--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çürüme

Hüseyin Acarlar
Hüseyin Acarlar
8

Katran çok kaynatmakla şeker olmuyor. Bal pekmez küpüne daldırsan tadına bakılmayacak kadar kokuşmuş örgütlü düşüncesizlik atmosferinde ayıplama hakkınız gasp ediliyor

İğrenç esprilere sırıtmak mecburiyetinde bırakıldığımız kültürel fetişizmin arşa alasındayız.

Endoktrinasyon çapulcuların nüfuz etmediği alan yok gibi.

Karın gurultularından şiir yazanı mı dersiniz? Bildiği yazdıklarından mütevellit yazarlar mı dersiniz? Neyi nasıl eğdiğinden bihaber eğitimci dersiniz? Sözün özden uzaklaştığı bir sürü diyalog, monolog üzerinden her saplantının dekaloglar olarak maddelediği pis bir riya var.

Herkesin her şeyi bildiği, herkesin her şeyi savunduğu hayatın her alanındaki etiksizliğin saygınlık gördüğü ortamlarda onur cümleleri hedefine ulaşmıyor.

Seviye diplerde gezerken dibi tarif edecek dil de lal oluyor.

En kültürlüsünün kültür merkezinde “erik dalı gevrektir”i oynadığı, kralcılar ve müzmin muhalif kralcılar geriliminde insan sormadan edemiyor? “Allah’ım neydi günahımız?

Ulusal-siyasal statükoya bağlılık zinhar haram diyen neo- liberal İslamcılığın dört çarpı dört takvayla uluslararası-iktisadi statükoya bağlılığı, sivil kalıplara dökülünce arşı aladan ahlak mı donamış oluyor?

Egemenlerin statükocu resmiyetini ikrar bakımından, İslamcı liberal sükût ile ulusalcı vaveyla arasında ciddi bir şeyh mürit ilişkisi yok mu?

Köle vasfımız daha bir nitelikli zeminler üstüne mi oturtuluyor? Ve bu yüzden de reddedilmiş katı laiklik, ılımlı laiklikle becayişte?

Hem diken hem gül, hem Müslüman hem gavur nasıl olunabiliyor? Hem kapitalist hem Müslüman hem sosyalist hem Müslüman hem Kemalist hem Müslüman neyin nesi ki?

Yeni nesil çitoslardan mütevellit, kıvrım kıvrım ve çoğunlukla içerisinde makas, testere dâhil birçok işlevi olan alet edevatı barındıran karışık tirbuşon fikrin cahiliyim, mazur görüle.

Açıkça bilmek isterim.

Acıyı acıyla ovma, acıyı meslek edinmişin işini rahatlatıp yeni acılara, maviliklere mavi adlı motorları sürerek kurumsal travma oluşturmanın adı sosyal demokratlık mı oluyor?

Akıllara aliterasyonik bir dize, senfonik bir uyum ile epik gavur havasından solculuk sadece bize özgü. Bu tarz aydınlara göre, eğer pozitivizm çarkında öğütülmemişseniz iflah olmaz gerici muamelesi görüyorsunuz.

Tolstoy, August Comte pozitivizmi için; “Pozitivizm hayatı ele alırken doğumla ölüm arasına sıkıştırmıştır. Bu hayvanlara özgü bir hayattır. İnsan hayatı doğumdan önce de vardır, ölümden sonra da devam ediyor. Pozitivizm insani hayatı hayvanileştiriyor” değerlendirmesinde bulunur.

Pozitivizm, modern algının yöntem aşamasında en büyük paya sahip olmakla övünebilir. Modernleşme, cemaatleşerek işbirliğine dayalı komin hayatın ve toplumsal çıkarların önüne, bireyi ve pargmatizmi ve dolayısıyla bireysel çıkarları toplumsal çıkarların üstüne koyarak yeni bir insan algısı oluşturdu.

Artık güç ve saltanat için her yol mübah görülüyor. Her türlü libas giyiliyor.

Modernite de köle vasfını özgürlük maskesiyle sunuyor. Ve insanlar paçoz duygularla güce ve statükoya bağımlılıklarıyla yaşam hakkı elde edeceklerine inanıyor.

Güç olmak her şey oldu. Kimi yasal dayanaklarla bunu yapıyor. Kimi yasadışı dayanaklardan güç olmanın yolunu arıyor. Nihayetinde mafya (mafiso) ile sermayedar arasındaki fark, kılıfına uydurabilen ve uyduramayandır.

Geçmişte sermayedarların yasal dayanaklarla elde edemediklerine tetikçilikle mafya yetişti. Yâda daha doğru tanımlama ile sermaye mafyayı oluşturup yönetti.

Modernizm, yerli düşünüş ve duruşun yerine; yerli olanı küçümseyip kendi kültürel kodlarını bilmeden eleştiren batılı beyaz adam imajına meftun entelektüel bir taşeron grubun zuhurunu sağladı. Bu grup, yabancılaşmayı içerden besleyerek milletinin okusun adam olsun dediği elitler olarak milletinin tüm duygu ve imkânlarını ana arterlerde makam ve statü sahibi olmada kullandı. Kültürel iktidarsızlıkla da kültürel çözülmeyi içerden sağladı.

Kimi iktidarda, kimi muhalefette kimi bürokraside, kimi medyada milleti adam etmek için sopasını vurdukça vurdu. Bir zaman oldu Halk Partisi bu millet senfoniye gitmeyip modernleşmeyi reddediyor diye radyolardan halk müziğini yasakladı.

Seksenlere gelindiğinde acılarını arabesk şarkılarla damardan veren bu milletin evlatları, inadına yerli durmanın mücadelesini okumamış çocuklarıyla konserlerde jiletle cevap verdi. Görünen o ki tarih; seksenlerin, doksanların okumuş çocuklarını, şeytanın götürüp kendine benzeterek getirdiği, twitter aydını olarak kayda geçirecektir.

Adaletin terazisinde tarih herkesi yargılayacaktır.

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

17 Haziran 2020 13:55

Hüseyin bey 90-2000 yılları arasındaki bankalar soyuldu finans kurumları battı şu zamana kadar hiçbir şey yapılmadı veya yapildida benmi duymadım bilmiyorum. Birkaç köşe yazıları çıktı başka yazılmadı.

Sabri

17 Haziran 2020 12:39

İdrak etmek çok önemli. Yazının içeriği çok güzel. Ama anlamayanlar da çıkacaktur. Teşekkür ederim.

ÇARCI KEMAL

17 Haziran 2020 12:21

Dişin çürürse çeker kurtulursun. Beynin çürürse napacaksın. Vicdanın çürürse napacaksın.

NE ÖNEMİ VARKİİİ

17 Haziran 2020 11:07

Yine zihin açıcı bir yazı keşke günlük yazssanız. Bence akit tv sizi değerlendirmeli geç bulduk sizi devam hatta günlük yazılar yazın. Bu arada bazı yazar abilerimiz siz yazdıktan sonra aynı konuyu yazıyor güzel öncü olmuşsunuz. HAYYALEL FELAH

ATATURKCU HIDIR

17 Haziran 2020 11:04

Pozitivizm yalan soyleme sanatina ve bu sanatin dayanilmaz cazibesine murit bagliligiyla kendini kaptirarak milyarlarca kara kafali ve kara kalpli yiginlari etkisi altina alan vebaya verilen bir isim olmasin sakin sayin yazar!

Turgay Başboğa

17 Haziran 2020 10:51

Başlığı görünce vücudumdaki tüm sinirler uyarıldı,tüylerim diken diken oldu.Sonra kendime çevreme ve milletime baktım ,söylediklerimizin ne denli doğru olduğunu gördüm üzüldüm.Çürümeyle gelen o pis kokuşmuşlukta burnumun direği sızladı. Harika tespitler....

Ertuğrul

17 Haziran 2020 10:38

Oldukça ağdalı bazı yerleri iki kez okudum

şenay doğan

17 Haziran 2020 06:18

güç olmak herşey oldu diyorsun Hüseyin abi....oysa ki güç bir topal sivrisineğin saldırısına bakar....GÜÇ ALLAHIN VARLIĞINDA TERTEMİZ ŞEREFLİ ZATINDA GÜZEL VE ANLAMLI...allaha emanet olun

Hüseyin Acarlar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle