hikmeti budur.

Ey oğul;

Beyanı (vahy) okumakla işe başla. Anlamakla devam edesin. Muhakeme yapmaya başladığın gün çay ilahisi ile bir keyif çayı yudumla ve burhana geç. 

Burhan (akli muhakeme- delil-deney-duyu) ilminde derinleş. Dinlenirken hakikatlisinden çay demle ara ara. Ve irfanla (ahlaki arınma-keşf-his-ilham)  hemhal olmaya talip olduğunda sadesinden kahve yapmasını öğren evvela. Yaz yeniden tazeden bir BİSMİLLAH…

Beyanla ilmin ortaya çıkmışsa beka (var olma)sın, cehalet helâktır.

İlminle âmilsen burhanda taatın bekâdır, ma’sıyetten halassın. 

İrfanla süslenmiş ise zikrin bekâsın, gafletten ıraksın. 

Kamil insan odur ki köylünün kahve cezvesi gibi karaca amma sürecedir oğul!

“Kahvenin yüzü kara, kim demiş ki içilmez

Gönlü ak, dili tatlı, hatırından geçilmez

Kahve-i rû-siyahim şifa verir bedene

Hak, lanet eylesin tütünü icat edene”

Ey oğul;

Kahveyi İslam dünyası buldu, kahveden para kazanmasını batı âlemi keşfetti.

Zamanla kahvehaneler, kıraathaneyken (okuma salonu) ilim, feyz, yarenlik sohbetleri mekânından okeye dördüncü aranan mekânlara dönüştü.  Şimdilerde emekli abilerin politik nutuklarıyla okey taşlarının duvarları dövdüğü orta direk buluşma alanı.

Kahve ne oldu? Dersen oğul; o, şimdi corona virüsü gibi mutasyon yaşamış, cafelerde gençliği tüketmekle meşgul.

Kahve üstüne bugünkü sohbetim budur. Kahveler benden olsun, hatırı kırk yıl sende dursun.

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Remzi yıldırım

9 Mart 2020 20:50

Seni tebrik ederim. Çok güzel bir sohbet yazısı yüreğine sağlık keyifle okudum

ALİ YAVAŞ'A şenay doğan

9 Mart 2020 15:36

benim edebiyatım çok zayıftır...çok yorum yaptığıma bakmayın gönül dünyamı anlatacak ortaya koyacak kelime bulamıyorum....çok büyük bir kısmını yüreğimde hissediyorum allah görüyor...kelimelere dökemediğim için onunla aramızda kalıyor....bir de ben rabbimden çok istedim kimsenin kaale almadığı her kapıdan eli boş dönen kul olayım ama bir şeye yemin ettiği zaman allahın onu mutlaka yarattığı olayım...ben kimsenin kaale almadığıyım...iltifatına teşekkür ederim...allaha emanet olun ya habiballah

Ali Yavaş

9 Mart 2020 13:09

Şenay Doğan, aslında sizin köşe yazarlığı yapmanız gerekli ! Yorumculuk size fazla yakışmıyor.

Nusret

9 Mart 2020 13:01

Kahve güzelligi yazilari her gun okumak var. Politika yazıları gereksiz bana. Yorumculara katılıyorum.

Cihat

9 Mart 2020 10:56

Okuyucularınızdan; her gün yazsanız olmaz mı? Çok doğru söylüyor. Teşekkür ederim.

Birbey

9 Mart 2020 09:57

Hocam kaleminize ve gözünüze sağlık

şenay doğan

9 Mart 2020 09:04

ben kahveden pek haz etmiyorum suyu da pek içmem...sadece abdest aldıktan sonra bir yudum...binde bir canım çeker su içerim...ben sürekli şekerli açık çay içerim...kahve uyku kaçırır derler...uykum kaçsın diye kahve içmişliğim etkisi daha güçlü olsun diye iki fincan içip yatağa zor düşmüşlüğümü çok bilirim...o zaman anladım ki sadece allahın dediği olur...kahveye uyku kaçırma özelliği veren kahvenin kendisi değil yalnız ve ancak rabbidir...her sebep için söz konusu olduğu gibi...şimdi uyumak istemediğim zaman hiçbir sebebe dayanmıyorum yalnız rabbimden istiyorum...ben rabbimi rabbimle tanıyanlardanım...allaha emanet olun ya habiballah

şenay doğan

9 Mart 2020 08:56

Hüseyin abi hergün yazsan olmaz mı...allaha emanet olun ya habiballah

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle