• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Halit Kanak
Halit Kanak
TÜM YAZILARI
08 Ağustos 2020

Kıbrıs'ta ilk hava şehidi Cengiz Topel (8 Ağustos 1964)

Ankara'dan hareket eden tren Haydarpaşa Garına girdiğinde, hareketlenen protokol görevlileri arasındagazetecilerde vardı.

Beklenen 1949 yılınınDışişleri Bakanı Necmettin Sadak'tı. Basının merkezi İstanbul'da karşılamaya gelen gazeteciler ordusunun merakı Kıbrıs'a yoğunlaşmıştı.

Kıbrıs'ın yönetimini isteyen Rumlar sık sık gösteri düzenliyor, İngiltere üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyorlardı.

İşte bu yüzden trenden inen Dışişleri Bakanının etrafı bir anda gazeteciler tarafından sarıldı. 

Beklenen cevabın sorusu şuydu." Sayın Bakanım, Kıbrıs'ı Yunanlılar istiyor. Türkiye'nin de Kıbrıs üzerinde hakları vardır. Bu hususta ne düşünüyorsunuz?"

El cevap, "Türkiye'nin Kıbrıs diye bir meselesi yoktur. Bu mesele tamamiyle İngiltere'ye aittir." Bunu duyangazeteciler şaşkınlık içerisinde dağılıp gittiler.

Fakat 1957'de rahmetli Adnan Menderes'in Dışişleri Bakanı yaptığı Fatin Rüştü Zorlu ve ekibinin yaptığı çetin mücadeleler sonucunda,

1959'un 11 Şubat'ında Zürih'te, 19 Şubat'ında Londra'da garantörlük ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası Türkiye, İngiltere ve Yunanistan tarafından imza altına alındı. 

Kıbrıs'ta yaşayan Türk ve Rum temsilcileride anlaşmalara imza koydular.

Bu anlaşmalarla Kıbrıs'ta Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve üç bakanla yönetimde söz sahibi olan Türkler kısmende olsa rahat nefes almışlardıki, Rumlar tarafından tehdit ve tâcizler başladı.

Bu durum 1963 yılında tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen saldırılarlakatliama dönüştü.

Alınacak tedbirleri görüşmek üzere TBMM âcil toplandı. Ve 25 Aralık’ta Türk savaş uçakları Lefkoşa üzerinde alçak uçuş yaptı.

Konu BM gündemine gelince adaya barış gücü gönderilmesine karar verildi.

Bu sefer Rumlar avantaj elde etmek için saldırılarını artırdılar.

1964 yazına kadar saldırılar hızını kesmedi. TBMM daha fazla dayanamadı müdahale kararı almak üzere toplantı üstüne toplantı yapmaya başladı.

7 Haziran'da müdahale kararı çıkacak gibiyken 5 Haziran'da ABD Başkanı Johnson'un Başbakan İsmet İnönü'ye tehdit dolu mektubu ulaştı. Bu mektup Başbakan İnönü'yü frenlesedeTBMM ve kamuoyu baskısı saldırılar artınca öne çıktı ve Kıbrıs'a hava harekâtı yapılması kararlaştırıldı.

8 - 9 Ağustos'ta Rum mevzilerini bombalayacak Türk jetleri Eskişehir'den havalandı. Dört'lü kol halinde Kıbrıs'a doğru süzülen filonun komutanı Yüzbaşı Cengiz Topel'di.

Cengiz Topel, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamak ideali olan Enossisi gerçekleştirmek için Türkleri katleden ve Türk yerleşim merkezlerini kuşatma altında tutan Rumları durdurmak için ilk dalışını yapmış, Rum mevzilerine bombalarını bırakmış, ikinci dalışına hazırlanıyorduki, Yunanistan'ın gizlice Ada'ya gönderdiği "Faethon" isimli savaş gemisinden açılan uçaksavar ateşiyle vuruldu.

Kullandığı F100F jeti alevler içinde kaldığından filo arkadaşları anonsla uyardı "Yüzbaşım atla yanıyorsun."

Cengiz Topel uyarıları dikkate aldı fırlatma koltuğunun düğmesine bastı. İndiği yer Peristeronori adlı Rum Köyüydü. Kısa bir süre sonra Rum askerleri tarafından kuşatıldı.

Tabancasındaki kurşunlar bitince esir edildi. Akılalmaz işkencelere maruz bırakılarak şehid edildi.

Her iki kol pazuları matkapla delinmiş, sol ayağı kırılmış, sol gözü tahrip edilmiş, göğsü yarılmış yetmemiş kafatasının sol tarafına beton çivisi çakılmıştı.

Şehit edildiği yer şu anda Yeşilyurt Kışlasında müzeye çevrilmiş durumunda.(Restore ederken duvarlardaki işkence izlerini kaybetmişler,) Ayrıca Cengizköy'deki anıtıda ziyaret edilmektedir.

Bütün bu olayları yaşamamıza rağmen,Lozan Antlaşmasının 20. Maddesiyle İngilizlere bıraktığımız Yavru Vatan Kıbrıs 1959'da gündemimize gelip oturdu, hiçbir zamanda çıkmayacaktır.

Lala Mustafa Paşanın hatırına, Cengiz Topel'in hatırına, şehitlerimizin hatırına, en önemlisi Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) kıymetli Halaları Hala Sultân'ın (r.a.) hatırına Kıbrıs'tan vazgeçmemiz mümkün değildir.

Ancak son gelişmeler göz önünde alındığında % 29.2 toprak talebiyle bu müzakereler yürütülemez. Hariciyemiz daha dikkatli olmalıdır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okut

Kıbrısa rumlarla anlaşma sağlamak neredeyse imkansızdır. Üç yıl orda görev yaptım. Kendilerini adanın tek sahibi olarak görüyorlar. Tümüne hakim olmak için dünya konjoktorunun ve Türkiyenin zayıf vaktının kolluyorlar. Bizim politikamız bu esaslara göre oluşturulmalı. Ayrıca kalıcı bir çözüm için iki tarafın yanında abd, İngiltere, Rusya, AB ve hatta İsrail da denklemin dışında kalmayacağı gözönüne alınmalıdır. Ama Türkiye için Kıbrıs vazgeçilmez özelliktedir.
  • Yanıtla

Okut

Kıbrısa rumlarla anlaşma sağlamak neredeyse imkansızdır. Üç yıl orda görev yaptım. Kendilerini adanın tek sahibi olarak görüyorlar. Tümüne hakim olmak için dünya konjoktorunun ve Türkiyenin zayıf vaktının kolluyorlar. Bizim politikamız bu esaslara göre oluşturulmalı. Ayrıca kalıcı bir çözüm için iki tarafın yanında abd, İngiltere, Rusya, AB ve hatta İsrail da denklemin dışında kalmayacağı gözönüne alınmalıdır. Ama Türkiye için Kıbrıs vazgeçilmez özelliktedir.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı