• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI
06 Şubat 2021

Sultân II. Ahmed'in Vefâtı, II. Mustafa'nın Tahta Çıkışı (6 Şubat 1695)

Sadrâzam Sürmeli Ali Paşa Varadin Kalesi’ni kuşatalı 23 gün olmuştu ki Türk Hâkân'ı II. Ahmed'den gelen Hatt-ı Hümâyün'la sarsıldı. Fermanda şunlar yazılmıştı: "Mâdem Sakız düşman elindedir, bütün Üngürûs memleketini (Macaristan'ı) feth etsen makbûlüm değildir." Paşa 2 Ekim 1694'te kuşatmayı kaldırıp Edirne'ye döndü. Huzura çıktı. Sultân II. Ahmed sert bir üslûpla kükredi; "Baka Paşa, Sakız ahvâli derûnum yaktı. Bu kış Sakız geri alınmazsa, şöyle bilesiniz bütün reisleri katlederim."

Gerçekten Hünkar haklıydı Çeşme'nin hemen karşısında bulunan Sakız Adası 21 Eylül'de düşmüştü. Papalık ve Malta destekli 115 gemiden oluşan Venedik donanması iki hafta içerisinde Sakız'ı teslim almışlardı. Önce, Sakız'ın düşmesinde kıl kadar ihmali olanlar derhal cezalandırıldı.

Buna göre; kale komutanı vezir Hasan Paşa derhal tevkif edildi. Meşîhat'tan azledilerek Sakız'a sürgüne gönderilen ve "katliam yaşanmadan kaleyi teslim edelim" diyen eski Şeyhülislâm Feyzullah Efendi Sudan'da Nil'in ortasında bulunan İbrim Adasına sürüldü. Feyzullah Efendi'nin sürgün yerine itiraz eden Kazasker Paşmakçızâde Ali Efendi Haleb'e sürüldü. Dışişleri Bakanı Ebû Bekir Efendi azledilerek Elbasan'a gönderildi. Kapdân-ı Deryâ Damat Helvacı Yusuf Paşa'nın serveti hazineye alınarak Midilli Kalesine hapsedildi. Yusuf Paşa'yı yardıma gitmekten alıkoyan iki bahriye beylerbeyi Dervişağazâde Mehmed Paşa ile Hacı Sâdık Ahmed Paşa Çanakkale'ye hapsedildiler.

Sonra Sultân, "Bana Mısırlıoğlunu çağırın" dedi. Büyük bir edeple huzura gelen eski Kapdân-ı Deryâ ve Trablusgarb Beylerbeyi Mısırlıoğlu İbrahim Paşa'ya Sultân II. Ahmed, önce ordunun başına Serdâr olarak atadığını söyleyip ardından gözdağı verdi. "Seni Sakız fethine serasker tayin ettim ancak hata edersen başın keserim."

13 Aralık'ta talimatı alan İbrahim Paşa derhal harekete geçti. Sakız Adasına çıkacak ordu yavaş yavaş Çeşme'de toplanmaya başladı. Ne kadar deryâ beyi, kapdân, reis varsa Çeşme Limanına geldiler. Vezir İbrahim Paşa Serdâr olarak donanmanın idâresini eski Cezayir Beylerbeyi Mezomorta Hüseyin Paşa'ya verdi. Birlikte harekete geçtiler ancak Sultân II. Ahmed Sakız'ın Fethini göremedi. 6 Şubat 1695 tarihinde 51 yaşını 11 ay, 9 gün geçiyordu ki Edirne Sarayı'nda vefât etti. 

Vefât haberini alan Şehzâde II. Mustafa aynı gün veliaht dairesinden sessizce ayrıldı, taht odasına geldi ve kimseye birşey söylemeden çıktı tahta oturdu.31 yaşına girmesine 4 ay vardı. 

Biât merasimleri bitince 3. günde bir ferman yayınladı. Şimdiye kadar hiç bir hünkârın yapmadığı davranıştı. Bu ferman devletin içinde bulunduğu durumu içerdiği gibi yapılacak olanlarıda kapsıyor,(Hükümet proğramı gibi) ve şöyle bitiyordu: "Bundan beri, zevk-u sefâ ve rahatı kendimize haram eylemişizdir."

Gerçekten öylede oldu. Yedinci kuşaktan dedesi olan Kânunî Sultân Süleyman'ı kendisine örnek almış, vezirlerin itirazına rağmen seferlere bizzat çıkacağını bildirmişti. Söylediği gibi yaptı. O yaz ordunun başında sefere çıktı ve Viyana bozgunundan sonra Avrupa'da ilk büyük zafere imza attı. Buldur'la Lugoş arasında Alman ordusunu 22 Eylül 1695 yılında fena şekilde bozarak "Gâzi" ünvânı aldı.

Bir yıl sonra, Sobiesky'nin yerine Lehistan Kralı olan Saksonya Elektörü meşhur Nalkıran Friedrich-August'un 100 bin kişilik ordusunu 27 Ağustos'ta perişan etti.

Denizlerde ise sürekli kendini yenileyen Türk Donanması Venedik'lilere göz açtırmıyor her seferinde gâlib geliyordu. Sultân II. Mustafa bu zaferlerden sonra Macaristan'ı yeniden alabileceğine iyice inanmıştı. 17 Haziran 1697'de yüz bine yaklaşan ordusuyla Edirne'den hareket etti. 

Hedefinde, bütün hazırlıklarını yaparak savunmada bekleyen Alman ordusunu yok etmek ve Macaristan'ı yeniden almak vardı. Son Harb divanı Belgrad'da toplandı, planlar yeniden gözden geçirildi. Macaristan topraklarına girmek için Tuna, Temeş, Begi, Tisa gibi ırmakların üzerinden tam 10 köprü geçilmesi gerekiyordu. 

Türk Hâkân'ının emriyle harekât başladı. Ancak genç Sâdrâzâm Elmas Mehmed Paşa'yı çekemeyen vezirler ve ordu komutanlarının sayısı az değildi. O'nu hünkârın gözünden düşürmek için bu savaşta hata yaptırmayı planlayanlar, askeri sâdrâzâm'a karşı kışkırtanlar vardı. Bunların bir tanesi Küçük Cafer Paşa adında hain bir beylerbeyi idi. Gözünü öylesine hırs bürümüştü ki, ordusuyla savunmada bekleyen Alman İmparatorluk Başkomutanı Prens Eugen'e ulaşmayı başararak Türk Ordusunun bütün planlarını ve kuruluş düzenini anlatmış, Türk Ordusunun şu ana kadar 9 köprü geçtiğini, onuncusu olan büyük Tisa Nehri üzerindeki köprü önlerine gelindiğini ağırlaklarla geçişin üç gün süreceğini eğer Türk Ordusu burada durdurulamazsa Macar Ovasına girileceğini ve artık Türk'lerin durdurulamayacağını söyleyerek Prens Eugen'i Zenta'ya yönlendirmeyi başarmıştı.

Gerçekten Zenta kıyısındaki köprü geçilmeye başlanmıştı. Sultân II. Mustafa ile Sâdrâzam ordunun yarıya yakınıyla karşıya geçmişti ki Alman Ordusu 11 Eylül 1697'de Zenta'ya ulaştı ve derhal top ateşine başladı. Ani baskın karşısında Sadrâzâm derhal geçişi hızlandırma talimatı verdi. Ancak köprüye aşırı yığılma olunca uzun köprü ortadan bel vermeye başladı. Tam bu sırada bir top mermisi çökmek üzere olan köprüye isabet etti ve köprü yıkıldı. Binlerce asker nehire döküldü. Ölüm kalım mücadelesi başlamıştı.

Bu arada beklenmeyen bir şey oldu. Yeniçeriler vuruşmanın ortasında köprünün yıkılmasını bahane edip tüfeklerini atarak isyan ettiler. Hatta Sadrâzâm'a hançer çekenler oldu. Bunda paşalar ve bâzı vezirlerin kışkırtması etkili olmuştu. Sultân Mustafa savaş meydanında askerin isyanını görünce çekilme emri verdi.90 km. mesafede bulunan Timaşvere doğru çekilme rahat oldu Almanlar Türk Ordusunu takibe çekindiler. 

Sultân çok kızdığı Yeniçeriden yanına kimseyi almamıştı.

Zâten geride kalan asker ordunun ağırlıklarını bile taşımadı ve üç gün sonra  nehri geçen Almanlar yeniçeri tarafından götürülmeyen bütün ağırlıklara şaşkınlık içerisinde el koydular. 

Alman ordusu top ve tüfek atışlarıyla bayağı bir zayiat verdirmişlerdi. Nehirde boğulanlarla birlikte şehit sayısı 15 bini bulmuştu buda ordunun sekizde biri demekti.

Şehitler arasında Sadrâzâm Elmas Mehmed Paşa, Amiral Mısırlıoğlu İbrahim Paşa, Diyar-ı Bekir Beylerbeyi İbrahim Paşa, Rumeli Beylerbeyi Büyük Cafer Paşa, Edirne Valisi Vezir Fazlı Paşa, Amasya Sancak Beyi Mahmud Paşa, İzmir Sancak Beyi Süleyman Paşa ile birlikte cebecibaşı, topçubaşı dâhil 78 çeşitli sınıftan binbaşı vardı.

Çok ucuza savaş kaybedilmişti ama esas kayıp, bunu iyi kullanan Avrupa devletlerinin devletimizi sulha zorlayarak 1698 yılını müzakerelerle geçirip, 26 Ocak 1699'da Karlofça'da masaya oturtmak, azda olsa toprak kopartmak olmuştu. (Anlaşmayla ilk toprak kaybı.) Gerçi toprak kayıpları sonraları telafi edilmişti ama bu uzun sürmedi. Çünkü orduda cihangirlik ruhu kalmamış, dünyalık işler ön plana çıkmaya başlamıştı. Zâten çok geçmeden cebecilerin İstanbul'da ayaklanarak yeniçerilerle birlikte Edirne'ye yürümeleri iktidar değişikliğini beraberinde getirmiş,(askerin ilk isyanı) Sultân II. Mustafa yerini kardeşi III. Ahmed'e devretmek zorunda kalmıştı ve çekildiği harem dairesinde 7 ay sonra 39 yaşını 9 ay, 12 gün geçe üzüntüsünden vefât etti. Ordunun başında sefere çıkan son hükümdardı. Tarih boyunca başkomutanlar ordunun başında oldukça hep parlak zaferlere imza atıldı. Aksi durum kaybetmeyi beraberinde getirdi. Allah (c.c.) bu Asil Milleti muzaffer komutanlardan geri koymasın.

Mekânları cennet olsun..

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mutmaine

Ne oluyorsa içimizdeki hainlerden oluyor...Padişah yalnız bırakılmış...AllahuTealanın CİHAD emri eksik kalmış....NE İŞİMİZ VAR SURİYEDE diyen çirkeflerin anlayamayacağı meseleler.....
  • Yanıtla

Ihanet

Vatanına milletine ihanet eden HAINLER her zaman var ve atalarimiz boşuna dememiz; SU UYUR DUSMAN UYUMAZ.....
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23