Ayasofya için Hafıza-i beşer
…
Fethin, Fatih'in mabedinden kitab-ı mübini,
Bu ulu dini kaldıran kim?
Dinimize, imanımıza saldıran kim?
Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,
Kimin elidir?!...
Söyle Ayasofya, söyle.
Seni puthane yapan hangi delidir?!...
Elleri kurusun, dilleri kurusun!
Ayasofya! Ayasofya! Seni bu hale koyan kim?
Seni çırılçıplak soyan kim?!...
Osman Yüksel Serdengeçti
Yukarıdaki “Ayasofya “ şiirinin şairi Osman Yüksel Serdengeçti 1952 yılında Ayasofya üzerine yazdığı bir yazıdan dolayı tutuklanarak Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'nde 161.
Maddeye istinaden idamla yargılanır. Osman Yüksel Serdengeçti, mahkeme salonunda hayıflanarak kendini savunurken şöyle der;
"Müddei umumi (savcı) tepeden verilen emirlere göre hareket ediyor. Ayasofya'nın tekrar cami haline getirilmesinde benim ne gibi hususi maksadım ve menfaatim olabilir? Ayasofya'yı kiraya mı vereceğim, yoksa imamı mı olacağım? Beni bu yazıdan dolayı Türk savcıları değil, Yunan savcıları itham etsin. Böyle bir yazıyı yazdığımdan dolayı kendimi müdafaa etmekten utanıyorum ."
Merhum Osman Yüksel Serdengeçti, 1952 yılında ülkemize gelen Patrik Atenegoras’un, dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'dan, Ayasofya'nın kiliseye çevrilmek üzere kendilerine verilmesini istemesine sert bir makaleyle tepki göstermişti.
Ayasofya'nın kilise yapılmasına karşı çıkan Serdengeçti’nin “Türk - Yunan dostluğunu ihlal ettiğini” öne süren Ankara Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanmak üzere dava açılmıştı. Avukatı da tanıdık bir isim merhum Erbakan’ın yol arkadaşlarından merhum Süleyman Arif Emre’dir.
Bugünden geriye gidersek
1970’li yıllarda merhum Erbakan Hocalı mitinglerde ‘Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın’ tezahüratları sıkça duyulurdu. Rahmetli Necmettin Erbakan Hoca’ liderliğindeki Milli Selamet Partisi’nin İstanbul mitinglerinde Ayasofya simgeleriyle süslenir onunla özdeşleştirilirdi.
Biraz daha geriye gittiğimizde bugün “Ayasofya yetmez Sultan Ahmet Camisini müze yapalım” diyen zihniyetin geçmiş koduyla hortladığını, bir vakitler Süleymaniye’yi imamsız müezzinsiz bıraktığını görürüz.
Yıl 1930
Fehmi (Ülgüner) Hoca İstanbul Müftüsü, yardımcısı da Ömer Nasuhi ( Bilmen) Hocadır. Fehmi Hoca bir gün sıkıntılı bir şekilde evine gelir. Hanımı hocanın üzüntülü ve dolmuş olduğunu görünce üzerine gider. Hoca başlar anlatmaya:
“ Süleymaniye Camiine mahalle bekçisini imam tayin ettim. Koskoca cami uzun zamandır imamsız, bomboş bekliyor. Bu bekçi ise gidip gelerek burada imamlık yapabileceğini söyledi. Ben de baktım bir iki sureyi çat pat okuyabilen bir bekçinin imamlığı ile olsun, cami namaza açık bulunsun, diyerek tayinini yaptım. Ama hâlâ hazmedemedim… Bir türlü vicdanen rahat edemedim. Süleymaniye Camiine bir mahalle bekçisini imam tayin etmek bana çok ağır geliyor; izah edemiyorum. “ der ve o üzüntüye fazla dayanamayarak Fehmi Hoca başlar ağlamaya…
Maksadım CHP’nin günah galerisini açmak değildi. Ancak CHP’nin kendisiyle hesaplaşmak yerine halen tuzu kuru söylemleri eski defterleri açtırıyor.
Temmuz 1930
Van Erciş’ te Zilan Deresi kan aktı günlerce. On beş bin insanımız hayatını kaybetti.Bu insanların “asi kürt” olmak gibi bir suçları vardı(!)
1937-1938
Alevi olmalarından başka bir suçu olmayan insanlar Dersim’de(Tunceli) CHP iktidarında bombalandı. Sabiha Gökçen İlk kadın pilotumuz bombaları bırakıyordu. 15 Haziran 1937’de Tan gazetesine şu beyanatı veriyordu Sabiha Gökçen;
Çarpışma meydanında canlı hedef üzerine bomba atmak insana hiçbir acımak hissi vermiyor. İnsan yalnız vazifesini görmek için aramayı, vurmayı düşünüyor." (Sabiha Gökçen, Tan, 15 Haziran 1937) Sabiha Gökçen ismin havaalanından kaldırılması bir vidani ve tarihi bir sorumluluktur.
“Munzurdan bir taş su verim de ölem diyor
Hem ağlıyor hem bir türkü söylüyor
Bizde söyleyelim birlikte ölelim
Munzur benim kirvem olur kime vereyim
Kirvem yine bela kirvem yine bela (Yusuf Hayaloğlu-Ahmet Kaya)”
Harekât neticesinde, kimi kaynaklara göre bölgede yaşayan 13.160 kişi ile 110 asker hayatını kaybetti. 12 bine yakın insan zorunlu göçe tabi tutuldu
Türküne Kürdüne ayrı, Sünnisine Alevisine ayrı zulüm eden bir zihniyetin dinle hepten bir problemi var oldu. Deniz Gezmiş idam edildiğinde, Sabahattin Ali katledildiğinde, Nazım Hikmet mapus ve sürgün edildiğinde iktidarda kim vardı?
