• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI
09 Mayıs 2020

Osmanlı’nın Atlas Okyanusu’na açılması ve Portekiz'in ortadan kalkması

Cezayir Beylerbeyi olan Oramiral Ramazan Paşa, İstanbul'dan gelen fermanı alır almaz yaklaşık 15 bin kişilik ordusuyla1576 baharında Fas topraklarına girdi.

Fas prenslerinden Abdülmelik, abisi II.Muhammed ölünce yerine Sultân olmak istemiş, ancak abisinin büyük oğlu III.Muhammed tahtı kapınca ülke Osmanlı himayesinden çıkmış, Prens Abdülmelik de soluğu İstanbul'da almış Türk Hâkânı III.Murad tarafından kabûl edilmişti.

Prens Abdülmelik'in Türkiye'ye bağlılık sözü vermesi (bunun nişânesi olarak Divân'ın istememesine rağmen oğlu İsmail'i İstanbul'a rehin bırakmıştır) üzerine Fas tahtına geçirilmesi özellikleDivân'da Kaptan-ı Deryâ Kılıç Ali Paşa'nın talebiyle karar verilmişti.

Fas'ın himaye altına alınmak istenmesinin en önemli gerekçelerinden birisi, Hint denizinde Portekizlilerle yaşanan büyük savaşlar yüzünden Portekiz'e iyi bir ders vermenin zamanının geldiği gerçeğiydi. 

Çünkü Portekiz bir taraftan açık denizlerde Osmanlıyla uğraşırken, diğer yandan Fas'ın hamiliğine soyunmuştu.

İşte böyle bir ortamda Ramazan Paşa yanında Prens Abdülmelik olduğu halde aldığı talimatı yerine getirmek için Fas'a girmişti. Yanında babaları Türk olan Arab anadan doğma Kuloğlu denilen askerlerde vardı.

Abdülmelik taraftarlarıyla birlikte ordu 20 bine ulaşmıştı.Cezayir’den bu tarafa 950 km. yol almışlardıki Miknâse'ye yaklaştıklarında III.Muhammed 60.000 kişilik ordusuyla karşılarına çıktı.

Fakat Sultân'ın ordusunda bulunan Endülüslüler çok büyük iyiliklerini gördükleri Türklere kılıç çekmeyi zûl gördüklerinden saf değiştirince, Ramazan Paşa'nın Fas ordusunu bozması zor olmadı.

Bu sırada; Kılıç Ali Paşa, Akdeniz'de donanmasıyla İspanyol ve Portekizliler herhangi bir harekette bulunmasınlar diye seferdeydi. Tabiri câizse onları marke etmişti.

Prens Abdülmelik, III. Murad'ın gönderdiği kaftanı giydi, kılıcı kuşandı ve Osmanlı'nın emrinde hükümdarlardan biri oldu.

Sarayında Topkapı Sarayı'nın teşkilat yapısını birebir uyguladı. Türk subayları getirtti orduyu ıslah etti güçlendirdi. Bizzat mahiyetine 500 Türk Subayı almıştı. Sistem Osmanlı sistemiyle neredeyse aynıydı ve bu sistem 1957 yılına kadar uygulamada kalmıştır.

Sultân Abdülmelik kendisini o kadar Türk hissediyorduki Osmanlı Padişahı gibi giyiniyor, onun gibi Kavuk takıyor ve Cuma Selâmlığına aynı törenle çıkıyordu.

Bir müddet sonra ise Fas'ın güneyine Marakeş'e kaçan yeğeninin gücünü bitirmek için ordusunun başına geçti yola çıktı.

Yürüdü, III.Muhammed'i Marakeş'ten çıkartarak şehre girdi. Eski Sultân'ın tekrar şehre girmek için çabası boşa çıkınca Portekiz Kralı Don Sebastiao'dan yardım istedi.

Portekiz Kralı, Fas'ı kendi eyâleti gibi görüyordu. 1578'in haziran ayının ilk günlerinde 360 top ve 80 bin kişilik büyük ordusuyla harekete geçti. Portekizlilerin üzerine gelmek için toparlandığını gören Sultân Abdülmelik boş durmadı Türk Hâkânına haber saldı. 

Portekizliler başlarında kralları olduğu halde, bir müddet sonra Atlas Okyanusu üzerindeki Arzila Limanından Fas topraklarına çıktılar. Kralın hedefinde El - Arâiş'e doğru yürümek vardı. Ancak Ramazan Paşa'nın üzerine geldiğini duyunca acele etmedi. Az ilerisinde bulunan Vadi's-Seyl Ovasına indi.

Divân-ı Hümayun'un görevlendirdiği Ramazan Paşa, 20.000 kişilik ordusuyla derhal Fas'a intikal etmiş, Sultân Abdülmelik'in 25.000 kişilik ordusuyla birleşmişti. Orduya Ramazan Paşa kumanda ediyordu ve o sıra Tunus Beylerbeyi olarak görev yapıyordu.

Bu meydan muharebesi, bir tarafta Portekiz Kralı Don Sebastiao ile tahtını kaybetmiş III. Muhammed, diğer tarafta Fas Sultân'ı Mevlay Abdülmelik ile kendinden sonra tahta geçecek olan kardeşi II. Ahmed olduğu için tarihe krallar savaşı olarak geçecekti.

Ve yine bu savaş, yarım asrı aşkın Hint Denizinde Osmanlı ile Portekiz'in karşılıklı vuruşmalarla geçen mücadelesinin son rövanşıydı. 

İki ordu 4 Ağustos 1578'de Vâdi's-Seyl Ovasında karşılaştıklarında Sultân Abdülmelik güç dengesi olmayan bu savaşı kesin kaybedecekleri endişesiyle beklemeye başlamıştı.

Ancak Ramazan Paşa askerî dehâsını konuşturdu. Portekiz Ordusunu dağıtması yarım gün bile sürmemişti. Kral dâhil 20 bin ölü bırakan Portekizlilerden 40 bin kişide esir alınmıştı. Perişan bir şekildekaçabilen yaklaşık 20 bin Portekiz askeri gemilerine kendilerini zor atmışlardıki, Ramazan Paşa'nın açıkta beklettiğiSinan Reis’e taarruz emri vermesiyle Türk Donanması harekete geçti. Pek çok Portekiz kadırgası batırıldı binlercesi öldü, 500 asker denizden toplanarak esir alındı. Diğerleri kaçtı.

Savaş meydanında ise bu zafer karşısında donup kalan Sultân Abdülmelik o kadar sevindiki sevincinden oracıkta ruhunu teslim etti.

Ramazan Paşa önce esirler arasında bulunan eski sultân III.Muhammed'i Hristiyanlarla iş birliği yaptığı için hemen orada idam ettirdi ve 25 yıl boyunca tahtta kalacak olan Sultân Abdülmelik'in 29 yaşındaki kardeşi İstanbul doğumlu II.Ahmed'i Fas Sultân'ı ilân etti.

Bu arada; İspanya Kralı II. Felipe fırsatı kaçırmadı ordusu dağıtılmış Portekiz topraklarını bütün sömürgeleriyle birlikte ilhak etti. Portekiz Devleti böylelikle haritadan silinmiş oldu.Bu durum tam 60 yıl sürdü.

O günlerin özlemiyle başta Atlas Okyanusu olmak üzere açık denizler Türk Donanmasını hasretle beklemektedir.

Tıpkı Murad Reis'in, Atlas Okyanusunda Kanarya Adaları, Kanada, Newfoundland, Norveç, Danimarka, İngiltere, İrlanda, İskoçya, İzlanda'ya yaptığı seferler gibi.

Tıpkı, Ali Bey'in Leventleriyle Ekvator'un güneyine inerek Mombasa'yı Portekizlilerden aldığı gibi. (Mozambik'in güney batı tarafında yamyam olan Bantu ırkından Zimbas'ların eline düşen bazı Leventlerin kızartılıp yenilmek suretiyle şehid edilmelerinden sonra Özdemir Paşa bu sefer Nil boyu askeri harekât yaparak Nil kıyılarında kaleler yapmış, buralara Türk subayların başında olduğu birlikler bırakmıştır.)

Tıpkı, Muslihuddin Reis oğlu Hızır Hayreddin Reis'in 22 savaş gemisiyle Endonezya'da Âçe Sultânlığına yardıma gittiği gibi.

(Âçe Sultânlığı hizmetinde kalan Hayreddin Mehmed Reisle birlikte 600 levent, Âçe'yi bölgenin en büyük devleti yapmışlar, prensliğe kadar yükselen Türkler olmuş, kendilerini hâlen Türklerin torunu olarak gören çok sayıdainsan günümüze kadar gelmiştir. Bunlar hâlâ evlerinde Türk Bayraklarını itinâ ile saklamaktadırlar.)

131 savaş gemisiyle aynı anda Ege'de, Akdeniz'de, Karadeniz'de tatbikat yaparak bütün dünyaya gücünü gösteren Türk Donanmasının, açık denizlerde dâimi olarakbayrak dolaştırması bizlerin olduğu kadar, mazlum ve mağdur milletlerinde beklentisidir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla yapımına başlanarak denize indirilen 232 metre uzunluğundaki "ANADOLU" adlı ilk uçak gemimizin 6 ay sonra donanmamıza katılmasını, bütün dünyanın Barbaros'un çocuklarını beklediği gibi hasretle bekliyoruz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ATİLLA

İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN SİYONİST UŞAKLARINCA TAHTTAN İNDİRİLENE KADAR OSMANLI DEVLETİ ADALET VE HOŞGÖRÜ İLE YÖNETTİ. MAZLUM MİLLETLERİN YARDIMINA KOŞTU. KANIYLA CANIYLA MALI MÜLKÜYLE ÜMMETE HİZMET ETTİ. ŞEREFİNİ KAYBEDEN ARAPLARI HONORE ETTİ. RUSLARIN KATLİAMINDAN KAÇAN ÇERKESLERE KUCAK AÇTI. İSPANYA'NIN SİKTİR ETTİĞİ VE DİĞER AVRUPA DEVLETLERİNİN ÜLKELERİNE SOKMADIĞI YAHUDİLERİ YAŞATTI. SABATAY'I ASMAYIP AFFETTİ. KARŞILIĞINDA ÖZELLİKLE SABATAYİSTLERDEN NE GÖRDÜ MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ: NANKÖRLÜK, AŞAĞILAMA, IRZA NAMUSA TASALLUT, İSLAM'A DÜŞMANLIK....!
  • Yanıtla

Abdulhamit Aydin

Yazarimizi yuregine ve kalemine saglik, bizim tarihteki bilgilerimizi ogrenmemize vesile oluyor.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23