Ayasofya’yı Camiden müzeye çeviren kimse iktidarda o vardı.
Yok efendim insanların inançlarına hep saygılı olduk diyorlarsa;
1945 yılında Matbuat Umum Müdür Muavini İzzettin Nişbay'ın dönemin gazetelerinde tek tük dini muhtevalı yazılar görülmesi üzerine İstanbul gazetelerine hitaben gönderdiği şu emri bugünkü CHP izah etsin o vakit:
"Gazetelerinizin son günlerdeki neşriyatı arasında dinden bahseden bazı yazı mütalaa ima ve temsillere rastlanılmaktadır Bundan sonra din mevzuu üzerindeki gerek tarihi, gerek temsili ve gerekse mütalaa kabilinden olan her türlü makale, fıkra ve tefrikanın neşrinden kaçınılması ve başlanmış olan bu gibi tefrikaların en geç on gün içinde nihayetlendirilmesi... “
Din başta olmak üzere tarihle, antropolojik manada bu ülkenin bütün değerlerine geçmişte ceberutça yaklaşmış bir CHP, bugün değerlerle barışmadan ve özür dilemeden konuşmamalı.
Dinle uğraş, tarihle uğraş, kılık kıyafetle uğraş müzikle uğraş... Anlı şanlı geçmişiniz budur malesef.
Şuna ne dersiniz?
Hayme Ana’nın Domaniç’teki türbesini Abdülhamid Han itina ile tamir ettirip pencerelerini atlas perdelerle kaplattırır. Zeminini de Hereke dokuması muhteşem bir halı ile döşenir. Cumhuriyet Halk
Partisi döneminde ise o muhteşem halı türbeden gasp edilerek, partinin İnegöl ilçe yöneticilerinin kapılarına paspas yapılır, atlas perdeler ise kaymakamlık binasında kullanılır.
1934-1936 yıllarında Halk müziği ve Sanat Müziği gibi alaturka müziği yasaklayanların alafranga hastalığı psikopatolojiktir.
Bu ülkede CHP iktidarı döneminde, devletin açmış olduğu müzik okullarının bir tanesinde, öğrencilerden bazılarının ders arasında kendi öz müziği olan Türk müziği çalmaya teşebbüs ettikleri için yabancı uzman Herr Zuckmayer şikâyetiyle okuldan atılması neydi?
Kılık kıyafetinden ötürü Âşık Veysel’i Ankara’da halka evine sokmamak neyin kafasıydı?
Bu kafa ezanı 18 yıl susturdu. Bu zihniyet, Ayasofya’yı kiliseye çevirme cesareti gösteremediği için müze yaptı. Yunanla aynı yerden, aynı telden ses çıkarmalarının makul bir açıklaması varsa buyurun!
Bu CHP vatan kurtaran iken vatan haini ((!) Vahdettin Han ne yaptı Ayasofya için.
Hani Son Osmanlı Padişahı Sultan VI. Mehmed Vahdeddin Han'a, ""Altıncı Mehmed sözündeki "Altıncı kelimesinden kinaye olarak ""Altın seven adam deyip sürgün ettiren CHP’nin bugünkü yöneticileri bilsin diye yazalım.
VI. Mehmed Vahdeddin Han İtalya'da geçirdiği fakr -u zururet içindeki bir hayattan sonra 1926 yılında San Remo'da vefat ettiği zaman 120.000 lira borcu kaldığı için alacaklıları tarafından tabutuna haciz konur. . .
Tahnit edilmiş cesedi, kızı Sabiha Sultan'ın gayretleriyle Suriye’deki vatandaşların borcu ödemesiyle Şam'a naklolunarak Yavuz Sultan Selim Camii avlusuna defnedilir.
CHP’nin bugün Ayasofya duruşu ortada. Vahdettin tavrını da şuraya not düşelim.
Osmanlı ordusunun silahlarının elinden alındığı, düşman filolarının Çanakkale Boğazı'nı aşıp İstanbul'a dayandığı felaketli bir dönemde halife sıfatıyla Osmanlı tahtına oturan Sultan Vahdeddin,
Osmanlı askeri olarak, şahsını korumak için bırakılmış olan taburu Ayasofya Camii' ne gönderirken emri de katidir:
"Aziz İstanbul'un fethinin sembolü olan Ayasofya'ya çan takmak isteyenlere ateş ediniz! Velev ki canınız pahasına olsun izin vermeyesiniz!
Serdengeçti’nin avukatı Süleyman Arif Emre’nin unutulmaz şiiriyle bitirelim
Leblerimle emrine âmâdedir cânım benim
Alda bir bûseyle öldür haydi cânânım benim
Lâl olur birden dilim bilmem neden görsem seni
Görmesem kalmaz karârım dinmez efgânım benim
Hasta gönlüm çok zamandır iftirâkından harâb
Olmadım bir lahza rahat geçti devrânım benim
Mübtelâyım bir ümitsiz gizli derdin zehrine
Bu sebepten her geçen gün düştü dermânım benim
Yok teselliden nasîbim vermeyin zahmet bana
Etmeyin bunca eziyet az mı hicrânım benim
Kan tutar sen her bakışta kastedersen cânıma
Yâremi sar melhem ol da akmasın kânım benim
Arif Emre her ne etse râzıdır fermânına
Sahibimsin hem efendim hemde sultânım benim


